Soykırım davasında 2. gün: İsrail savunmasını HAMAS üzerinden kuruyor

Davalı konumundaki İsrail, Lahey'deki oturumun ikinci gününde kendini HAMAS'ın eylemleri üzerinden savunmaya çalışırken, davacı Güney Afrika mahkemeye deliler sunuyor, suçları dile getiriyor

Güney Afrika'nın İsrail'e soykırım suçlamasıyla Uluslararası Adalet Divanında (UAD) açtığı dava cuma günü devam etti. Davacı Güney Afrika, İsrail tarafından öldürülen sivillerin sayısında ve Başbakan Binyamin Netanyahu da dahil olmak üzere siyasi ve askeri liderlerinin açıklamalarında “soykırımın kanıtlarının mevcut olduğunu” söyledi.

İddiasını desteklemek için Filistinlilere ait toplu mezarların fotoğraflarını, Gazze'deki enkaza dikilmiş İsrail bayraklarını, Netanyahu ve Tel Aviv yetkililerinin soykırımı destekleyen ifadeleri ile askerlerin “müdahil olmayan vatandaş [Gazzeli] yok” sloganları attığı videoları gösterdi.

İSRAİL'İN SAVUNMA STRATEJİSİ

Tel Aviv tarafı avukatlarının, Güney Afrika'nın Gazze'de soykırım suçlamalarına cevaben UAD'de üç saat sürecek sunumları bugün başladı. İsrail'in avukatlarından Tal Becker, HAMAS'ın 7 Ekim'de “İsrail'e düzenlenen, sivillerin öldüğü ve rehinelerin alındığı” saldırılara odaklandı.

Becker, İsrail'in o güne ait görüntüleri öne çıkaracağını çünkü “İsrail'in karşı karşıya olduğu tehdidin doğasını anlamadan Gazze'deki silahlı çatışmayı anlamanın mümkün olmadığını” söyledi. Becker, Güney Afrika'nın Gazze'deki şiddetin durdurulması için geçici tedbirler alınması çağrısının İsrail'in kendini savunma hakkına yönelik bir tehdit olduğunu savundu.

'SOYKIRIM NİYETİ TARTIŞMASIZ'

Önceki gün yapılan duruşmada Güney Afrikalı avukat Adila Hassim mahkemeye, “Soykırımlar hiçbir zaman önceden ilan edilmez ancak bu mahkeme, soykırım eylemlerine ilişkin makul iddiaları haklı çıkaran ve bunu tartışmasız bir şekilde gösteren son 13 haftalık kanıtlara sahip.” dedi. Meslektaşı Tembeka Ngcukaitobi ise “İsrail'de devletin her kademesinde soykırım söyleminin yinelendiğini ve tekrarlandığını” dolayısıyla “soykırım niyetine ilişkin kanıtların sadece tüyler ürpertici değil, aynı zamanda ezici ve tartışılmaz olduğunu” belirtti.

Avukat Hassim, İsrail'in 7 Ekim'den sonraki ilk üç hafta içinde “haftada 6 bin bomba” attığını ve Gazze'nin güvenli olarak “nitelenen” güney bölgelerinde 200 kez 900 kg ağırlığında bomba kullandığını söyleyerek bunların “mevcut en büyük ve en yıkıcı bombalardan bazıları” olduğunu vurguladı. “İsrail eşi benzeri görülmemiş sayıda sivili öldürdü. Hem de her bir bombanın kaç sivilin hayatına mal olacağını bile bile.” diyen Güney Afrika avukatı “Bu cinayet, Filistin'deki yaşamın yok edilmesinden başka bir şey değildir.” ifadelerini kullandı.

'İSRAİL SALDIRILARI HAKLI GÖSTERİLEMEZ'

Hassim, Filistinlilere verilen bedensel ve zihinsel zarar ile yıkım getirmeyi amaçlayan koşulların dayatılmasının da soykırımın kanıtı olduğunu belirtti. Filistinlilerin yerlerinden edildiğini, yaygın susuzluk ve açlıkla karşı karşıya bırakıldıklarını ve sağlık sistemine saldırıldığını da sözlerine ekledi. Güney Afrikalı hukuk ekibinin bir parçası olan Vaughan Lowe, “Gazze'deki Filistinli grup içindeki bazı bireyler ne yapmış olursa olsun, İsrail vatandaşlarına yönelik tehdit ne kadar büyük olursa olsun, hiçbir şey soykırımı haklı gösteremez, Gazze'nin tamamına ve nüfusunun tümüne yönelik, onları yok etme amacıyla yapılan soykırım saldırıları haklı gösterilemez.” vurgusunu yaptı.

'İSRAİL VE SUÇ ORTAKLARI'

İsrail Başbakanı Netanyahu ilk günkü oturumun kapanmasından saatler sonra öfkeli bir yanıt vererek, “Teröristlerle savaşıyoruz, yalanlarla savaşıyoruz. Bugün tersine dönmüş bir dünya gördük. İsrail soykırıma karşı savaşırken soykırımla suçlanıyor.” dedi. Netanyahu, İsrail'in “tam zafer” elde edene kadar “kendini savunma hakkını koruyacağına” söz verdi.

Mahkemenin bu ay içinde olası acil durum tedbirleri hakkında karar vermesi bekleniyor, soykırım iddialarının karara bağlanmasının ise yıllar sürebileceği belirtiliyor. Mahkeme henüz ön karar için bir tarih belirlemedi. UAD'nın kararları nihai ve temyiz edilemez ancak mahkemenin yaptırım gücü bulunmuyor. İsrail'in aleyhine çıkacak bir karar yine de ülke üzerindeki siyasi baskıyı arttıracak ve analistler bunun yaptırımlar için bir gerekçe oluşturabileceğini ve İsrail'in “suç ortaklarını” da etkileyebileceğini belirtiyor.

Sonraki Haber