FETÖ'nün güvenli limanı Tayvan

ABD kışkırtmasıyla dünyanın gözünü diktiği Tayvan, 15 Temmuz darbesinden sonra FETÖ’cülerin sığındığı bir liman haline geldi. Tayvan yetkilileri, FETÖ’cüleri kanatları altına aldı, örgüt yöneticilerine süresiz oturma izni verdi, örgütün kurumlarına da sınırsız özgürlük tanıdı.

FETÖ'nün önde gelen Tayvan yöneticisi Osman Çubuk, eski Tayvan Yönetimi Başkanı Ma Ying-jeou ile el ele.

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin ziyaretiyle bütün dünya Tayvan’a kitlendi. Çin’in adadaki egemenliğine karşı bir kışkırtma anlamına gelen ziyaret, Çin hükümetinin yakın zamanda eşi görülmeyen sert tepkileriyle karşılandı. Asya’nın pek çok ülkesi “Tek Çin” ilkesine desteğini yineledi. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun da Wang Yi ile telefon görüşmesinde Türkiye’nin “Tek Çin” politikasına bağlılığını teyit ettiği haberleştirildi. Ancak Bakanlık hesaplarından ya da başka bir resmi hükümet kanalından bir açıklama yapılmadı.

Oysa Tayvan, Türkiye’yi yakından ilgilendiren ve Çin’le işbirliğini derinleştirmemiz gereken konulardan biri. Çünkü Tayvan, FETÖ’cülerin sığındığı bir liman konumunda. Tayvan’dan yönetilen FETÖ şebekesi, 15 Temmuz sonrasında Asya-Pasifik’ten Ankara ve İstanbul’a uzanan Türkiye düşmanı faaliyetlerin en önemli merkezlerinden biri haline geldi.

FETÖ'nün "Tayvan İmamı" Hüseyin Kaymaz, Tayvan Emniyet Genel Müdürü
Huang Mao Sui'den ödül alıyor.

15 TEMMUZ DÖNÜM NOKTASI

FETÖ’nün Çin’deki yoğun faaliyetleri eskiden beri biliniyor. Tayvan, Çin’in toprağı olmakla birlikte fiilen ABD işgali altında. ABD, başta Çin olmak üzere bütün Asya ülkelerine karşı Tayvan’ı bir operasyon merkezi olarak kullanıyor. Dolayısıyla Çin merkezli FETÖ faaliyetinin önemli bir ayağı da Tayvan’da bulunuyor. Çin’in farklı eyaletlerinde başarılı olan “FETÖ imamları”, Tayvan’da görevlendirilerek bir nevi “ödüllendiriliyor.”

15 Temmuz sonrasında Türk ve Çin yetkililerin işbirliği sonucu Çin’deki FETÖ’cülerin faaliyet alanı sınırlandırıldı. FETÖ teşkilatı, Çin hükümetince tutuklanma korkusuyla Çin’de bulunan pek çok üst düzey yöneticisini Tayvan’a kaçırdı. Tayvan’da iktidarda bulunan Amerikancı yönetim, merkezî Çin yönetiminden farklı olarak, FETÖ’ye kucak açtı ve tehlikede olmadıklarına dair güvence verdi. Uzun süredir FETÖ’nin çeşitli kurumlarının serbestçe faaliyet yürüttüğü Tayvan, böylece FETÖ için bir “güvenli liman” haline geldi.

ÖRGÜT ŞEMASI AYNI: BEŞ KOLDAN FAALİYET

FETÖ, Tayvan’da örgütlenirken de dünyanın her yerini ahtapot gibi saran şemayı izliyor. Okulları, yurtları, iş insanı konseyleri, kültür dernekleri, enstitüleri ve yayınevleri var. Bunların hepsi, Tayvan yasalarına göre resmi kayıtla faaliyet yürütüyor.

Adanın ikinci büyük şehri Kaoshing’de kurulan “KIVAM International Bilingual School” (Kıvam Uluslararası Çift Dilli Okul) ve “KIVAM Junior High School” (Kıvam Ortaokulu) isimli “elit” okullarda, Tayvanlı yöneticilerin çocuklarını devşiriyorlar.

“Taiwan Turkey Business Council” (Tayvan Türkiye İş Konseyi) marifetiyle, hem ciddi bir gelir ağı yaratıyor hem de kendilerinden olmayan ve FETÖ’yle mücadele eden Türklerin işlerini bozma çalışmaları yürütüyorlar.

“Anatolia Formosa Association” (Anadolu Formoza -Tayvan’ın eski adı- Derneği) gibi kültür derneklerini toplumda yayılmak için kullanıyorlar.

“Formosa Institute” (Formoza Enstitüsü) isimli akademi ağlarında, başta Türkiye olmak üzere Çin, Rusya ve diğer direnen Asya ülkelerine düşmanlık pompalıyorlar.

“Hope Publishing House” (Umut Yayınevi) aracılığıyla da FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’in kitaplarını Çinceye çevirip dağıtıyorlar.

Bu kurumların hemen hepsi kâğıt üzerinde kapanmış. Ancak Çin’deki gibi devlet baskısıyla değil. Ekonomik gerekçelerle ve dikkat çekmemek, gölgede kalmak için. Buna rağmen okul hariç tüm FETÖ kurumları yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyor.

FETÖ elebaşı Gülen'in resmî sitesinde, örgütün Tayvan liderleri ve kurumları açıkça yer alıyor.

GİZLİ DEĞİL AÇIKÇA FETÖ FAALİYETİ

Bu kurumlar gizli saklı, sümen altından FETÖ faaliyeti yürütmüyor. Fethullah Gülen’in “fgulen.com” resmî sitesinde 14 Ocak 2008’de yayımlanan ve hala sitede yer alan “Tayvan Onları Çok Sevdi” başlıklı haberde, Tayvan’daki FETÖ şebekesi ve elebaşları isim isim veriliyor. Burada 2006’da kurulan Anadolu Formoza Derneği ve 2007’de kurulan Kıvam Uluslararası Okulları, “ilk fidanlar” olarak anılıyor. Devamı gelecek FETÖ çalışmalarının temelini bu iki kurumun oluşturduğu vurgulanıyor.

Makalede yer alan ifadeyle “Tayvan’ın çok sevdiği” kişiler ise daha sonra FETÖ’nün Tayvan sorumlusu (kendi tabirleriyle “imamı”) olan Yavuz Avcı, onun yardımcıları İbrahim Barlas ve Mehmet Kaya. Bu isimler, İngilizce ve Çinceleri olmadan kalkıp 1993’te Tayvan’a gitmişler. Makaleye göre “nasip”, gerçekte ise örgüt talimatı. Daha sonra burada yaygın bir FETÖ taktiğiyle Tayvan’da yaşayan Çinli kadınlarla evlenip kök salıyorlar.

Tayvan Yönetimi'nin mevcut Başkanı Tsai Ing-wen, FETÖ'cü Enes Kanter
için teşekkür videosu yayınladı.

TAYVAN YÖNETİMİYLE ÖZEL ANLAŞMA

15 Temmuz 2016’dan sonra adı sanı bilinen ne kadar FETÖ’cü varsa, soluğu Tayvan’da almış. Sabah gazetesinden Metin Can’ın 28 Eylül 2016 tarihli haberine göre, örgütün finans ağı TUSKON’un üst düzey yöneticileri darbeden önce Tayvan’a kaçmış. İçlerinde FETÖ liderlerinden Rızanur Meral’in de olduğu 50 TUSKON mensubu, Tayvan idaresinin özel oturma izniyle adada koruma altına alındı. Bazı üyelerin ise sahte kimlik çıkarıp isim değiştirerek ülke içinde aktif ticaret yaptıkları ve hatta dünya genelindeki “himmet trafiğini” de buradan yönettikleri belirlendi.

Nitekim 15 Temmuz öncesinde Tayvan’da “FETÖ İmamlığı” yapan Hüseyin Kızmaz’ın Tayvan yönetimiyle ilişkileri içli dışlı. O kadar ki Kızmaz, dönemin Tayvan Emniyet Müdürü Huang Mao Sui’den ödül bile almış. FETÖ’nün Tayvan’daki kilit isimlerinden Osman Çubuk da dönemin Tayvan Yönetimi Başkanı (2008-2016) Ma Ying-jeou ile el ele pozlar veriyor.

Milat gazetesinden Enes Babacan’ın 15 Ekim 2016’da yaptığı habere göre Kızmaz, Tayvan Yönetimi Başkanı ile FETÖ mensuplarını görüştürerek 15 Temmuz sonrası burayı güvenli liman haline getirdi. Gazetenin Tayvan’daki yapılanmayı yakından bilen “İ.R.”ye dayandırdığı habere göre, Vendeka Şirketler Grubu’nun Asya-Pasifik Müdürü olan Hüseyin 2010 yılında FETÖ’nün Tayvan İmamlığını üstleniyor. Kızmaz, kısa zaman içerisinde örgütü büyütüp Tayvan yönetiminin yargı gibi kritik noktalarına adamlarını yerleştiriyor.

FETÖ'nün İş Konseyi ve Anadolu Formoza Derneği ortak faaliyetler düzenliyor.

TÜRKİYE DÜŞMANLIĞI MERKEZİ

Kızmaz’ın yardımcılığını Osman Çubuk ve Burhan Çikili yapıyor. FETÖ, bu isimler üzerinden Tayvan yargısını ve emniyetini kendisine bağlayan bir çalışma yürütüyor. Türkiye’ye ziyaret adı altında seyahatler ve verilen rüşvetlerle bir kirli çark kuruluyor. Örgüt bu nüfuzu, hem kendi ticari amaçları için kullanıyor, hem de kendilerine direnen Türklere karşı bir yıldırma politikası uygulamak için sahaya sürüyor. Örneğin örgütün Türkiye düşmanı faaliyetlerine karşı mücadele eden Müstakil İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Tayvan Temsilcisi İsrafil Çimen hakkında sahte bir “tehdit soruşturması” açarak ofisinin Tayvan polisi tarafından aranmasını, 33 günlüğüne kapanmasını ve şirketinin zarar etmesine neden oluyorlar.

Ayrıca yarattıkları bu ağı, Türkiye düşmanı yayınlar için de kullanıyorlar. Bizzat Fethullah Gülen’in kendisi Tayvan televizyonunda canlı yayınlara katılıyor. Diğer FETÖ müritleri, çeşitli medya platformlarında Türkiye’yi, Türk Ordusu’nu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı karalayan konuşmalar yapıyor. Aynı şekilde kapatılan Zaman yazarı Kerim Balcı gibi FETÖ’cüler, “Türkiye uzmanı” sıfatlarıyla Ulusal Chengchi Üniversitesi gibi önemli Tayvan üniversitelerinde boy gösterip Türkiye’yi karalıyorlar.

Kıvam Uluslararası Okulları, 2015 yılına kadar faaliyet yürüttü. Daha sonra mali sıkıntıdan dolayı kapatıldı.

KASET KUMPASININ DA ARKASINDALAR

FETÖ’nün geçmişte Deniz Baykal’a yönelik kaset kumpası ve benzeri Gladyo faaliyetleri için kullandığı gizli kameralar, Tayvan menşeli bir firmadan örgütün Tayvan imamı Hüseyin Kızmaz tarafından getirildiği de ortaya çıktı.

Yalnızca gizli kamera üreten ve yabancı gizli servislere satan Tayvan menşeli firma ile paralel polislere ise FETÖ’cü yapıya mensup Hüseyin Kızmaz aracılık etti. Tayvan İmamı olarak görevlendirilen Kızmaz ekibiyle birlikte, polisler ile şirket arasında tercüme ve toplantı işlerini organize etti. Paralel polisler tarafından devletin parasıyla alınan kameraların, faturalar üzerinde oynama yapılarak emniyet envanterine sokulmadı.

FETÖ’cü polisler, emniyetin ihtiyaç duyduğu teknik takip ekipmanlarını kendi düzenekleri için iki katı sipariş etti. Gizli kamera alımları sırasında ekipman adetlerini, mevcut fiyatından daha yükseğe faturalandıran polisler, bu sayede emniyet envanterine hiç dahil edilmeyen ekipmanların parasını da devletten aldı.

DEVAM EDECEK...

Sonraki Haber