TRT'nin usta koro şefi Tuncer İnan:Şef saygın ve vakıf olacak

İnan, koro şefi olmanın inceliklerini, “Saygın olacaksınız. Musiki kültürüne derinden vakıf olacaksınız. Müzik aletlerinden en az bir tanesini çalmış olacaksınız.” sözleriyle anlattı.

Bu hafta, TRT’nin ünlü Yurttan Sesler Korosu’nun usta sazı ve koro şefi, pek çok türküyü notaya almış, derlemiş değerli sanatçımız Tuncer İnan ile birlikteyiz. İnan ilk profesyonel saz sanatçılığına Muzaffer Akgün ile nasıl başladığını, askerliğini İstanbul’da yapmasaydı, sınava giremeyeceğini, sanatçı olamayacağını büyük bir heyecanla anlatıyor, biz de merakla dinliyoruz.

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

18 Haziran 1937 tarihinde Ordu/Merkez Taşbaşı mahallesinde doğmuşum.

Amcam Giresun’da orman memuruydu. Hafta sonları bizim eve, Ordu’ya gelirdi. Babamın merdivenin başında müthiş bir kütüphanesi vardı. Kitapların çoğu eski Türkçe ile yazılmıştı. Amcam bize geldiğinde, biz de çoğunlukla kapıda arkadaşlarla çelik çomak oynuyor olurduk. Amcam içeriden “Tuncer gel” diye beni yanına çağırdı. Yanına gittim. Eline kağıt kalem al sana çok önemli bir not yazdıracağım dedi. Elinde bir not defteri vardı. “Bu gördüğün babanın cep defteridir. Senin doğum tarihini yazıyor” dedi. Ve notu okumaya başladı: “18 Haziran 1937, Cuma, saat bir buçuk, hava açık”. Babam not defterine doğum günümü bu şekilde not etmişti. Defter halen Taşbaşı mahallesindeki evimizde duruyor. Dün oradaydık. Çok eski, 150 senelik bina.

BABAM ORDU’DA HOCALARIN HOCASI İDİ

Babam 1887 doğumlu. Atatürk’ten altı yaş küçük. Ben 4,5 yaşındayken vefat etmiş. Babamı hiç tanımıyorum. Babam aslen Trabzon Sürmene eşrafından, Tevfik Hüda İnan, annem Ordu-Ulubey eşrafından Boğukzade Abdulkadir Baykal kızı Saliha İnan. İkisi kız, altı kardeşin en küçüğüyüm.

1912 yılında, babamın Mektebi İptida-i muallimi (İlkokul öğretmeni) olarak Ordu’ya tayini çıkıyor ve annem ile evlenerek Ordu’ya yerleşiyor. Daha sonra Mektebi Rüştiye muallimi (Ortaokul Öğretmeni) olarak devam ediyor. Ordu’da pek çok ünlü hocanın öğretmenidir. Allah rahmet eylesin Rasim Akyol, Sıtkı Can gibi ünlü hocaların hocasıdır.

O zaman Ordu Trabzon’a mı bağlıydı?

Trabzon'a bağlı bir ilçeydi. Ruslar Trabzon'u işgal edince Ordu, Trabzon’a iki yıl başkentlik yapıyor. Valiler, Paşalar buradan yönetiyorlar Karadeniz’i.

MUZAFFER AKGÜN’E SAZ ÇALARAK

EĞİTİMİMİ BİTİRDİM

Siz Ordu’da mı büyüdünüz?

İlkokulu ve ortaokulu Ordu’da okudum. Lise birden ayrılıp İstanbul'a gittim.

İstanbul Özel Gazetecilik okuluna yazıldım. Gazetecilik okulunda lise muadili devam ettikten sonra yüksek kısmına devam ettim. Bu sırada eğitim masraflarımı karşılamak için saz çalmaya başladım. Benim profesyonel saz sanatçılığına geçmemde çok önemli rol oynayan değerli sanatçımız Muzaffer Akgün’e konserlerinde eşlik ettim. Oradan kazandığım paranın, tahsilimi bitirmeme çok yardımı oldu. Bu arada yine okurken Sadi Yaver Ataman hocanın yönettiği İstanbul Belediye Konservatuvarı Folklor Tatbikat topluluğuna “fahriyen” yani kadrosuz olarak devam ettim. Konser ve radyo yayınlarına katıldım. 1958 yılında gazetecilik okulundan mezun oldum ve 1959'da askere gittim.



İSTANBUL’DA ASKERLİK YAPMASAYDIM TRT SANATÇISI OLAMAZDIM

Askerliğinizi nerede yaptınız?

Askerliğimi Yassı Ada ve Anadolu Kavağı olmak üzere “Deniz Yedek Subay” olarak yaptım. 1960 yılında kıta hizmetim Anadolu Kavağındaydı. Türkiye radyolarında, o zaman TRT yok, sınav açıldı ve İstanbul’da olduğum için katılabildim. Güzelliği burada. Anadolu’da olsam katılamayacaktım ve sanatçı olamayacaktım.

İstanbul’da sınavı kazandık. Askerliğim devam ederken 1960 yılın sonunda daha terhis olmadan Radyo’da çalmaya başladım.

SAZ ÇALMAYA 1953 YILINDA BAŞLADIM

Saz çalmaya nasıl başladınız?

İlk bağlamayla tanışmam 1949 yılında Kelkit ilçesinde başladı. Abim orman mühendisiydi. Orman Bölge şefi olarak Kelkit’e tayini çıktı. Ben de ortaokulu iki yıl orada okudum. Abimin seyisi bağlama çalıyordu. Ağabeyim sazını emanet olarak ondan almıştı. Tellerine dokununca bağlamanın sesi beni çok etkiledi. Saz ile orada tanıştım ama çalmaya 1953 yılında Ordu’da başladım.

SINAV NOTUNA GÖRE KIDEM

Sınava girenler arasında kimler vardı hocam?

Aldığımız puan sırasına göre, Hamdi Özbay pekiyi, Talip Özkan iyi, Tuncer İnan iyi, Metin Eryürek iyi, Ömer Akpınar iyi. Radyoda isim sıramızda, aldığımız puan durumuna göreydi.

Çünkü kıdeme göreydi. Hepimiz aynı kıdemdeyiz. Aldığı puana göre Hamdi Özbay’ın ismi başta okunuyordu. Beş kişilik saz grubuydu bu isimler.

Seslerden kimler vardı?

Erkek ses sadece rahmetli Kemal Koldaş, hanım sesler, Ahter Erem, Nurten İnnap Allah rahmet eylesin. 1960 dönemi sınavı kazanan sanatçılarız. Bir tek ben kaldım hayatta. 1976’da İstanbul radyosunda sınavsız Erkekler Yurttan Sesler Korosu’nun şefi oldum.

Yurttan Sesler Korosunu Ahmet Yamacı, erkekler korosunu ben, kadınlar korosunun da Şahin Gültekin yönetiyordu. Bu şekilde 1993 yılına kadar yürüttük. 1993 yılında Yurttan Sesler şefi oldum.

KORO ŞEFİNİN BELİRLEYİCİ SORUMLULUĞU

Koro şefliği nasıl bir sorumluluktur?

Koro şefliği birçok önemli vasıfları bünyesinde barındıran bir görevdir. Öncelikle saygınlık ister. Saygın olacaksınız. Koro elemanları, size sadece mecbur oldukları için değil, gönülden bağlı olacaklar, itaat edecekler. Bu durumu şef sağlayacak. Musiki kültürüne derinden vakıf olacaksınız. Müzik aletlerinden en az bir tanesini çalmış olacaksınız. Program yapma zevkine sahip olacaksınız. Programı yörelere göre dağıtacaksınız ve müzikal eşlik içerisinde sıralayıp sunacaksınız.

Ankara’da bulundunuz mu?

Ankara’ya görevli olarak gittik. Orada kurullar vardır. Repertuar Kurulu, İcra Denetim Kurulu, Nota Düzeltme Kurulu. Bunların toplantılarına katılmak için zaman zaman gittik.

Nota Düzeltme Kurulu nedir?

Nota Düzeltme Kurulu’ndan bahsettiğimde hemen şu soruyla karşılaşıyorum. “Neden notayı düzeltiyorsunuz. Önce yanlış yazıp sonra mı düzeltiyorsunuz” diye soruyorlar. Hayır, ama öyle de olabilir. İşin aslı şu, notaları yazan katip var. Bazen katip notaları yanlış yazabiliyor. Notist olmayanlar, melodiye hakim olmayanlar da nota yazıyorlar. Nota düzeltme kurulu notaların doğru yazılıp yazılmadığını kontrol ediyor. Repertuar Kurulu, sunulan parçaların repertuara alınıp alınmayacağına kara veriyor. İcra Denetim Kurulu da her radyo bünyesinde ayrıca vardır. Solistlerin ve koroların banda okuduğu programları denetler. Yayınlanıp yayınlanamayacağına karar verir.

TUNCER İNAN’IN MEŞHUR ETTİĞİ TÜRKÜ: TARLAYA EKTİM SOĞAN

Yöresi: Giresun

Kaynak Kişi: Osman Kalyoncu

Derleyen ve notaya alan: Tuncer İnan

Makamsal Dizi: Gülizar

Konusu-Türü : Aşk-Sevda

Ses Genişliği: 8 Ses

Tarlaya ektim soğan (a canım)

Bitmedi yedi doğan

Hep mi güzel oluyor (a yavrum)

Senin anandan doğan

Bağlantı: (1)

Ufak ufak ufak ufak bas da gel

tahtalar oynamasın

Pencereden kaç da gel

Gavur anan duymasın

Ayağındaki mesler (a yavrum)

Yere vurdukça sesler

Senin orda duruşun (a yavrum)

Beni burda del'eder

Bağlantı: (2)

Usul usul usul usul bas da gel

Tahtalar oymanasın

Fındıklıktan kaç ta gel

Gavur baban duymasın

Kalk gidelim (a yavrum)

Orman olsun evimiz

Avunun yaprakları (a yavrum)

Olsun kiremidimiz

Bağlantı (2)

Avu: Meşe ve defneye benzeyen, odunu yakılan bir ağaç türü

BENİM ADIM BENLİ AYŞE

Yöresi: Sivas

Kaynak Kişi: Zekiye Şan-Osman Şan

Derleyen: Ömer Şan

Notaya Alan: Tuncer İnan

Makamsal Dizi: Uşşak

Konusu-Türü : Aşk-Sevda

Ses Genişliği: 6 Ses

Benim adım benli Ayşe

Benlerim var köşe köşe

Yolcu dayı binler yaşa

Şu mu güzel bu mu güzel ben mi güzel

Benim adım benli Fatma

Gaşlarım var galem çatma

Yolcu dayı hile katma

Şu mu güzel bu mu güzel ben mi güzel

Benim adım benli Döndü

Gaşlarıma galem gondu

Yolcu dayı hemen şimdi

Şu mu güzel bu mu güzel ben mi güzel

Yolculukdur benim erim

Daş alır bağrım döğerim

Üçünüzü bir severim

İçinizde döndü güzel döndü güzel

Sonraki Haber