Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Gülkız Tulay Aydınlık’ın sorularını yanıtladı: Satranç 7’den 77’ye yaygınlaşıyor!

Kolay erişilebilen ve yaş sınırı olmamasıyla öne çıkan satranca ilgi çığ gibi büyüyor. Gazetemize konuşan Başkan Tulay, satrancın bireyin zihinsel gelişimine yönelik katkılarına dikkat çekti, ‘Satranç her yaş grubuna, hayatının her döneminde fayda sağlıyor’ dedi.

SATRANÇ bir bireyin düşünme yetisini yerinde hamlelerle pratiğe dökebilmesi adına çok önemli bir spor dalı. Ülkemizde de satranca ilgi giderek artıyor. Esasında büyüyen bu ilginin Olimpik spor branşlarında artan başarılarla aynı döneme denk gelmesi tesadüf değil. Devlet öncülüğündeki tesisleşme atılımı ve spor federasyonlarının üretkenliği belirginleştikçe, Türk genci futbol haricindeki diğer spor dallarında da boy gösteriyor, örnek oluyor, unutulmaz başarılar elde ediyor.

Aydınlık’ın spor sayfalarında ayda bir yayımlanacak satranç bölümünün ilki için Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Gülkız Tulay ile konuştuk. Sayın Tulay’ın anlattıkları ile uluslararası turnuvalardan gelen başarı haberlerini birleştirince, Türkiye’nin bu sporda da adından sıkça söz ettireceğine inancımız pekişiyor.

‘SATRANÇ ÇOCUKLARIMIZIN DOĞRU KARAR ALMASINI SAĞLIYOR’

Satrancın bireyin gelişimine en büyük katkıları nelerdir? Satranç öğrenmek ve oynamak için ideal bir yaş aralığı var mı?

Satranç sporu, yaş, mekan ya da fiziksel engel tanımayan, her yaş grubundan temel satranç eğitimi alan herkesin yapabileceği bir spor. Türkiye Satranç Federasyonu (TSF) olarak satranç sporunu her yaş grubunda yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Satranç sporunu anaokullarına kadar taşıyarak çocuklarımızın satranç ile tanışma yaşını 5 yaşına kadar indirdik. 7 yaşına gelen ve temel satranç eğitimi almış her çocuğumuz profesyonel sporcu adayımız oluyor. Bunun yanında satranç sporu sadece küçük yaşta öğrenilebilen ve yapılabilen bir spor dalı değil. 7’den 77’ye her birey satrancı kolayca öğrenebilir ve satranç sporunda kariyer yapabilir.

Barındırdığı kazanımlarla, satranç sporu, her yaş grubuna hayatının her döneminde fayda sağlayan bir spor dalı. Çocuklarımıza akademik hayatta önemli beceriler kazandırıyor. Satranca erken başlayan bir çocuğumuz sosyalleşme ve analitik düşünmede diğer arkadaşlarına göre ön plana çıkıyor. Satranç, çocuklarımıza; zamanı iyi kullanmasını, her yaptığı hamlenin sonuçları ile yüzleşmesini, stresli ve kısıtlı zamanda hızlı ve doğru karar almasını öğretiyor, bunun yanında çocukların sosyal ilişkilerini güçlendiriyor. Çocuklarımız ve gençlerimiz stresli ortamda doğru düşünmeyi, zamanı iyi kullanmayı küçük yaşta öğrendikleri için satranç sporu yapmayan çocuklara ve gençlere göre eğitim hayatlarında daha başarılı oluyor. Biz, yaş gruplarında mücadele eden ve Türkiye dereceleri elde eden sporcularımızın akademik kariyerlerinde başarılı olduklarına ve birçok okulda burslu bir şekilde okuduklarına da tanıklık ediyoruz. Satranç ile ilgilenen çocuklarımızın sınavlarda da Türkiye derecesi elde ettiklerini sıklıkla görüyoruz.

ALZHEIMER’IN ETKİLERİNİ

AZALTABİLİYOR

İleri yaş gruplarında da satranç sporunun olumlu zihinsel etkilerini görüyoruz. Alzheimer başta olmak üzere ileri yaşlarda karşılaşabileceğimiz birçok zihinsel rahatsızlığın önüne geçilmesi ya da etkilerinin azaltılması için satranç, tıp otoritelerinin önerdiği bir spor dalı olarak karşımıza çıkıyor.

Türkiye Satranç Federasyonu, Kovid-19 salgını sürecini nasıl geçirdi? Dünyayı derinden sarsan bu dönemde lisanslı sporcuların satrançla bağını korumak ve satranca yeni sporcular kazanmak için ne gibi yöntemler izlediniz?

Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi bildiğimiz ve alıştığımız her şeyi değiştirdi. Artık yeni normalde yeni kurallar ile yaşıyoruz. 2020 Mart ayında ülkemizde pandemiye yönelik kapanmalar uygulanmaya başladığında, TSF olarak çok hızlı hareket ettik. Tüm spor müsabakalarının iptal edildiği, toplu yapılan her şeyin sağlık açısından yasaklandığı bir dönemde TSF olarak Türkiye’yi satranç sporunun birleştirici gücünde bir araya getirmeye çalıştık. Bunun için öncelikle “Evde Kal Satrançla Kal” gibi sosyal medyaya yönelik etkinlikler başlattık. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı gibi ulusal bayramlarımızda rekor katılımlı etkinlikler gerçekleştirdik. Dijital altyapımızı hızlıca güçlendirerek tüm turnuvalarımızı, etkinliklerimizi dijital dünyaya taşıdık. Bu süreçte ülkemizde tek yapılabilen ve kolay erişilebilen spor, satranç oldu.

‘BİLGİSAYAR OYUNLARI YERİNE SATRANÇ’

Satranca yeni başlayacak çocuklarımız için eğitim videoları hazırladık ve internet sitemiz üzerinden erişilebilir yaptık. “Türkiye Satranç Öğreniyor” gibi projelerle her yaş grubunu satranç ile tanıştırdık. Satrancı salgın döneminde ailecek yapılabilecek bir spor haline getirdik. Ailelerin birlikte vakit geçirdiği sosyalleştiği bir spor dalı oldu. Velilerimiz bu süreçte bize olumlu geri dönüşler yaptı. Pandemi döneminde özellikle çocuklar dijital dünyada çok fazla vakit geçirmeye, kontrolsüz bir şekilde dijital dünyada var olmaya başladı. Ancak satranç sporu ile ilgilenen çocuklarımız farklı sosyal mecralarda vakit geçirmek ya da oyun oynamak yerine dijital dünyada satranç sporunda bir araya geldi. Çocuklarımız kendi yaşıtları ile tanışırken bir yandan da birlikte olamadığı arkadaşları ile güvenli bir ortamda satranç sporunda bir araya gelme şansı yakaladılar.

Ulusal ve uluslararası turnuvalarımızı dijital dünyada gerçekleştirdik. Profesyonel sporcularımız için özel karşılaşmalar ve turnuvalar düzenledik. Ne mutlu bize ki; satrancı pandemi döneminde de Türkiye’nin en çok tercih ettiği hatta ülkemizde tek uygulanabilir spor haline getirdik.

Türkiye Satranç Federasyonunun okullarla etkileşimi ne durumda? Aşılama sonrası okulların yeniden açıldığını göz önüne aldığımızda, başkanlığınızdaki federasyonun hamleleri nasıl olacak?

TSF olarak altyapımıza ve bunun yanında okullarımıza öncelik veriyoruz. Ana sponsorumuz Türkiye İş Bankası ile başlattığımız Satranç Sınıfları projesi ile ülke genelinde ilk ve ortaokullarda 30 bini aşkın satranç sınıfı açtık. Satranç sınıflarımızı anaokullarına da taşımak istiyoruz. Bunun yanında ülkemizde satranç sınıfı olmayan ya da satranç dersi vermeyen özel okul kalmadı. Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşerek ortaokullarda satranç dersinin seçmeli ders olmasını sağladık. Bu yıl Okul Sporları salgın nedeniyle düzenlenemedi. Ancak bizler Türkiye İş Bankası, Gençlik ve Spor Bakanlığımızın desteği ve Milli Eğitim Bakanlığımızın özverisi ile okul sporlarında pandemide yapılabilen tek sporun satranç olmasını sağladık.

HER ZAMAN HER YERDE!

Geçen ay 7’ncisi düzenlenen ve geleneksel boyut kazanan “Sokakta satranç var” etkinliğine ilgiden bahseder misiniz?

“Sokakta Satranç Var” etkinliği her yıl okullar açılmadan önce tüm Türkiye’yi satranç sporunda bir araya getirdiğimiz ve satrancı her mekana taşıyan bir projemiz. 7 yıldır tüm Türkiye “Sokakta Satranç Var” etkinliğine büyük ilgi gösteriyor ve Ağrı Dağı’ndan Menderes Ovası’na, Kaçkar Dağlarından sahillerimize kadar her yerde vatandaşlarımız satranç sporu ile buluşuyor. Bunun yanında “Satranç Tarih İle Buluşuyor” gibi ülkemizin tarihi ve kültürel güzelliklerini satranç sporu ile buluşturduğumuz projelerimiz de var. Türkiye’nin dört bir yanından o kadar güzel kareler geliyor ki son olarak bu etkinliklerimizden elde ettiğimiz fotoğraflarla Gençlik ve Spor Bakanlığımızda bir sergi düzenledik. Önümüzdeki yıllarda projemizin içerisine farklı etkinlikler de ekleyerek projelerimizi daha katılımlı ve coşkulu hale getireceğiz.

Sonraki Haber