Türkiye’nin en soğuk yerinde yaşam mücadelesi

Türkiye’nin batısında soğuk hava neredeyse etkisini kaybetmişken doğu adeta donuyor. Ardahan son 55 yılın en soğuk günlerini geçiriyor. Ardahan’ın Göle ilçesinde yaşayanlar Ocak ayında eksi 31 dereceyi gördü. Beslenemeyen vahşi hayvanlar sık sık ilçe merkezine iniyor

Ardahan’ın 2 bin 30 rakımlı ilçesi Göle, her kış kendi rekorunu kırarak Türkiye’nin en soğuk yerleşim birimi oluyor. Toplamda 53 tane köye sahip olan Göle’de köylerde yaşayanların derdi hiç bitmiyor.

Kış kapıyı çalınca köylerde sular donmaya başlıyor, yoğun kar yağışından dolayı yollar kapanıyor ve uzun süre açılmıyor. Büyükbaş hayvancılık yaparak geçimini sağlayan Gölelilerin damları ise sık sık karın ağırlığıyla çöküyor ve hayvanlar telef oluyor. Vatandaşın başı ısınma ile de dertte.

Yılda en az 2 bin ton kömür yakan Göleliler, kömürün torbasına 225 lira veriyor. Şehir merkezinde doğal gaz ile ısınan vatandaşlar ise her ay eve gelen dört haneli doğalgaz faturasıyla cebelleşiyor. İlçede yerel gazetecilik yapan Poyraz Durak, Aydınlık’a vatandaşın yaşadığı sorunları anlattı. Durak, soğuk hava şartlarıyla mücadele eden halka devletin elini uzatması gerektiğini söyledi.

Poyraz Durak

SULAR DONUYOR EĞİTİM DURUYOR

Durak, başlıca ve sık sık yaşanılan sorunları şöyle sıraladı: Buradaki köylerde eski kerpiç tavanlar olduğu için evler çok dayanıksız. Örneğin yoğun kar yağışında damların üstünde çok fazla kar birikiyor. Karın yoğunluğundan dolayı damlar çöküyor ve hayvanlar telef oluyor. Köylerdeki bir diğer yakıcı sorun da suların donması. Hatta bu sadece köylerde değil şehir merkezinde bile karşılaştığımız bir durum. İnsanlar su ihtiyacını karşılamakta büyük zorluk çekiyor. Çok fazla kar yağdığında 53 köyümüzün neredeyse tamamı merkeze ulaşmakta büyük zorluk yaşıyor. Köylerde çok az okul olduğu için öğrenciler şehir merkezinde okula gidip geliyor ama kış aylarında yoğun kar ve tipi eğitimi durduruyor.

‘VAHŞİ HAYVANLAR KÖYLERE İNİYOR’

“Soğuktan dolayı vahşi hayvanlar köylere ve şehir merkezine inebiliyor. Kurtlar ineklere saldırabiliyor. Birçok inek telef oluyor. Bizim memleketimizde hayvancılıktan başka geçim kaynağımız yok. İneğimize bir şey olsa o yıl aç kaldık demektir.”

TÜRKİYE’NİN EN PAHALI EKMEĞİNİ YİYORLAR

Kar yağışından dolayı Göle’de yollar sık sık kapanıyor. Özellikle köylüler ekmek alabilmek için şehir merkezine uzun uğraşlar sonucunda gelebiliyor. Ancak Göle’deki fırıncılar, vatandaşa Türkiye’nin en pahalı ekmeğini satıyor. Durak, bu yaşanılan zorluğu şöyle değerlendirdi: “Merkezde şöyle bir sıkıntı var. Soğuktan dolayı ekmek çok zor bulunuyor artık. Köylerdeki vatandaşlar haftada bir şehir merkezine gelip alışveriş yapar. Ekmek temel gıda ihtiyacımız değil mi? Ama bizim fırınlarımız bunu fırsata çevirip ekmeği 10 lira yaptı. Türkiye'nin en pahalı ekmeğini biz yiyoruz. Bütün fırınlar şirketleşti. Hiç düşünmüyorlar vatandaş kendi ceplerine bakıyorlar. Bu sebeple insanlar 80-90'lı yıllardaki gibi soğuk damlarda hala sacda ekmek pişiriyorlar.”

AYLIK 7 BİN LİRA FATURA

Gölelilerin en büyük sorununun ısınma olduğunu belirten Durak şu ifadeleri kaydetti: “Isınma sorunları da çok fazla. Türkiye'nin en soğuk yeri olmamıza rağmen devletin dağıttığı kömür, taş gibi ve yanmıyor. Bir torbanı yüzde 60'ı taş çıkıyor. Bu insanlar nasıl ısınacak? Dışarda bir torba kömürün fiyatı da 225 lirayı buldu. Burada bir ev yılda en az 2 ton kömür yakıyor. Yakmazsa soğuktan donarlar. Şimdi bir diğer sorunumuz da şu Bodrum'daki doğal gaz ile Göle'deki doğal gazın fiyatı aynı. Örnek veriyorum Bodrum'da yaşayan biri en fazla 1 ay doğal gazı yakıp ısınıyorsa biz burada 8 ay mecburi doğalgaz yakıyoruz. Ayrıca batıda ayda 10 metreküp doğalgaz kullanıyorsa biz burada 100 metreküp doğalgaz kullanıyoruz. Eşit olduğunu söylüyorlar ama eşitlikle adalet ayrı şeylerdir. Maaşlarımızın yarısından çoğu ısınmaya gidiyor. Doğalgaza aylık 7 bin lira veren insanlar var burada.”

SOKAK HAYVANLARI SOĞUKTAN DONUYOR

“İlçemizde çok fazla sokak hayvanı var. Ancak sokak hayvanları soğuktan donarak ölüyorlar. Yerel yönetim yıllardır can dostlarımız için bir barınak dahi yapmadı. Hayatta kalabilenler de yemek bulamayınca insanlara saldırıyor. Göle'de kışın getirdiği en büyük zorluklardan biri de don olayı. Dondan dolayı yollar oldukça kaygan ve çok sık kazalar oluyor. Yerel yönetimin yolları tuzlaması lazım değil mi? Burada öyle bir şey söz konusu değil. Arabalar kaza yapıyor, insanlar adeta buz pateni yapıyor.”

1934’TE ATATÜRK UNUTMAMIŞTI

Ardahan’ın Göle ve Posof ilçeleri, Atatürk Dönemi'nde hükümetin ilgisini ve desteğini görmüş, temel ihtiyaçları karşılanmıştı. 1934 yılında Kars Valisi, Başbakanlığa bir dilekçe göndermiş, bölge halkının durumunu anlatmış, acil yardım istemişti. Atatürk, bu dilekçeye kayıtsız kalmamış, Göle ve Posof ilçelerine zorlu şartlarda yaşamsal ihtiyaçların indirimli olması için talimat vermişti. Bu destek, bölge halkı için büyük bir umut ışığı olmuştu. Atatürk'ün kendilerini unutmadığını, sahip çıktığını görmüşlerdi. Ancak bu destek, bölgenin ihtiyacını karşılamak için yeterli değildi. Kars Valisi, bunu Başbakanlığa bildirmiş, daha fazla destek talep etmişti. Bölge, 90 yıl önce gördüğü desteği bu yıl göremiyor. Soğuk hava şartlarından dolayı çok sık göç veren Göleliler, devletten destek istiyor. Durak, Göleliler adına devlet yetkililerine şöyle seslendi:

“Biz devletimizden yardım eli istiyoruz. Belli bir derecenin üstündeki soğukluk doğal afet kapsamına giriyor. Biz burada en son eksi 31 dereceyi gördük. Soğuk kış aylarında devletimizin bize yardım etmesini istiyoruz. Bizim memleketimiz, ülkemizin sınır toprağı. Ama soğuktan dolayı çok sık göç veriyoruz. Sınır topraklarımızın tamamen terk edilmesi korkunç bir olay.”

EL NİNO SÜRECİ TÜRKİYE’Yİ DE Mİ ETKİSİ ALTINA ALDI?

İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Deniz Demirhan, Türkiye’nin doğusunda çetin geçen kış mevsimini değerlendirdi. Dr. Demirhan, sıcaklığın ve yağışın az ya da fazla olduğunu değerlendirmek adına geniş çaplı araştırma yapılması gerektiğini kaydetti. Aynı zamanda “El Nino” adı verilen soğukların Türkiye üzerinde de etkili olduğunu anlattı:

“Yaklaşık olarak kasım aralık aylarında seneye başlamadan 2023 yılında ülkemiz için copernicus tarafından bir öngörü yapılmıştı. İç Anadolu'nun doğusu, Marmara Bölgesi'nin güney doğusu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin zaten ortalama kar yağışının ortalama üzerinde olması bekleniyor. Ege, İstanbul, Trakya, Akdeniz Bölgesi'nin de zaten yağışların yağmur şeklinde olması ve ortalamanın üzerinde olması bekleniyordu. Bu ekstrem yağışların olması demektir. Bunun sebebi bizim ülkemizi ne kadar az etkiliyor olsa da bir El Nino sürecinin Türkiye üzerinde etkili olduğu düşünülüyor. Ardahan bölgesinde de bu kadar yoğun kar yağışının olmasının sebebi meteorolojik koşullarla ilgili. Bu yağışların ve sıcaklıkların ekstrem olup olmadığını anlamamız için zamana yaymamız gerekli. Yani geçmişteki 30 senelik verileri önümüze alıp bakmamız gerekir.”

Sonraki Haber