Üç liderden üç mesaj

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, ABD'nin İsrail'e silah satma kararına ve Filistin'e yönelik saldırılara sert tepki gösterdi. Vatan Partisi, yarın saat 13.00'te Kürecik Radar Üssü'nde eylem yapacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, ABD'nin İsrail'e silah satma kararına ve Filistin'e yönelik saldırılara karşı tepki gösterdi. Erdoğan, ABD'yi Gazze'ye orantısız bir güçle saldıran İsrail'e destek olmakla suçlarken, Bahçeli ve Perinçek'in hedefinde ise İncirlik ve Kürecik üsleri vardı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN ABD BAŞKANI BİDEN'A: KANLI ELLERİNİZLE TARİH YAZIYORSUNUZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ve İsrail'in silah anlaşmasına ilişkin, ‘Sayın Biden, sözde Ermeni Soykırımı’nda Ermenilerin yanında yer aldı. Şimdi de ciddi manada orantısız şekilde Gazze'ye saldıran ve yüz binlerce insanın şehadetine vesile olan bu olayda da ne yazık ki siz kanlı ellerinizle bir tarih yazıyorsunuz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.

ABD Başkanı Joe Biden'ın, İsrail'e silah satışına onay verdiğini anımsatan Erdoğan, şu görüşleri paylaştı:

"O da bakıyoruz ki çok çok önemli… 850 bin silah onayı... Lafa geldiğinde silahsızlanma, şu, bu, vesaire bunları konuşuyorlar. Sayın Biden, sözde Ermeni Soykırımı’nda Ermenilerin yanında yer aldı. Şimdi de ciddi manada orantısız bir şekilde Gazze'ye saldıran ve yüz binlerce insanın şehadetine vesile olan bu olayda da ne yazık ki siz kanlı ellerinizle bir tarih yazıyorsunuz. Bunu söylemeye bizleri mecbur ettiniz. Çünkü biz bu konularda çok daha fazla duramayız, durmayacağız. Bugün de tekrar hatırlatıyorum, 84 milyon hep birlikte Kudüs nöbetimizi devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz."

Osmanlı'nın yıkılışı ile barış ve huzur iklimini kaybeden pek çok coğrafya gibi Filistin topraklarının da zulümle, acıyla, kanla yıkandığını vurgulayan Erdoğan, "Siz de buna destek veriyorsunuz. Bugün Filistinliler tarafından 'en-Nakba' yani felaket günü olarak adlandırılan 1948 yılından itibaren ise bu kadim topraklardaki çatışmalar ve istikrarsızlıklar tek taraflı bir katliam ve hırsızlık haline dönüşmüştür" diye konuştu.

YAHUDİ BAŞBAKAN’IN KORKUNÇ İTİRAFI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ismini vermek istemediği Yahudi bir başbakanın kendisine, "Generalliğimde ne zaman ki Filistinlileri öldürüyordum, bana en büyük zevki o veriyor" dediğini anlatarak, "Bunu ziyaretimde Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı’na, şahsıma söylüyordu. Bunların cibilliyetinde bu var. Bunlar kan emmekle ancak doyar. Filistin halkına sürekli demokrasiyi ve meşru hak arama yollarını tavsiye edenler, diplomasi alanındaki mücadelelerinde Filistinlileri hep yalnız bırakarak riyakarlıklarını ortaya koymuşlardır. Bunlar zaten terörden gelmişlerdir, hepsi terör içerisinde yetişmişlerdir" diye konuştu.

ABD'nin ve bazı ülkelerin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdıklarını da ilan etmelerini hatırlatan Erdoğan, "Bu, katil devletin kan dökme iştahını artırmıştır. Üstelik bu korsan adımla 1967 antlaşmasının temelini teşkil eden bağımsız Filistin devletinin başkentinin Doğu Kudüs olacağı hükmü de fiilen uygulanamaz hale gelmiştir. İsrail'in artık her ramazan ayında tekrarlamayı alışkanlık haline getirdiği saldırıları ve katliamları 2021 yılında da özellikle bu Ramazan Bayramı'nı hepimize zehir etmiştir" ifadelerini kullandı.

TERÖR DEVLETİ İSRAİL

Erdoğan, İsrail'in abluka altındaki Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarına ilişkin, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bir yandan Kudüs'ün mahremiyetine el uzatan, diğer yandan Gazze'deki sivilleri insafsızca bombalayan, içinde medya gruplarının olduğu devasa bir binayı da bombalayarak yerle bir edenler işte bu terör devleti İsrail'dir. İsrail kendini savunan Filistinlilerin direnişlerini zulmüne bahane etmekten de geri durmuyor. İsrail bombalayarak, kurşunlayarak ve araçlarla üzerinden geçerek katlettiği onlarca masum çocuğu, yüzlerce masum sivilin evlerini yıktı. Sürekli taciz ederek göçe zorladığı on binlerce Filistinli aileyi görmezden gelenler Tel-Aviv'e atılan füzeleri öne sürerek insanlığın vicdanını gölgelemeye çalışmaktadır. Kaç tane roket atmışlar? Attıkları roketlerle acaba yok olan nedir? Bir de bunu açıklayın ya ama siz orantısız güç kullanıyorsunuz ve siz savaş uçaklarınızla birlikte Gazze'ye bomba yağdırıyorsunuz. Acaba Gazze'nin savaş uçakları var mı? Yok. Sizde sayısızca. Onlarla vuruyorsunuz. Kiminle neyi aldatacaksınız? Ben şu anda Ankara'dan tüm dünyaya bunu seslenmek istiyorum, bunu hatırlatmak istiyorum, Filistinli çocukların bombalarla ölmesiyle ilgilenmeyenler, İsrailli çocukların füze seslerinden korkması karşısında dehşete kapılabilmektedir. Şu hale bak. Halbuki çocuklar öldürülürken değil, uyutulurken sessiz kalınmalıdır."

‘HAREKETE GEÇMEYE ÇAĞIRIYORUZ’

Papa Fransuva ile bugün telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Şu teklifi yapıyoruz, Kudüs'ün üç dinin temsilcilerinden oluşan bir komisyon tarafından yönetilmesi, günümüz şartlarında en doğru ve tutarlı yol olacaktır. Aksi takdirde bu kadim şehirde kalıcı barışı sağlamak kolay ve mümkün görünmüyor. İsrail güvenlik güçlerinin bu korumadaki Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya yönelik her saldırısı fitili ateşlenen bir bomba etkisi yapmaktadır. Dünya tarihi Kudüs'te ateşlenen bombaların yol açtığı devasa çatışmaların, yıkımların ve oluk oluk akan kanların örnekleriyle doludur. Bu tehdidin önüne geçmenin mevcut durumdaki en hızlı ve etkin yolu Kudüs'ü teklif ettiğimiz şekilde yeni bir yönetim statüsüne kavuşturmaktır. Birleşmiş Milletler’i, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni, kuruluş amaçlarından biri de bu olan İslam İşbirliği Teşkilatı’nı ve diğer tüm uluslararası kuruluşları bir an önce ve etkin şekilde Kudüs ve Filistinli mazlumlar için harekete geçmeye çağırıyoruz."

Erdoğan, perşembe günü Türkiye'nin girişimleri ile toplanacak olan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sorunun çözümüne yönelik kayda değer bir adım atılmasını temenni ettiklerini söyledi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da katılacağı bu toplantıyı önemsediklerini bildiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"İsrail'in bombaları ve kurşunları altında öldürülen, evleri başlarına yıkılan ve yurtlarından atılmaya çalışılan insanlara, hiç değilse denizlerdeki balıklar, göklerdeki kuşlar ve ormanlardaki ağaçlar kadar hassasiyet gösterilmesini bekliyoruz. Kudüs'ün özgürlüğüne kavuşturulması ve Filistin halkının saldırılardan korunması için atılacak uluslararası adımlar hususunda ihtiyaç duyulacak her türlü siyasi ve askeri desteği vereceğimizi bir kez daha buradan ilan ediyoruz."

BAHÇELİ: KÜRECİK'İ DE İNCİRLİK'İ DE BOŞALTALIM GİTSİN!

Bahçeli, Kudüs için Türk milletinin harekete geçmesini isteyerek, ABD'nin buna engel olması durumunda NATO üyeliğinin tartışmaya açılması gerektiğini söyledi. Bahçeli, Kürecik ve İncirlik'in boşaltılması çağrısında bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarına tepki gösterdi. Bahçeli, "Türk milleti yeni bir nöbet için devreye girmelidir. ABD bunun önünde engelse Kürecik'i de, İncirlik'i de boşaltalım gitsin" dedi. Bahçeli Türkiye’nin NATO üyeliğinin sorgulanmasını da istedi.

Bahçeli, partisinin Meclis grup toplantısında konuştu. Konuşmasının büyük bölümünü İsrail’in Filistinlilere saldırılarına, Kudüs’te yaptıklarına ve ABD’nin tavrına ayıran Bahçeli şu mesajları verdi:

İSRAİL TERÖR DEVLETİ

İsrail, Filistinli mazlumları on yıllardır her fırsatta katletmiştir. Netanyahu Lahey'de mahkeme önüne çıkarılmak için yetecek insanlık suçlarını gözünü kırpmadan işlemiştir. Parklarda, bahçelerde oynaması gereken çocuklar kan revan içinde gömülmektedir. Gazze'de facia, Batı Şeria'da yıkım vardır. Kudüs, terör devleti İsrail tarafından tutsak alınmıştır. Üzülerek söylememeliyim ki, meleklerin şehrinde şeytanlar cirit atmaktadır. Hz. Musa'nın aldığı on emrin altıncısında "öldürmeyeceksin" hükmü vardır. Ancak İsrail hükümeti öldürmekten, eziyet etmekten başka, bugüne kadar hiçbir şey yapmamıştır. Artık bir karar aşamasına, bir yol ayrımına gelinmiştir. İsrail terörü taşınması, hazmedilmesi imkansız bir sınırdadır. Eğer böyle giderse, vahşet durmazsa, inanç ve insan haklarına kategorik saldırılar ısrarla devam ederse ya küresel ya bölgesel bir savaş son tercih olarak karşımıza çıkacaktır. Kudüs konusu sadece Filistinlilerin değil, bütün Müslümanların sorunudur. İsrail yönetiminin yayılmacı politikaları, tek taraflı keyfi, dayatmacı, hukuka aykırı politikaları küresel sistemi de direkt tehdit etmektedir. İsrail'in gayrimeşru güç kullanımı insanlığı felakete sürüklemektedir.

NATO’YU TARTIŞMAYA AÇALIM

Kudüs’e Birleşmiş Milletler veya İslam ülkelerinin katılımıyla teşekkül edecek bir koruyucu güç planlanmıyorsa, o zaman tarihin sesine kulak verilmeli, medeniyetler şehri Kudüs’ün ruhunu ve dokusunu bilen Türk milleti yeni bir nöbet için devreye girmelidir. Kudüs’ün her karışında izimiz ve eserlerimiz vardır. Kudüs bizi bilir, biz Kudüs’ü biliriz. Şayet ABD bunun önünde engelse NATO üyeliğini derhal tartışmaya açalım, Kürecik'i de, İncirlik'i de boşaltalım. Onlardan korkan en az onlar gibi olsun. Bizim ilhamımız Iğdırlı Hasan Onbaşı'dır. Haremi Şerif’in statüsünü bozacak yeryüzünde bir güç yoktur.. Mescid-i Aksa onurumuzdur. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Bizim hedefimiz hakka, hakikate ve hakkaniyete sahip çıkıp şeytanları taşa tutmaktır.

MAFYA VE CHP

“CHP Genel Başkanı bize kalırsa önce kendine bakmalıdır. Terör örgütüyle ittifak kuran bir partinin mafyadan dertlenmesi yüzsüzlüktür. Biz mafyayı tanımayız, mafyayı takmayız. Mafyadan da anlamayız. Cumhur İttifakı, cumhurla birliktedir. Türkiye terörle mücadelede mesafe kaydettikçe CHP çılgına dönmektedir. İP'in ağzını bıçak açmazken, HDP şok üstüne şok yaşamaktadır. Nerede terörist varsa orası meşru hedefimizdir.”

DOĞU PERİNÇEK: NET YANIT İÇİN ÜSLERİN DENETİMİ TSK'YA VERİLSİN

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, İsrail'e net yanıt verilmesi için Kürecik ve İncirlik'in TSK kontrolüne verilmesini istedi. Perinçek, Aydınlık'a yaptığı açıklamada hükümetin, Batı Asya devletlerini konferansa çağırabileceğini belirterek, hükümete şöyle seslendi:

“Üç ayaklı planın uygulanması için harekete geçilmeli. Birincisi, Doğu Kudüs merkezli, bağımsız Filistin Devletinin kurulması. İkincisi, ABD ve İsrail'in 'Kürdistan' adı altında İkinci İsrail Devleti'ni kurma girişiminin bugün öncelikle Suriye ve Irak topraklarında bozguna uğratılması. Üçüncüsü, ABD-İsrail-Yunanistan-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ortaklığının, Doğu Akdeniz'deki saldırganlığının boşa çıkartılması. ABD-İsrail merkezli tehdidi etkisiz kılmak için Batı Asya ülkeleri bir konferansta toplanmalı ve üç ayaklı planın etkin bir tarzda uygulanması için harekete geçilmeli.”

Kürecik ve İncirlik'in TSK'nın kontrolüne verilmesi gerektiğini söyleyen Perinçek, “ABD askeri uzmanlarına ise Türkiye'yi terk etmeleri için süre verilmeli” ifadelerini kullandı.

KÜRECİK'TE EYLEM

Öte yandan Türkiye Gençlik Birliği ve Vatan Partisi İsrail'in, Filistin'e saldırılarını protesto etmek için eylem kararı aldı. Yarın saat 13.00'te Kürecik Radar Üssü önünde basın açıklamaları düzenlenecek.

Sonraki Haber