Üniversite mezunu işçiler memur olmak istiyor

Üniversite mezunu işçiler, aynı yerde çalıştığı devlet memurlarıyla eşit haklara sahip olmadıklarını belirtti. Bu durumun iş hayatlarına yansıdığını, kendilerini moral açısından olumsuz etkilediğini belirten işçilerle konuştuk.

Kamu kurum ve kuruluşlarında 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi olarak daimi işçi kadrosunda çalışan ancak diğer kamu personeli gibi fırsat eşitliği yakalayamayan üniversite mezunu işçilerin sorunlarını dinledik. Üniversite mezunu işçiler, aynı bölümden mezun olduğu, aynı yerde çalıştığı, aynı işi yaptığı devlet memurlarıyla statü farkından dolayı aynı özlük haklarından yararlanamadığını ifade etti. Statü değişikliğiyle 657 sayılı yasaya tabi çalışmak, devlet memuru olmak istediğini aktardılar. İşçiler, kadrolu memur personele "Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği" sınavı ile hak ettiği unvan ve pozisyonlara ulaşma imkânı verilirken kendilerinin bu imkâna sahip olmadığını söyledi. Alanında eğitimli bir bireyin sahip olduğu iş potansiyelini tam olarak yansıtamadığını, heveslerinin kırılması ve mesleki anlamda moral kaybı yaşadığını ifade eden işçiler şunları anlattı:

'MESLEKİ KÖRELME VE MORAL KAYBI YAŞIYORUM'

Bir kamu kuruluşunda görev yapmakta olan Cihan Bey, “Ön lisansta ve lisansta kimya mühendisliği okumuş çekirdekten yetişme bir kimyacıyım. Şu an çalıştığım kurumda çok önemli bir projede, faaliyeti doğrudan yürüten az kişiden biriyim. Eğer görevde yükselme imkanı verilseydi proje sorumlusu olabilirdim. Fakat ne diplomamı ne de ünvanımı tam olarak kullanıyorum. Bu da benim iş motivasyonumu ve başarımı etkiliyor doğal olarak. İşte tam da bu yüzden ilerlemesinin önü kapatılmış işçi sınıfındaki üniversite mezunları uygulaması çağın gerekliliklerini karşılayamamaktadır. Mesleğimin kamuda birçok kurumda memur statüsünde karşılığı var. Mesleğimi çok seviyorum ama bu şekilde hem mesleki körelme hem de moral kaybı yaşıyorum.” dedi.

'DERDİMİZ PARA DEĞİL'

2007 yılından beri bir kamu kurumunda kadrolu işçi olarak çalışan E.D, alanıyla ilgili üç tane üniversite bitirmiş. Yetiştirdiği memurların daire başkanı olduğunu, kendisinin ise halen işçi kadrosunda çalıştığını söyleyen E.D, “Maaşım memur maaşından yüksek. Ama bizim derdimiz para değil. Varsın statü değişikliği benim maaşımı düşürsün. En azından diplomamızın gereğini yapmış olacağız." ifadelerini kullandı.

'DİPLOMAM YOK SAYILIYOR'

Yine bir kamu kuruluşunda maden teknikeri olarak çalışan E.K, bir maden mühendisi. Çalıştığı kurumun işlerini, sahalarındaki maden ve yapı özelliklerini yıllardır yakından takip etmesine rağmen unvanı olmadığı halde mühendislik yanında teknikerlik ve büro işlerini de yapıyor. Fakülteyi çok zor şartlarda bitirdiğini ve diplomasının yok sayıldığını belirtiyor.

'GÖREVDE YÜKSELME HAKKIM YOK'

İşletme Fakültesi mezunu bir başka işçi A.T, ise 15 yıldır kamuda bir üniversitede maaş mutemetliği ve satın alma sorumlusu olarak görev yaptığını söylüyor. Çalıştığı kurumda bütün iş yükünün kendisinde olduğundan söz eden A.T, “Satın alma sorumlusuyum. Fakat sorumlu olduğuma bakmayın. Kullanmış olduğum sistemlerin çoğu memur kadrosunda görev yapan arkadaşlar adına açıldı. İşlemleri ben yapıyorum, işi ben takip ediyorum ama bir imza yetkim dahi yok. Unvanım yok, görevde yükselme hakkım yok!” ifadelerini kullandı.

'MADDİ VE MANEVİ ANLAMDA MAĞDURUM'

Deneyimli bir elektrik mühendisi olduğu halde, yazılı ve sözlü sınavlardan geçerek çalıştığı kurumda en uygun pozisyon olan Elektrik Tesisat ve Bakım Ustası kadrosunu alabilen Y.S de ücretinde kayda değer bir değişim olmadığını, sendika ile yaptığı görüşmelerin de sonuçsuz kaldığını belirtti. Şu an çalıştığı kurum bünyesinde hizmet veren personel arasında da en düşük ücret skalası ile çalıştığını ifade eden Y.S, gerek maddi gerekse manevi anlamda mağdur durumda olduğunun altını çizdi.

15 DEFA GÖREV DEĞİŞİKLİĞİNE TABİ TUTULDU

Belediyede Harita ve Kadastro Teknikeri olarak çalışan M.A da bugüne kadar 15 defa görev değişikliğine tâbi tutulduğunu anlatıyor. M.A, “Her ne kadar üniversite mezunu olsanız ve kendinizi kariyerli, vasıflı, liyakatli görseniz de resmi kayıtlarda “vasıfsız işçi olduğunuzdan dolayı çalıştığınız kurum sizi istediği yerde ve pozisyonda çalıştırabiliyor. Biz üniversiteli işçilerin memurlar gibi atama, tayin, becayiş, geçici görevlendirme, görevde yükselme, derece-kademe vs. gibi hiçbir yasal hakları bulunmadığı gibi tarafımıza uygulanan bu haksız, adaletsiz 'mobbing' uygulaması hususunda da yasal yollarla hakkımızı arayamıyoruz. İşte bu veya bunun gibi nedenlerden dolayıdır ki, biz üniversiteli işçiler, statü değişikliği ile “memur” statüsüne geçmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

'MEMURLARLA AYNI HAKLARA SAHİP OLMAK İSTİYORUZ'

Tuğba Hanım “Çalıştığımız kurumlarda, kimimiz mesleklerini icra ederken, kimimiz mezuniyetleri ve daha faydalı olabilecekleri işler dışında çeşitli işlerde çalışıyoruz. Kendi mesleklerimizi yapsak bile, işçi statüsünde olduğumuz için mevcut durumumuzdan bir adım bile ileriye gidemiyoruz.
Bizim mücadelemiz, talebimiz yan yana çalıştığımız memur arkadaşlarımız ile aynı işi ve görevleri yaparken aynı haklara da sahip olabilmektir. Kamu Kurumlarında artık 'Sen işçisin, işçi kal' anlayışının terkedilerek, kendini akademik ve mesleki olarak geliştiren personelin önündeki engellerin kalkması gerektiğine inanıyoruz.” dedi.

Sonraki Haber