'Devrim' 50 yaşında

Türk Hukuk Kurumu’na ait Ankara Adakale Sokak, Hukuk Apt. No 28/1’deki daire, 1970 Ocak ayından sonra Proleter Devrimci Aydınlık’ın (PDA) merkezi ve 12 Mart 1971 darbesine kadar Aydınlıkçıların karargâhı oldu.
Aylık kirası bin yüz liraydı. “Ev sahibi” Türk Hukuk Kurumu’ydu. Türk Hukuk Kurumu Başkanı Muammer Aksoy, aynı binanın altındaki salonlarını her hafta salı akşamları Aydınlıkçıların eğitim konferansları için kullanmalarına da izin vermişti. Doğu Perinçek o dönemde Türk Hukuk Kurumu’nun yönetim kurulunda bulunuyordu. Türk Hukuk Kurumu aynı adreste varlığını sürdürmektedir.
PDA’nın karşısında aynı katta, daire no 28/2’de ise Doğan Avcıoğlu’nun yönetimindeki Devrim dergisinin bürosu bulunuyordu. Avcıoğlu’nun iki yardımcısı Hasan Cemal ile Uluç Gürkan, Devrim’in sorumlu yazı işleri müdürleriydi. Doğu Perinçek bir yazısında şöyle der: “Bizden güvenilir bir yazı işleri müdürü istediği zaman Hasan Cemal’i vermiştik. Seçimdeki hata, bütünüyle bizim kusurumuzdur.”
Sevim Belli, anılarında PDA bürosunun bu binada kiralanmasını, gerçeğe uygun olmayan bir biçimde şöyle anlatıyor:
“Proleter Devrimci Aydınlık (PDA) 1970 başında çıkmaya başlamıştı sanıyorum. PDA’cılar ‘Aydınlık’ -Sosyalist dergiden ayrılır ayrılmaz, ‘Devrim’ gazetesinin yönetim merkezinde hemen bürolar, salonlar ayrıldı kendilerine. Doğan Avcıoğlu ile daha önceden kurulan ahbaplıklar, bizden ayrılmalarını kolaylaştırmış mıdır acaba, diye düşünmüşümdür hep.” (Sevim Belli, Boşuna mı Çiğnedik?, Belge Yayınları, İstanbul 1994, s. 477)
YÖN
Doğan Avcıoğlu’nun Devrim’i 2 Ekim 1969 ile 27 Nisan 1971 tarihleri arasında PDA’ya komşu işte bu dairede yayımlandı. Fakat Devrim’e gelmeden önce YÖN’den söz etmek gerekir.
Eğer bugün Nazım Hikmet’i özgürce okuyabiliyorsak bunu Yön’ün mücadelesine borçluyuz!
Bir Türk aydınının Moskova'da Nazım Hikmet'in mezarı başında fotoğrafı ilk kez YÖN'ün 20 Kasım 1964 tarihli 86. sayısında yayımlanır. Gazeteci-yazar İlhami Soysal'ın fotoğrafının yanında, "Bir Türk şairinin ölümü" başlıklı yazısı vardır.
Fotoğraf ve yazı bir dönüm noktasıdır. Büyük yankı yaratır, YÖN hakkında "komünizm propagandası" gerekçesiyle dava açılır. Devamını İlhan Selçuk getirir. Selçuk, Nazım'ın "Kurtuluş Savaşı Destanı"nın kitap olarak yayımlanmasını önerir. "Destan", Yön Yayınları’ndan çıkar, büyük yankı yaratır, 1938'de hüküm giydikten sonra yasaklanan şiirleri, el yazısı ile çoğaltılarak elden ele dolaştırılan, 1930'larda doldurulan plakları gizlice dinlenen Nazım, YÖN'ün verdiği bu mücadele sayesinde ancak 1965 yılında Türkiye halkıyla özgürce buluşacaktır.
20 Aralık 1961'de ilk sayısı yayımlanan YÖN, Türkiye'nin siyasal tarihine damgasını vuran ve etkin rol oynayan bir yayın organı oldu. YÖN'ün her şeyi Doğan Avcıoğlu'dur. Mümtaz Soysal ve Cemal Reşit Eyüboğlu ile birlikte derginin kurucularından biri ve aynı zamanda ideologudur. Aralık 1961'den Haziran 1967'ye kadar yayımını sürdüren YÖN, 27 Mayıs Devrimi sonrasında aydınların "Kemalist-Sosyalist ittifakı"nın bir ürünüdür.
DEVRİM
İlk sayısı 2 Ekim 1969'da çıkan Devrim ise hem YÖN'ün devamı hem de onun daha ileri bir aşamasıdır. Prof. Dr. Yalçın Küçük, YÖN'ü "bir savaşın topçu atışı dönemi"ne, Devrim'i ise "tank savaşı aşaması"na benzetir. Prof. Dr. Hikmet Özdemir de YÖN'ü bir "sol koalisyon", Devrim'i ise "bir iktidar yürüyüşünün kavgacı yayın organı" olarak tarif eder.
Doğan Avcıoğlu, YÖN’ün son sayısında “Son Söz” başlıklı yazısında. “ilerde daha sık ve daha güçlü biçimde sesimizi duyurmak ümidiyle...” sözleriyle YÖN okuyucularına veda ederken, yeni yayın organına ilişkin ilk ipuçlarını da veriyordu.
Avcıoğlu Devrim’i, YÖN’de geliştirdiği iktidar stratejisini hayata geçirecek bir yayın organı olarak düşünüyordu. Önce “Atatürkçü ve devrimci bir Türkiye” kurulacak ve daha sonra sosyalizme bu yoldan geçilecekti. Devrim, bu amacın yayın organı olacaktı.
Devrim, 2 Ekim 1969 tarihinden 27 Nisan 1971 tarihine dek toplam 79 sayı yayımlandı. Devrim’in kurucu isimleri Doğan Avcıoğlu, İlhan Selçuk, İlhami Soysal ve Cemal Reşit Eyüpoğlu’dur. Mümtaz Soysal’ın YÖN ile yolu, derginin Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı’nca verilen kapatma cezasından sonra ayrılmıştır.
Devrim’in künyesinde gazetenin sahibi olarak Cemal Reşit Eyüboğlu, genel yayın müdürü olarak Doğan Avcıoğlu ve sorumlu yazı işleri müdürleri olarak da Uluç Gürkan ve Hasan Cemal’in isimleri yer alır.
DEVRİM BİLDİRİSİ
Devrim de YÖN gibi, bir bildiri ile yayın hayatına atılır. Bildiri, Avcıoğlu tarafından kaleme alınır. Bildiride, Türkiye’nin mevcut siyasi yapısının değişmesi gerektiği savunulur. Atatürk’ün söylev ve demeçlerinden şu sözlere yer verilir:
“Devrimin kanunu, mevcut kanunların üzerindedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızda ki cereyanı boğmadıkça, başladığımız devrim, bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki devirlerde de böyle olacaktır.”
“Herkesi memnun edelim dersek, mümkün olsun, hepsi memnun olsun, ama biz maksadı temin etmiş olmayız. İdare- i maslahatçılar esaslı inkılâp yapamaz. Bugünkü sefalet ve rezalet içinde esasen kimseyi memnun etmeye imkân yoktur: Memleket mamur, millet zengin olduğu zaman herkes memnun olur.”
“Devrimlerin asıl amacı, ülkemizi çağdaş uygarlık düzeyine yükseltmektir. Bu gerçeği kabul edemeyen kafaları tarumar etmek zorunludur.”
YAZAR KADROSU
Devrim Gazetesi’nin sayfalarında başlıca şu isimlerin yer almışlardır: Doğan Avcıoğlu, İlhan Selçuk, Hasan Cemal, Uluç Gürkan, Cemal Reşit Eyüpoğlu, İlhami Soysal, Uğur Mumcu, Çetin Altan, Şevket Süreyya Aydemir, İlber Ortaylı, Nejat Özön, Nimet Arzık, Bahri Savcı, Altan Öymen, Tanju Akersan, Oktay Akbal, Adalet Ağaoğlu, Aslan Başer Kafaoğlu, Rauf Mutluay, Cemal Madanoğlu, Doğan Hızlan, Konur Ertop, Osman Köksal, Türkkaya Ataöv, Metin And, Yılmaz Akkılıç, Nimet Arzık, Dündar Seyhan, Mucip Ataklı, Cevdet Kudret, Güngör Dilmen, Şiar Yalçın, Erol Toy, Kemal Tüfekçioğlu, Ömer Faruk Toprak, Ceyhun Atuf Kansu, Suphi Karaman Suphi Gürsoytrak, M. Başaran. Her sayı bir şiiri ile Fazıl Hüsnü Dağlarca; çizgileriyle de Turhan Selçuk, Eflatun Nuri ve Tonguç.
Bu yazar grubu içinde, 27 Mayıs 1960 Devrimi’nde görev yapmış, bir çoğu Milli Birlik Komitesi içinde yer almış emekli askerler Cemal Madanoğlu, Osman Köksal, Mucip Ataklı, Suphi Göksoytrak, Suphi Karaman,Yılmaz Akkılıç, Kemal Tüfekçioğlu ve Dündar Seyhan gibi isimler dikkat çekmektedir.
Devrim’in yayın çizgisinde emperyalizme karşı net tavır ve ulusal kurtuluş mücadelelerine tam destek görülür. ABD ile imzalanan ikili anlaşmalara karşı çıkılır. Devrim’de, YÖN’den farklı olarak, sosyalizm yerine Kemalizm vurgusu öne çıkar. Orduya seslenmek, ordu içinde taraftar bulabilmek, “zinde güçleri” ya da “zinde kuvvetleri” etkilemek için bu yöntem belirlenir. Örneğin YÖN yazarları arasında yer alan Mihri Belli,Vahap Erdoğdu gibi sosyalist kişiler Devrim’de yer bulamaz.
YENİLGİ
9 Mart 1971 günü öğleden sonra Doğan Avcıoğlu ile Binbaşı Erol Bilbilik Ankara'da Devlet İstatistik Enstitüsü önünde buluştuklarında ikisi de gelinen sonucu biliyorlardı. Avcıoğlu, Bilbilik'e "Ne düşünüyorsun?" diye sordu. Bilbilik endişeliydi. Tek cümleyle durumlarını özetledi: "Mahvolacağız!.." Doğan Avcıoğlu da aynı kaygıları taşıyordu: "Ben de öyle düşünüyorum Erol" diye yanıt verdi.
Ardından 12 Mart Muhtırası geldi. Muhtıranın altında, daha düne kadar 9 Martçılar'ın liderliğini yapan Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler ile Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur'un da imzaları vardı. YÖN Bildirisi'nde imzası olanlardan Nihat Erim ise Başbakan olmuştu!
Başbakan olur olmaz Erim'in ilk işlerinden biri Doğan Avcıoğlu ile görüşme talebi olur. Avcıoğlu tenezzül etmez, görüşmeyi reddeder. Bir süre sonra Cemal Madanoğlu ile birlikte tutuklanacak, 'orduyu isyana teşvik' iddiasıyla yargılanacak ve sonunda beraat edecektir.
Devrim ise 12 Mart 1971 muhtırasından yaklaşık bir buçuk ay sonra, 27 Nisan 1971’de, sol cunta ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle kapatılacaktır.
'HALKSIZ ASKER YA SİLİVRİ’DEDİR YA DA…'
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Yön dergisinin ilk sayısının 50. yılı nedeniyle yazdığı 20 Aralık 2011 günlü “İz bırakan aydın” başlıklı yazısında şöyle der:
“Doğan Avcıoğlu, arkasında derin iz bırakan aydınlarımızdandır ve elbette siyasetçilerimizdendir. İktidar mücadelesine teoriyle, programla ve siyasetler üreterek girmiştir. Başka deyişle sistemin manken politikacılarından değildir; devrimcidir. Birikimlidir. Çok çalışkandır ve namusludur…
“Avcıoğlu, Ordu-Millet birlikteliğiyle bir çıkış aramıştı. Arkasında bir 27 Mayıs Devrimi vardı. Modeli oydu. Ordu ile Milletin arasına bir artı (+) koyması, onun 150 yıllık devrim sürecinde çıkardığı denklemdir…
“Doğan Avcıoğlu’ndan bugünlere ve yarınlara kalan canlı bir teorik miras var. Yazdıkları hâlâ başucu kitaplarıdır. Yine ondan kalan, bütün devrimlerin pratiğindeki büyük hakikat var: Halk ile askerin birliği. Ve önemli bir ders var: Halksız asker, ya Silivri’dedir; ya da topuk selamındadır.”
Avcıoğlu 1973 sonrasında 'Milli Kurtuluş Tarihi' ve 'Türklerin Tarihi' adlı önemli eserlerini üretti. 4 Kasım 1983 günü hayata veda etti. Doğan Yurdakul'un gün yüzüne çıkardığı ve yayıma hazırladığı 'Türklerin Tarihi'nin 6. cildi 2013 yılında Kırmızı Kedi Yayınları’ndan okurlarına kavuştu.
Devrim gazetesi hakkındaki bilgiler, Kemal Barış Tığlı’nın Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Anabilim Dalı’nda 2005 yılında hazırladığı “Doğan Avcıoğlu ve Devrim Gazetesi” başlıklı yüksek lisans tezinden alınmıştır. Kendisine teşekkür ederiz.