'Hayalet' hâlâ dolaşıyor!

İki Alman devrimcisinin, üyeleri olduğu "Komünistler Birliği”nin programı olan “Manifesto”yu kaleme almalarından bu yana 170 yıl geçmiş. 21 Şubat 1848’de yayımlanan, 23 sayfadan oluşan bir metinden söz ediyoruz.

“Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor- Komünizm hayaleti. Avrupa'nın tüm eski güçleri bu hayalete karşı kutsal bir sürgün avı için ittifak halindeler, Papa ile Çar, Metternich ile Guizot, Fransız radikalleri ile Alman polisleri” diye başlayan o muazzam metinden.

“Komünistler, görüş ve niyetlerini gizlemeyi reddederler. Amaçlarına ancak bugüne kadarki tüm toplumsal düzenin zorla yıkılmasıyla ulaşabileceklerini açıkça bildirirler. Varsın egemen sınıflar bir komünist devrim ürküntüsüyle tir tir titresinler. Proleterlerin, zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yok. Kazanacakları bir dünya var.

Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!” diye biten, dünyada en çok okunan 23 sayfalık bir kitap, kitap bile değil, bir broşür.

"Bu küçük kitapçığın ağırlığı pek çok cilde denktir. Bugüne dek uygar dünyada örgütlü ve mücadeleci proletaryanın tümüne hayat ve hareket veren onun ruhudur" der, Büyük Ekim Devrimi’nin önderi Lenin.

BİLİMSEL SOSYALİZM GELİYOR

Komünist Manifesto, yasadışı uluslararası bir işçi örgütü olan Komünistler Birliği’nin Kasım 1847’de Londra’da yapılan ikinci kongresinde kararlaştırıldığı gibi Karl Marks ve Friedrich Engels tarafından hazırlandı. Manifesto, bilimsel sosyalizmin ilk bildirgesidir.

Marks ve Engels'in Aralık 1847 ile Ocak 1848 arasında yazdıkları “Komünist Manifesto”, 1848 21 Şubat´ında, tüm Avrupa´nın devrimci

ayaklanmalarla çalkalandığı bir dönemde, Londra´nın gösterişsiz, küçük bir basımevinde basıldı. Ve 170 yıl içinde insanoğlu bununla kıyaslanabilecek bir başka metin ortaya çıkaramadı. Komünist Manifesto, bilimsel sosyalizmin temel ilkelerinin sistemli olarak ortaya konulduğu ilk metindir.

Manifesto, aynı yıl Karl Marks’ın adıyla önce Almanca, sonra İsveççe yayımlandı. Marks ve Engels’in adları birlikte ilk olarak 1872 Leipzig baskısında yer aldı. Almanca; “Manifest der Kommunistischen Partei” olan ismi de “Kommunistisches Manifest” olarak değiştirildi. Manifesto’nun büyük bölümü Marks tarafından yazılmıştır.

NE ANLATIYOR?

Kitabın birinci bölümü “Burjuvalar ve Proleterler” başlığını taşır. Sınıf mücadelesinin, toplumların gelişmesinin itici gücü olduğu belirtilir.

“Proleterler ve Komünistler” başlıklı ikinci bölümde, komünistlerin programı anlatılır.

Üçüncü bölümün başlığı “Sosyalist ve Komünist Literatür”dür.

“Komünistlerin Çeşitli Muhalefet Partilerine Karşı Tutumları” başlıklı dördüncü ve son bölüm, “Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur. Oysa kazanacakları koskoca bir dünya vardır. Bütün ülkelerin işçileri birleşin!” sözleriyle sona erer.

İNCİL VE KUR’AN’DAN SONRA

Komünist Manifesto, bilimsel sosyalizmin politika sahnesine çıkışının ilk işaretidir. 170 yıldır en çok okunan, en çok tartışılan ve toplumsal ve siyasal etkisi ve gücü açısından kendisiyle kıyaslanabilecek bir başka metnin, bir başka siyasal hareketin ortaya çıkamadığı bir programdır. Tüm zamanlarda Komünist Manifesto’dan daha fazla baskısı yapılmış yalnız iki kitap bulunmaktadır: Manifesto’ya kıyasla

yüzlerce yıl geçmişi olan Müslümanların Kur’an-ı Kerim’i ve Hıristiyanların İncil’i.

Manifesto, Marksizmin temel, devrimci klasiklerinden biri ve aynı zamanda, tüm dünyadaki sosyalist ve komünist partilerin programlarının temelini oluşturur.

'İŞTİRAKİYUN BEYANNAMESİ'

Komünist Manifesto Türk okuruyla ne zaman buluştu? Mustafa Suphi’nin çevirisi, “Bir hayalet, komünizm hayaleti Avrupa’yı büyülemiştir. İhtiyar Avrupa’nın bütün iktidar makamları, Papa ve Çar, Metternich ve Guizot, Fransız radikalleri, Almanya polisleri, bu hayaleti kuşatıp sıkıştırmak için bir mukaddes Ehl-i Salip (Haçlı) tertibiyle ittihat ettiler” cümlesiyle başlamaktadır. Ancak yarım kalmıştır.

Komünist Manifesto’nun Türk okuruyla buluşmasını sağlayan Dr. Şefik Hüsnü Deymer’dir. Komünist Manifesto 1923 tarihinde “Aydınlık Külliyatı, Numara 9” bilgisiyle yayımlanmıştır. Manifesto’nun çevirisi Dr. Şefik Hüsnü tarafından yapılmıştır. Şefik Hüsnü Manifesto’nun önsözünde şöyle yazmıştır: “Bu tarihi beyanname bundan tam yetmiş beş sene evvel meşhur Alman dâhisi ve beynelmilel işçi inkılâbı nazariyecisi Karl Marx ve şeriki Friedrich Engels tarafından kaleme alınmıştır… Ermenice, Yahudice ve Çincesi çıkmış olan bu edebi ve ilmi abide şimdiye kadar maatteessüf Türk lisanına tercüme edilmemişti… Memleketimizde yekdiğerini takip eden şahsi idareler her hususta olduğu gibi fikir sahasında da diğer milletlerden geri kalmamıza sebep olmuştur… İştirakiyun Beyannamesi inkılâp rehberlerinin elinde bir anahtar vazifesi görecektir…” (“Komünist Manifesto’nun Türkçe Serüveni”, Hamit Erdem, Toplumsal, 23 Şubat 2015)

45 YIL SÜREN YASAK

Komünist Manifesto ve benzeri sol yayınlara konulan yasak 45 yıl sürdü. 1963 yılında Türkiye İşçi Partisi’nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi, TCK’nın 141 ve 142. maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmuş, Anayasa Mahkemesi 1965’de aldığı kararla bu maddelerin “komünizm propagandasını yasakladığı”nı, ancak “bilimsel yayınları” kapsamadığına hükmetmiş, Anayasa Mahkemesi kararı iki yıl sonra 1967’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

İkinci kez Kerim Sadi’nin çevirisiyle 1936’da yayımlanan kitabın 1968, 1970, 1976, 1979’daki çeşitli çevirileri toplatılarak, yayımcıları komünizm propagandası yapmak suçundan mahkum edildiler.

Komünist Manifesto, 1968 yılında Süleyman Ege tarafından Bilim ve Sosyalizm Yayınları’nca basılmıştır. Daha sonra çok sayıda sosyalist parti ve yayınevleri, Manifesto’yu yeniden ve yeniden yayımlamışlardır.

Hadi, Kaynak Yayınları’ndan, sevgiyle, özlemle andığımız Işık Soner’in çevirisinden Komünist Manifesto’yu yeniden okuyalım