Kimi kazanacağız

Okuyucularımız var, dostlarımız var. Bizi uyarıyorlar, “Aman CHP tabanını kazanın” diyorlar.

MİLLETİ VE ÖZELLİKLE ÜRETİCİLERİ KAZANMAK
Vatan Partisi’nin kazanacağı halk kitlesi, yalnız Ak Parti ve MHP tabanı ya da yalnız CHP ve İyi Parti tabanı diye tanımlanamaz. Biz, milletimizin hepsini kazanmayı hedefliyoruz. Bütün sınıflarıyla Türk milletini birleştireceğiz. Özellikle işçisi çiftçisi, esnafı ve zenaatkârı, sanayicisi ve tüccarıyla bütün üreticileri kazanma göreviyle karşı karşıyayız.
Vatan Partisi için, kazanacağı halk kesimini, “CHP tabanı” diye tanımlamak, hükümet olma hedefinden vazgeçmektir. Yalnız “Ak Parti tabanı” diye tanımlamak da hükümet kurma amacını terk etmek anlamına gelir. Çünkü artık Türkiye, ne tek başına Ak Parti tabanına, ne de tek başına CHP tabanına dayanarak yönetilebilir. Bu partiler, birbirlerine duvar çekmiş bulunuyorlar. İşte sistemin çıkmazı buradadır. Vatan Partisi, o çıkmazı paylaşmıyor, Türkiye’yi bu çıkmazdan kurtarmak için çalışıyor.
İçine girdiğimiz zorlu dönem, milletin ve üreticilerin en geniş kesimini birleştiren bir hükümeti gerekli kılmaktadır. Biz, Edirne’den Van’a kadar bütün milletimizi, bütün üreticilerimizi kazanmayı amaçlıyoruz. HDP seçmeni de bizim vatandaşlarımızdır ve elbette onları da kazanacağız.

MİLLETİ VE ÖZELLİKLE ÜRETİCİLERİ KAZANACAK PROGRAM VE SİYASETLER
Bizi “CHP tabanını kazanma” görevi içine hapsetmek isteyenler, itiraf etmeseler bile aslında bize program ve siyasetlerimizden vazgeçmeyi öneriyorlar. Açıkçası Vatan Partisi’ne, CHP tabanının hoşuna gidecek program ve siyaset üret diyorlar. O taban şu anda HDP/PKK ile işbirliği yapan CHP yönetimine rıza göstermektedir. Bu durumda CHP tabanı, ancak Atatürk Devrimi rotasına çekilerek kazanılabilir.
Aynı saptama Ak Parti ve MHP tabanlarını kazanmak açısından da geçerlidir.
Vatan Partisi, iflas etmiş olan düzenin partisi değildir. Partimiz, iflası ve çöküşü paylaşmak için kurulmadı. Bu borç batağından bir Üretim Devrimiyle çıkmak için varız. Bu emperyalist tehditlere boyun eğmek için değil, vatan bütünlüğü için varız.
Vatan Partisi, halk kitlelerinin eğilimlerine teslim olan bir parti değildir, halkı da kendi tecrübeleri içinde dönüştüren bir partidir. Üretici eğer üretilenleri yağmalayanların peşinden gidiyorsa, bizim görevimiz üreticiyi üretici bilincine kazanmaktır.

TABAN ÖNCÜYÜ YÖNETMEZ ÖNCÜ TABANI YÖNETİR
Yukarda belirttiğimiz nedenlerle Vatan Partisi’ni taban yönetmez. Vatan Partisi, tabana önderlik eder. Eğer tarih boyunca siyasal hareketleri taban yönetseydi, hâlâ derebeylik çağında olurduk.
Hz Muhammed’i taban yönetmedi. Hz. Muhammed, puta tapan o tabanı değiştirdi, kabileler arasındaki savaşlara son verdi. Ticaret uygarlığının kurulmasına önderlik etti.
Mustafa Kemal Atatürk’ü de taban yönetmedi. Atatürk, o tabanı kendi tecrübeleri içinde dönüştürdü. Padişahın kulu idik, o devrim sürecinde Cumhuriyet yurttaşı olduk.

TOPLUMUN SİSTEME SIĞMADIĞI TARİHSEL DURAK
Vatan Partisi, düzenin partilerinden farklıdır. Varolan sistemin toplum üzerinde bir hakimiyeti var. Toplum, en sonunda bu sistemin toplumudur. Ama işte şimdi toplumun sistemin içine sığmadığı bir yere geldik.
Sistem, herkesi borca batırdı. Sistem, kavimsel ve mezhepsel bölünmeler dayatıyor. Toplum, bu sistemin içinde karnını doyuramayacağı koşullara sürükleniyor. Millet, bu sistemin içinde ciddî tehditlerle karşı karşıyadır. O nedenle toplum, sistemin dışındaki çözümlere kulak vermek durumundadır.
Bursa’da Vatan Partisi’nin Belediye Başkan Adayı Suna Soydaş, Bursa halkının bir ipek böceği gibi kozasını delip çıkmak durumunda olduğunu belirtti. İpek böceği, kozasından doğal süreçlerde çıkıyor, tıpkı civcivin yumurtanın kabuğunu kırıp çıkması gibi. Ancak toplumların kabuğunu kırması siyasal önderlikleri gerektiriyor. Türkiye, Kemalist Devrimden sonra ilk kez böyle bir sürecin eşiğine gelmiştir.

HALK ÖNCÜSÜNE KAVUŞUR KABUKLAR KIRILIR DUVARLAR YIKILIR
Bu koşullarda ne kadar cilalanırsa cilalansın, bütün kabuklar delinmeye, bütün duvarlar yıkılmaya mahkumdur.
Toplumlar, yaşamayı seçer. Artık Türkiye için borç batağında yaşamak diye bir seçenek yok! Atık Türkiye için, ABD denetiminde var olmak diye bir seçenek yok! Ölüm, seçenek değildir!
Üretim çarkı dönecek. Türk milleti yaşamak için Üretim Devrimine yönelecek. Bugün yaşamak, Üretim Devrimini yapmakla olur. Bütün partilerin tabanları bu zorunluluğun eşiğindedir. O tabanları birbirine kırdırmaya yönelik sistem siyaseti de iflas etmiştir.
O nedenle üreticileri farklı partilerde oyalayan ve çarpıştıran siyasetler. iflas etmek üzeredir. Bu durumda Vatan Partisi’ni Ak Parti ve MHP’ye karşı CHP siyasetinin içine kapatmaya yönelik öneriler geçersizdir.
Vatan Partisi, programında tanımlandığı üzere, bütün milletimizin, her sınıftan bütün üreticilerin partisidir.
Zaman, Vatan Partisi zamanıdır.
Gündem, bir tek Vatan Partisi’nin görebildiği gündemdir.