Merkez sıkıştırıyor bankalar dolanıyor

Merkez Bankası, “Liralaşma stratejisi” kapsamında döviz tarafında gittikçe artan düzenlemeler içerisinde. Ocak 2023'te yayınlanan “Döviz Piyasaları Uygulama Talimatı”nda aynen şöyle yazıyor: “Bu uygulama talimatı, Merkez Bankası bünyesindeki Döviz Piyasalarında işlem yapmaya yetkili bankalarca bu piyasalarda gerçekleştirilen işlemleri kapsamaktadır. Bu talimatta yer almayan konularda bankacılık sisteminde genel kabul görmüş standartlar ile teamüller uygulanacaktır.”

Geçen hafta bir haber yayımlandı. Nasıl Bir Ekonomi'deki haberde, “Merkez Bankası, türev ve spot piyasadaki döviz işlemlerinin netleştirme raporlarında uyumsuzluk olduğu gerekçesiyle bankalara 1 milyar liraya yakın ceza kesti.” bilgisi yer aldı. BloombergHT'nin aynı konulu haberinde de, “Bloomberg HT'nin edindiği bilgilere göre, ek ücret uygulaması, yurtdışına döviz transferi işlemlerindeki bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçe gösterilerek nedeniyle gerçekleştirildi. Toplam cezanın 700 milyon liraya yakın olduğu ifade edildi.”

KURDA MAKASI AÇIN!

Haberlerde Merkez Bankası'nın bankaları bu konuda daha önce uyardığı da not edildi. Piyasadaki kaynaklarımızın iddiasına göre, bu cezaların gündeme geldiği günlerde Merkez Bankası bankalardan döviz alım-satım makasını artırmalarını da istedi.

25 Şubat itibarıyla doları esas alırsak bir özel bankanın banka gişelerinde alım-satım makası yüzde 1.48 civarında, dijital bankacılıkta bu oran yüzde 4.2'lere kadar çıkıyor. Merkez Bankası'nda ise bu oran yüzde 0.18 kadar. BloomberHT ekranına göre, aynı gün serbest piyasadaki alım satım makası ise yüzde 0.58 kadardı.

4 Şubat'a bakalım: Merkez Bankası yine 0.18 kadar. Banka gişeleri yüzde 1.97 iken dijital bankacılık yüzde 4.07 düzeyindeydi.

FORWARD İŞLEMLERE ZAM

Merkez Bankası'ndan bankalara iletilen bir diğer talebin ise forward işlemlerine ilişkin olduğu öne sürüldü. Buna göre bankalar eliyle yapılan forward işlemlerinde yüzde 30'luk faizin yüzde 40'a çıkarılması istendi. Bunun nedeni ise, çeşitli kredi kısıtlamaları yüzünden bilançolarında döviz tutamayan ama kur riski de almak istemeyen şirketler forward (ileri tarihli alım/satım işlemi) yapıyorlar. Fakat bu da en nihayetinde sanal da olsa bir talep yarattığı için kur üzerinde ileri vadeli bir yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Merkez Bankası bu taleplerle bizim “dar alanda sıkı markaj kambiyo rejimi” olarak adlandırdığımız politikasını daha da sıkılaştırmaya başlamış görünüyor.

KURALA UYMAK YERİNE DOLAŞMAYI TERCİH EDİYORLAR

Konuyu bankacılık kaynaklarımıza sorduğumuzda kur makasının açılması tavsiyesini de forwardda faiz artışı talebini de doğruladılar. Kamu tarafında kaynaklarımız ise, bazı bankaların makroihtiyati tedbirleri atlatmak için yöntemler sürekli yöntemler geliştirdiklerini ifade ettiler. Piyasalar ve bankacılık genel müdürleri de bu bankaların peşlerinden gidebiliyor. Örneğin forward yapılıyor ama onunla yurt dışına TL çıkarılıp, dönüp döviz alımı yapılıyor. Esas itibarıyla bu spekülatif bir işlem. TL mevduatla oluşan kredi ile döviz alınmasına Merkez Bankası kesinlikle karşı. Yakın zamanda bir iktisat toplantısında da konu gündeme gelince hocalardan biri şu yorumu yaptı: “Bu bankalar var ya isteseler hükümet devirirler, öyle güçlüler. Başka ülkede düzenleme yapılsa bütün sistem ona uyar. Doğru veya değil uymak gerekir. Biz de kamu bir düzenleme yapıyor. Herkes ben bunu nasıl aşarım diye çalışıyor, bu doğru bir yaklaşım değil.” Gerçekten den FED ve Avrupa Merkez Bankası bir karar aldığında bankalar bunu zorlamıyor ama bizde sistem yeni yeni oturmaya başladı. Aşırı serbest piyasa düzeninden sıkı kurallı piyasa rejimine geçiş sancıları var.

ŞİRKET YÖNETİMLERİNDEN HAYAT SİGORTASI İSTİYORLAR

Bankaların ve sigorta şirketlerinin müşterilerine yönelik bazı uygulamalarından şikayetler artıyor. Selektif kredi politikası kapsamında ticari kredilere kriterler getirilmesi ve üretime yönelik kredilendirmenin teşvik edilmesi Merkez Bankası tarafından sağlanmaya çalışılırken, bankaların ticari kredi alacak şirketlerin yönetim kurullarından hayat sigortası istediği öne sürüldü. Önceki gün sohbet ettiğimiz alüminyum sektöründe faaliyet gösteren Antalyalı bir iş insanı, “Banka hayat sigortası talep etti. Bütün yönetim kurulu üyelerine yapsak dünyanın parası. Bu tüzel şirket bireysel hayat sigortası istemesi kabul edilebilir değil.” ifadelerini kullandı. Maden sektöründe faaliyet gösteren Kayserili bir başka iş insanı da, sigorta şirketlerini eleştirerek şunları söyledi: “İşletmenize sigorta yaparken dünya kadar para alıyorlar. Sonra başına bir şey geldiğinde bu kapsamda değil, şu kapsamda değil diyorlar. İyi günde varlar, kötü günde yoklar.”