On İkinci Tablet Avrasya

Şimdi, doğacak güneşe bakın, doğudan.
Gövdelerinizi uyandırın, gözlerinizi açın.
Kalkın yataklarınızdan, koltuklarınızdan doğrulun,
Güneşe bakın! Doğu’dan yükselen güneşe!
Hani, ihanet eden kardeş büyük kapıyı açmıştı,
Hani, ülkemiz dörtbir yandan kuşatılmıştı ya!
Haydi, kalkın ayaklarınızın üstüne, yurttaşlarım,
Bahçelere çıkın, sokaklara çıkın, meydanlara çıkın.
Güneşe bakın! Doğu’dan yükselen güneşe!
Düşman kargıları yel gibi odalarımıza dalardı,
Cesetlerimiz kirli, bayraklarımız yerde yatardı,
Ot bitmez denilirdi toprağımızın üstünde...
Yanıldılar! Bakın nasıl da fışkırıyor badem ağaçları.
Heyy, yüreklerinizin kabuğundan çıkıp da bakın,
Bozkırdan yükselene, çölden yükselene...
Güneşe bakın! Doğu’dan yükselen güneşe,
Bizim güneşimize!