TMSF yeniden gündemde!

674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 3 Eylül 2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlandı. Bu KHK ile TMSF yeniden ekonomi dünyasında sık sık gündeme gelecek.

TMSF KAYYIM OLUYOR

Bundan böyle FETÖ ile bağlantısı tespit edilmiş şirketlerin Kayyımlığını TMSF yapacak. Şu ana kadar kayyım atananların yetkisi TMSF’ye devredilecek. 3 Eylül tarihinden itibaren mahkemeler kayyım olarak TMSF’yi yetkilendirecek.

SINIRSIZ YETKİ

OHAL kapsamında çıkartılan KHK’lerle kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilen Vakıflar ve Hazine'ye devredilen şirketler hariç olmak üzere kayyım olarak atandığı şirketlerde TMSF, şirketlerin mali durumu, ortaklık yapısı, diğer sorunları ve piyasa koşulları nedeniyle mevcut halin sürdürülebilir olmadığını tespit etmesi halinde varlıklarının satılmasına veya feshi ile tasfiyesine karar verebilecek.

Bankaların tasfiyesinde TMSF’ye tanınan yetkiler bu KHK ile kayyım olarak tanınan şirketler bakımından de geçerli olacak.

TMSF, kayyımı olduğu şirketlerin varlıklarını iktisadi bir bütünlük içinde satması halinde bu satış bedelinden FETÖ/PDY terör örgütüne ilişkisi olmadığı tespit edilenler ile gerçek alışveriş yapanlara alacaklarını ödeyecek veya alıcıya ödetecektir.

YETKİLER HAKSIZLIK YARATMAMALI

Bu yetkiler varlıkların adil olmayan biçimde el değiştirmesine ve ticari faaliyetlerin sona ermesine yol açacak ve yanlış ve haksız kullanıldığında çok büyük zararlar doğuracak bir kaosa sebep olacak niteliktedir. TMSF’nin eski uygulamalarını hatırladığımızda bu yetkilerin objektif ölçütlerle kullanılmaması halinde haksızlıklara yol açacağını tahmin edebiliriz.

Bu nedenle TMSF ve mahkemeler yetkilerini kullanırken masum ve farkındasız biçimde cemaate yardım eden, cemaat veya tarikat olduğunu sanıp aslında bir terör örgütü olduğunu bilmeyen ve bu kısmında olmayanların mağdur olmaması da sağlanmalı.

Örnekler çok:

* Sadece kurban yardımı yapmış ve bunu bir sevap kabul etmişler,

* Bunlar okul yapıyor, yurt yapıyor eğitime katkı sunuyor; diye aldanıp yardım yapanlar,

* Cennet tapusunu veren mutemetlerin sözlerine ikna olup yardım ve bağışta bulunanlar,

* Bunun yanında devlete karşı silah çekilmesini zinhar kabul etmeyecek,şiddete karşı, bayrağına ve ülkesine sadık ama aldanıp cemaatçi olanları,

Ayırmak lazım.

Bunun yanında bilinçli, hedefleri ortada ve devleti ele geçirmek amacı ile şirketini kullandıran, bu amaçla ticaret yapan, dernek ve vakıflar yoluyla bu amaca hizmet edenler gereken en büyük cezayı ödemeliler.

Bu yetkilerin kullanılmasında adil davranılmaması halinde ileride AHİM tarafından Türkiye’ye milyar dolarları bulacak cezalar uygulanabileceğini hatırlatalım. Aman sağduyu ve adalet!