‘Ucuz kahramanlığı’ bırakalım çözüm üretelim!

Türkiye kritik günlerden geçiyor. Döviz kurlarındaki kırılmanın nereye kadar devam edeceği de belli değil.
Sanayici, ihracatçı, ithalatçı, tüccar, çocuğu yurtdışında okuyan vatandaşlar, ithal ilaç-tohum-gübre kullanan çiftçi, ... herkes hesaplarını yeniden yapıyor.
Yatırımlar, projeler, ... askıya alınmış durumda.
UYKUSUZ GECE
Geçtiğimiz pazar gecesi Asya piyasalarının açılmasıyla birlikte uykular yine kaçtı. Dolar 7,5 liraya dayandı.
Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu peş peşe kararlar aldı.
İş dünyası ve döviz borcu olanlar zaten aylardır gece uyku uyumuyor.
YENİ SIKINTI
Bu arada “yandaş” medyada ve AKP kadrolarında “ucuz kahramanlık” öne çıkmaya başladı. Erdoğan’a yaranma peşinde olanlar gaza bastı. “Mehter takımıyla yola devam” havası estiriyorlar.
“Cehaletin özgüveni” zirvede.
Seçimlerin erkene alınmasının asıl nedenini unutup “kriz yok” demeye getiriliyor.
Ekonominin yapısal sorunlarının üstünü örtme çabası var.
Yaklaşan yerel seçimler düşünülerek krizi çözme yerine, bir yolunu bulup erteleme gayretleri seziliyor.
Ama Türkiye’nin böyle bir lüksü yok!
ABD SALDIRISI OLDUĞU DOĞRU
Türkiye’ye yönelik, planlı, kapsamlı bir saldırı olduğu doğru. Türkiye’yi “ekonomik krizle yola getirme taktiği” devrede. Beyaz Saray’ı, Pentegon’u, CIA’sı, FBI’ı Türkiye için fazla mesaide.
“Yandaş” kalemler Erdoğan-Trump görüşmesi üzerine övgüler düzerken, biz bu günleri anlatmaya çalıştık. Türkiye’nin ABD’nin hedefinde olduğunu, adımların buna göre atılması gerektiğini söyledik.
Ama Türkiye ABD saldırısına hazırlıksız yakalandı.
YANILDILAR
Biz, “Borçlanma ekonomisi duvara toslayacak” dediğimizde bizlerle dalga geçenler, eleştirenler, “yıllardır aynı şeyleri yazıyorsunuz” karşılığını verenler şimdi şaşkın.
“Ucuz kahramanlıkla” günü kurtarmaya çalışıyorlar.
Artık gerçek tespit edilmeli. Sanayici çarkları döndürmekte, çiftçi üretim yapmakta, esnaf kepenk açmakta zorlanıyor.
YAPILMASI GEREKENLER
Şu anda yapılması gereken sakin ve akıllı davranmak.
ABD’ye karşı bütün dünya ayakta. Bu Türkiye için avantaj.
Tüm yanlışlarına rağmen Türkiye ile dayanışma içindeler. Bunlar olumlu.
Ama ülke ve ekonomi yönetimimizde zafiyet var.
Krize çözüm diye sunulan önlemler, kimseyi tatmin etmiyor.
Hayal kırıklığı giderek büyüyor.
Acil “güven”e ihtiyaç var.
Hem içerisi, hem de dışarısı için..!
DAYANIŞMA ŞART
Toplumun her kesiminin aklına, bilgisine ihtiyaç var. Zaman giderek daralıyor. Derhal bir kriz merkezi kurulmalı ve o merkezde, iktidar, muhalefet toplumun her kesiminden temsilciler bulunmalı.
TÜRK-İŞ, TOBB-TÜSİAD, TZOB, ...işçi, çiftçi, iş insanları örgütleri “dayanışma” mesajları verdiler.
Siyasi partiler de benzer tavır içinde.
KAYNAK İSRAFINA SON
Kaynak israfına yol açan girişime derhal son verilmeli.
Kamuda araba saltanatı bitirilmeli.
Bakan Yardımcısı altının makam araçları iptal edilmeli.
Kamuda kiralık bina savurganlığı engellenmeli.
Lüzumsuz yurtdışı gezileri durdurulmalı.
“Yandaşa teşvik” uygulamasından vazgeçilmeli.
Üretim teşvik edilmeli
Kamu ihalelerinde “istisnalar” kaldırılmalı.
İhalelerde gerçek rekabet sağlanmalı.
Beştepe’den başlanılarak tasarrufa gidilmeli.
Ekonomi yönetimi ehil ellere teslim edilmeli.
İşe yaramayan hamlelere son verilmeli.
...
Çiftçiler iyi bilir. Tarlayı sularken arkta bir göçük olduğunda zamanında toprak atmazsan bir süre sonra attığın toprak hiç işe yaramaz. Taşan su attığın toprağı anında alır götürür. Göçük bölgesine büyük bir taş ve etrafına engelleyiciler konup ondan sonra toprak doldurmak gerekir. Suyun boşa gitmesi ancak böyle önlenir.
Ekonomide de durum aynı.
ÇÖZÜM ÜRETELİM
ABD saldırısına karşı direnmek önemli. Ama bu saldırıları boşa çıkarmanın yolu içte sağlam durmaktan geçiyor.
“Ekonomi tıkır tıkır işliyor” demekle çarklar dönmez. Köklü tedbirlere ihtiyaç var.
Hamaseti bırakalım, çözüm üretelim..!