Azerbaycanlı siyaset bilimci Fuat Hilalov: Paşinyan’ın iktidar savaşı

Tovuz bölgesinde yaşananlarda ABD'ye yakın Paşinyan'ın iktidarı sürdürme çabası var. Batı, bu gerginliği Rusya ile Türkiye'yi karşı karşıya getirmek için köpürtüyor. Azerbaycanlı siyaset bilimci Fuat Halilov, Ermeni saldırısının perde arkasını Aydınlık'a anlattı

Azerbaycanlı siyaset bilimci Fuat Hilalov: Paşinyan’ın iktidar savaşı
A+ A-

TEVFİK KADAN

Ermenistan, hafta başında Azerbaycan'ın Tovuz bölgesine ani bir saldırı düzenlemiş ve 7 askeri şehit etmişti. Azerbaycan Ordusu ise saldırıyı misliyle yanıtlayarak Ermenistan cephesine ciddi kayıplar verdirdi. Azerbaycan medyasında saldırının arkasında Rusya olduğu ileri sürülürken, Türk basını da bu iddialara destek verdi.

İddialara dayanak olarak ise Tovuz bölgesinin Türkiye ile olan yakın ilişkisi gösterildi. Dağlık Karabağ'ın yaklaşık 250 kilometre kuzeyinde bulunan Tovuz, TANAP ve BTC boru hatları ile Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattına ev sahipliği yapıyor. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tek karayolunun geçtiği kent, iki ülke arasında stratejik köprü vazifesi görüyor.

İşte Türkiye'nin Rusya'dan gaz teminini azalttığı gerekçesiyle Moskova'nın TANAP'a yönelik bir saldırıyı kışkırttığı, hatta bu yolla İdlib ve Ayasofya mesajları verdiği dahi ileri sürülüyor. Fakat işin arka planı, pek de komplo teorilerine uymuyor…

Azerbaycanlı siyaset bilimci Dr. Fuad Hilalov, Ermenistan saldırılarının arka planını Aydınlık'a anlattı. Erivan'da Kadife Devrim'le gelmiş kuvvetli bir Soros iktidarının olduğunu vurgulayan Hilalov, Rusya'nın bir tuzağa çekilmek istediğini söyledi. Hilalov'un tespitleri şöyle:

KOMPLOCULAR İŞ BAŞINDA!

“Bugün maalesef Türkiye'de de, Azerbaycan'da da son yaşanan olayların arkasında Rusya parmağının olduğunu ısrarla göstermeye çalışıyorlar. Hiçbir mantığa dayanmayan komplo teorileri ortaya atıyorlar. Bu insanların motivasyonlarını çok iyi anlıyoruz. Maalesef Türkiye'de 1945'lerden bu yana devamlı olarak NATO'dan nemalanan ve güya kendini milli, vatansever olarak gösterip de tamamıyla CIA'nın, Soros'un beslemesi olan insanlar toplumda böyle bir algı yaratmaya çalışıyorlar. Biraz ciddi, biraz derinlikli baktığınızda bunun tamamıyla boş bir hayal ürünü, hatta provokasyon olduğunu görebiliyoruz. Azerbaycan'da da böyle insanlar var. 30 yıldan bu yana devamlı olarak her türlü maddi manevi desteği belirli istihbarat kurumlarından aldıkları için bu adamlar; her olayda her meselede Rusya parmağı olduğunu göstermeye çalışıyorlar. Hatta kendi ülkelerinin başarısızlıklarında bile Rusya'yı suçluyorlar. Ve maalesef bu insanlar büyük medya kurumlarında etkili oldukları için toplumda da zaman zaman yanlış algı yaratabiliyorlar. Meselenin özüne baktığımız zaman şunu görebiliriz: Değil Rusya, hiçbir aklı başında olan ülke komşusunda yangın çıkmasını istemez; çünkü o yangın bir gün gelir size sıçrar! Özellikle Kuzey Kafkasya Rusya için kritik bir bölge. Dolayısıyla bugün bir takım güçler Rusya'nın güney ve batı sınırlarında yangınlar çıkararak, Moskova'yı yeni cephelere hapsetmeye çalışıyorlar.”

PAŞİNYAN SOROS BESLEMESİ

“Ermenistan'da iki sene önce iktidara gelen Paşinyan ve ekibi tamamen Soros beslemesi. Fakat Rusya'nın Ermenistan'daki gücünden dolayı şu ana kadar Moskova'ya karşı açık bir karşı tutum alamadılar. Korkuyorlar, ama fırsat bulurlarsa aynı Gürcistan'daki gibi hemen Batı'ya yönelirler. Rusya da bunun farkında ve Ermenistan iktidarı ile araları çok kötü.”


NEDEN ŞİMDİ HAREKETE GEÇTİLER?

“Paşinyan, Kadife Devrimi'yle iktidara geldikten sonra halka verdiği ekonomik kalkınma vaatlerinin hiçbirini yerine getiremedi. Batı kaynaklarından fon sağlayamadı. Malum Batı'nın eliyle Kadife Devrimleri yapılıyor ama Batı daha sonra bu iktidarları ortada bırakıyor. Ukrayna'da da Gürcistan'da da bunu gördük. Aynı süreç Ermenistan'da yaşandı ve iki sene içinde ekonomide değil gelişme, gerileme oldu. Kovid-19 pandemisinden sonra ise ekonomideki durum giderek kötüleşti. Nüfus bakımından en yoğun hasta sayısında Ermenistan dünyada lider konumda. Tabi bunlar halkın hoşnutsuzluğunu körüklüyor. Ayrıca demokrasi sloganlarıyla gelen Paşinyan, giderek bir dikta yönetimi kurdu. Anayasa Mahkemesi üyelerini azletti. Ermeni Kilisesi gibi güçlü bir kurumu karşısına aldı, malum Sorosçular gelenekçileri sevmezler. Müreffeh Ermenistan Partisi kurucusu ve ülkenin en zenginlerinden olan Gagik Tsarukyan'ı milletvekilliğinden azlettirip hapse attırdı. Eski rakipleri Sarkisyan ve Kocharyan da ülkede hala güçlüler. Dolayısıyla Paşinyan'ın rakipleri birleştiler ve onunla ilgili önemli belgeler yayınladılar. Sigara kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı gibi ekonominin kara bölümlerinde Paşinyan ve ailesinin kontrolü olduğunu gösterdiler. Başbakan değil mafya babası olduğunu ortaya çıkardılar. Bütün bu gerilim Ermenistan'da iç savaşın ayak seslerini getirdi. Paşinyan ise yapabileceği tek şeyi yaparak, bir savaşla dikkatleri dışarıya yöneltti.”

NEDEN KARABAĞ DEĞİL DE TOVUZ?

“Biliyorsunuz Ermenistan; Rusya, Tacikistan, Beyaz Rusya, Kırgızistan ve Kazakistan'ın da içinde bulunduğu Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü'nün üyesi. Buna bir Rus NATO'su diyebiliriz. Örgüt anlaşmasının 7. maddesinde, 'Üye ülkelerden herhangi birinin toprağına olan saldırı, tüm örgüt üyelerine yapılmış saldırıdır' deniyor. Yani NATO'nun 5. maddesi ile aynısı. Şimdi Ermenistan Yukarı Karabağ'a saldırırsa bu madde işletilemiyor, çünkü tüm dünya Yukarı Karabağ'ı Azerbaycan toprağı olarak resmen tanıyor. O yüzden Ermenistan'ın Karabağ'a saldırması durumunda teşkilatın bir yükümlülüğü bulunmuyor. Fakat Ermenistan sınırlarına bir saldırı olursa Ermeniler müttefiklerini davet edebiliyorlar. Paşinyan şunu hesaplıyor: 'Ben Azerbaycan'a saldırırım; ya Rusya beni destekler ve Azerbaycan darbe alır, yada desteklemez ve kamuoyuna 'Bakın Rusya bize destek olmadı' diyerek dümeni Batı'ya kırarım.'

Nitekim Ermenistan'da iki üssü olan Rusya, sadece itidal çağrısı yaptı. Bu teşkilattaki diğer devletler de Azerbaycan'la müttefikler. Dolayısıyla Paşinyan bu saldırıyla birlikte iç kamuoyunu Batı'ya angaje edecek. Üzerindeki baskıları hafifletecek ve mafya babalığını sürdürecek. Tovuz'da yaşanan budur.”

İLK İCRAATI ABD SİLAHI ALMAK

Nikol Paşinyan, Ermenistan'da 2018 yılında yapılan seçimlerde iktidara geldi. Rusya'ya yakınlığıyla bilinen Serj Sarkisyan'ı deviren Paşinyan, bunu bir 'Kadife Devrim' olarak niteledi. Liberal söylemleriyle dikkat çeken Paşinyan, "daha fazla demokrasi" ve "daha fazla özgürlük" vaatleriyle iktidarının ilk gününden Batı'ya göz kırptı. 2 yıllık iktidarında ABD ve NATO ile ilişkilerini geliştirdi. Bazı siyasi analistlere göre, Paşinyan'ın geçen yıl temmuz ayında yapılan NATO Zirvesi'ne katılması ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'un Ermenistan'ı ziyareti gibi gelişmeler, yeni Ermeni yönetiminin Batı'yla ilişkilerinin geleceği hakkında ipuçları veriyor.

Bolton'ın ziyaretinde "Ermenistan-ABD ilişkilerini güçlendirmek için gerçek bir şansa sahip olduklarını ve bu şansı kullanmaya hazır olduklarını" söyleyen Paşinyan, ABD'den silah almaya da yeşil ışık yaktı. Paşinyan'ın "Eğer ABD uygun teklif verirse bunu değerlendireceğiz" ifadeleri Rus kamuoyunda tepkiyle karşılandı.

Batı yanlısı Armenian Times'ta yıllarca editörlük yapan Nikol Paşinyan'a bugün de ABD ve bazı Avrupa merkezli medya kuruluşlarından açık destek veriliyor.