28 Şubat 2024 Çarşamba
İstanbul
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Cem Gürdeniz: Avrasya ittifakı zorunlu

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, NATO'nun Doğu Akdeniz ve Ege'de Türkiye karşıtı hamleler yaptığını belirterek, ‘Ben Türk-Rus, Türk-Çin, Türk-İran yakınlaşmasının kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum’ dedi.

Cem Gürdeniz: Avrasya ittifakı zorunlu

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Mavi Vatan'daki son gelişmeleri sosyal medyadaki 'Doğu Akdeniz Politik' hesabının yöneticisi Batuhan Erkocaoğlu'na değerlendirdi. Gürdeniz, Kıbrıs'ın jeopolitik önemi ve 11 Ekim'de yapılacak KKTC cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili özetle şunları söyledi:

'FEDERAL ÇÖZÜM DİLLENDİRİLMEMELİ'

“Kıbrıs Adası sadece Akdeniz’in değil, Türkiye’nin 21. yüzyıl ve gelecekteki jeopolitiğinin atardamarlarından birisidir. Türkiye’nin deniz jeopolitiğinde üç atardamarı vardır; birisi Türk boğazları, diğeri Mavi Vatan, üçüncüsü de Kıbrıs’tır. O yüzden Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşatılmalı. 11 Ekim’deki seçimler o yüzden çok önemli. Mustafa Akıncı gibi Türkiye ve Türk düşmanı, Türk varlığı düşmanı bir liderin yeniden orada AB’cilerin, Rumcuların oylarıyla seçilmesi Türkiye’nin jeopolitiğine son derece ciddi tehdit yaratacaktır. Bu kadar net söylüyorum. O bakımdan dilerim Türkiye’yi müttefik, dost, akraba gören bir lider çıkar. İkincisi seçimlerden sonra federal çözümün telaffuz edilmemesi lazım. Federal çözüm diyen Kıbrıs’ın ve Türkiye’nin iyiliğini düşünmüyor demektir. Çünkü federal çözümde Kuzey Kıbrıs’taki Türk varlığı geri çekilir. O varlık şu an ikinci donanma etkisi yaratıyor ve büyük bir caydırma sağlıyor. Diğer yandan biz bu varlıklar sayesinde Mavi Vatan’da güçlüyüz, çünkü en kötü ihtimalle bir fırtına, bir acil durum bile olsa sığınabileceğin Girne limanı var, Mağusa limanı var. Düşünün bu limanların yabancıların elinde olduğunu. O yüzden biz ısrarla ne diyoruz; Türkiye'nin KKTC’de deniz üssü olmalı.”

'O TATBİKATI NASIL İZAH EDECEKSİN'

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki kuşatılmışlığı nasıl kıracağını değerlendiren Gürdeniz, “Şimdi Türkiye’de hangi iktidar olursa olsun karşılaştığı sorun şudur; Seville Haritası. Bu harita bizi Ege’den, Doğu Akdeniz’den koparıyor. Bir ayrılmaz parçası da Türkiye’nin güneyinde denize çıkışı olan bir kukla Kürt Devleti'nin kurulmasıdır. Bunların hepsi birbirine bağımlıdır. Türkiye’ye 21. yüzyılda biçilen rol budur. Türkiye, buna ya evet diyecek ya da hayır diyecektir” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti: “Türkiye’nin yapması gereken şu; bir kere Atlantik sistem Türkiye’ye hücum ediyor. Bunu görmemek için ya çok saf ya çok aptal, ya da hain olmanız lazım. Türkiye şu an bir NATO üyesi olmasına rağmen, karşısında NATO ülkelerinin oluşturduğu bir nevi küçük bir ittifak sistemi ile karşı karşıya. Fransa, Yunanistan ve ABD, NATO’nun en eski üyeleri arasındalar ancak halen Türkiye’ye karşı ittifak halindeler ve sürekli Türkiye’nin aleyhinde iş yapıyorlar. Şimdi ABD’nin Dedeağaç’ta geçen hafta zırhlı birliklerle Türk nüfusun yaşadığı alanda tatbikat yapmasını nasıl izah edeceksin? Güney Kıbrıs’taki silah ambargosunu kaldırmasını nasıl izah edeceksin? Veya Fransız Cumhurbaşkanı’nın Türkiye’ye yönelik tehditlerini nasıl izah edeceksin?”

'RUSYA İLE YAPMAZSAK KİMİNLE YAPACAĞIZ'

“Ben her programda söylüyorum; konjonktür Türkiye’yi Avrasya’ya itiyor. Efendim Cem Amiral Avrasyacı mı? Cem Amiral, Türkiye’nin çıkarlarını düşünüyor. Karşınızda bir Fransa bir ABD gibi nükleer güçlerden oluşan ittifaklar sistemi varsa ve size sürekli tehdit yağdırıyorlarsa sizin de kendinize yeni dostlar, geçici de olsa yeni ittifak sistemi aramanız gerekir. Mustafa Kemal’in 100 yıl önce yaptığı da buydu. 3 yıl evvel savaştığı Ruslarla, 3 yıl sonra gitti stratejik işbirliğine girdi. Geçici ittifak kurdu. Rusya’dan 300 bin ton cephane aldı. Anadolu’yu öyle kurtardı. Ama Rusya’nın uydusu olmadı. Şimdi bunları Türkiye’de dile getiremiyorsunuz. Niye? 70 yıl beyni yıkanmış Atlantik eroinmanları var bu ülkede. Yani Atlantik’ten bir kötülük gelmez, bütün kötülükler Rusya’dan Çin’den gelir. Böyle bir kafa yapısı var ve bunu yıkmak zor. Rusya’yı eskiden komünist diye korkutuyorlardı, şimdi kapitalizmin en uç safhasına ilerlemiş. Hala böyle bir korkuyla Rusya ile işbirliği yapmazsak kiminle yapacağız? Fransa ile mi yapacağız, İngiltere ile mi yapacağız?

'YENİ İTTİFAKLARA İHTİYAÇ VAR'

“Sizin ülkenizi zamanında gelmiş işgal etmiş, paramparça etmiş, Sevr’i dayatmış bu ülkelerle işbirliği yapacağız, ama efendim kuzeydeki komşumuzla işbirliği yapmayacağız. Karşımızda Türkiye’yi denizlerden koparan, Kıbrıs’tan koparan, Ege’den koparan, Türkiye’nin güneyinde kukla bir Kürt Devleti'ne zorla razı eden bir sistem var, bu sisteme biz ne diyoruz: Avrupa-Atlantik sistem. Bu sistem Türkiye’ye baskı yaptığı; vekil devletler olarak Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) üzerimize sürdüğü; Türkiye’yi istikrarsızlaştırmaya devam ettiği sürece, Türkiye’nin kendini korumak için önce kendi milli imkanlarıyla daha sonra da yeni yaratacağı dost ve müttefik sistemlerle bu baskılara direnecektir. Bazıları diyor ki, efendim bu iktidar değişirse buraya daha modern, daha liberal iktidar getirirsek, Türkiye bu jeopolitik tezlerinden vazgeçer. Ben de mümkün olmadığını iddia ediyorum. Türkiye’nin parçalanmasına hangi iktidar onay verebilir? Türkiye’nin parçalanmasına hangi siyasi partiye oy verenler onay verebilir?

O yüzden ben Türk-Rus, Türk-Çin, Türk-İran yakınlaşmasının kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Türkiye, Doğu için iyidir (bon pour l’orient) yani biz ne dersek onu yapacak ülke statüsünde değildir. Türkiye başlı başına bir medeniyet, başlı başına bir devlettir.”

'TÜRKİYE ABHAZYA'YI TANIMALI'

Türkiye'nin ekonomik ambargolar tehdidiyle diz çökecek bir ülke olmadığını belirten Gürdeniz, “Bunun manifestosu şöyle olabilir; mesela Türkiye-Rusya yakınlaşmasında en kritik adım bence Türkiye Abhazya’yı tanır, Rusya da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) tanır, bak bakalım ne oluyor o zaman görürüz” dedi: “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Rusya’ya üs versin veya Rus savaş gemilerine burada destek vereceğim desin, bak bakalım Amerikan sistemi ne yapıyor. Onlar gözümüzün içine baka baka hem üs görüşmeleri yapıyorlar, hem ambargoları kaldırıyorlar, hem Yunanistan’da Dedeağaç’a en ağır silahları getiriyorlar, Suda Deniz Üssü’nü genişletiyorlar… Bunların hepsini saf saf seyredecek ve aman ne güzel NATO müttefikimiz bunları yapıyor diyecek halimiz yok. Bu, bir ülkenin savunması, güvenliğini gerektiren işlerdir, çok ciddi olmamız lazım.

70 yıllık Atlantikçilerin Türkiye’yi sürüklediği bu felaket durumdan başka türlü de kurtulamayız. Artık akıllı olmak, reel politik ne gerektiriyorsa, coğrafya neyi gerektiriyorsa, jeopolitik neyi gerektiriyorsa onu yapmak durumundayız.”

Son Dakika Haberleri