22 Şubat 2024 Perşembe
İstanbul
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Emperyalist ABD 45 yıldır İran’ı hedef alıyor: İran Devrimi’nin ‘ateşle imtihanı!’

İran’ı devrim sonrası hızla savunma sanayisini güçlendirdi. Özellikle füze alanında önemli bir güç haline geldi. Silahlarını kendisi üretiyor. İranlılar ‘Ekmek ve silah senin olacak’ parolasıyla hareket ediyor. Emperyalizme karşı ‘tam bağımsızlık’ çizgisi izleniyor.

Emperyalist ABD 45 yıldır İran’ı hedef alıyor: İran Devrimi’nin ‘ateşle imtihanı!’
Ercan Dolapçı Ercan Dolapçı

Bugün İran Devrimi’nin 45. yıl dönümü… O günden bugüne İran’a yönelik terör ve komplolar da ara vermiyor. Son günlerde İran’a yönelik terör saldırıları artmaya başladı. Bununla İran’ın bölgesel aktifliğini kırmaya çalışıyorlar.

İran’ın büyük güçlerden uzak 45 yıldır sürdürdüğü bağımsız çizgisi, ABD ve İsrail’i rahatsız ediyor. Ambargolar ve saldırılar İran halkının iradesini kıramıyor. Onu daha da aktif olmaya itiyor. 1979 İslâm Devriminden bu yana süren terör saldırılarında İran, en tepedeki yöneticisinden en alttaki vatandaşına kadar binlerce insanını kaybetti. İran bir anlamda ateş çemberinden geçiyor… İmtihan oluyor. Çelikleşiyor.

SÜRGÜN VE DEVRİM

İran’a yönelik terör saldırıları İran Devrimi günlerinde çok yoğun olarak uygulandı. Devrimi boğmayı amaçlayan saldırıların merkezi ABD idi. ABD, Şah Muhammed Rıza Pehlevi’yi bölgenin jandarması olarak kullanıyor ve İran’ı da onun baskı rejimiyle kontrol altında tutuyordu. Dünyanın 3. petrol zengini olan İran’da halk yoksulluk içinde kıvranırken, ABD petrolü zamanında yaptığı anlaşmalarla ucuz şekilde alıyordu. Petrolü millileştiren milliyetçi Başbakan Muhammed Musaddık’ı da 1953 yılında devirmiş ve büyük tepki çekmişti. O tarihten sonra da İran Devrim süreci hızlandı. Ülke içinde Şah rejimine karşı örgütlenmeler arttı. Bunların öncülüğünü de mollalar yaptı. (Zayıf da olsa İran Komünist Partisi, Halkın Mücahitleri benzeri çok sayıda örgüt daha vardı.) Mollaların ülke genelinde önderlik ettiği eylemler 1962-63 yılları arasında arttı. Eylemler kanlı şekilde bastırıldı. İmam Humeyni tutuklandı ve bir yıllık hapisten sonra 1964 yılında Türkiye’ye sürüldü. Ardından Irak’a gönderildi, daha sonra da Fransa’ya gitmek zorunda kaldı. Geride ise CIA’nın yönettiği İran Gizli Servisi SAVAK’ın baskı rejimi kaldı…

Emperyalist ABD 45 yıldır İran’ı hedef alıyor: İran Devrimi’nin ‘ateşle imtihanı!’ - Resim : 1
Milli Savunma Yüksek Şurası üyesi Korgeneral Ali Seyyad Şirazi (54) evi önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Savaş kahramanıydı.

DARBELER VE İÇ ÇATIŞMA

İran’da Şah rejimine yönelik muhalif hareketler 1978 yılında eylemlerine hız verdi. Bunlara yönelik baskılar da arttı. Kanlı olaylar sokaklara taştı. 16 Ocak 1979 günü ülkesini terk eden Şah Rıza Pehlevi, kanser tedavisi gördüğü ABD’de 2 ay kaldıktan sonra Mısır’a sığınmak zorunda kaldı. 27 Temmuz 1980 tarihinde de burada öldü. O öldü ancak İran’da sular durulmadı. 1 Şubat 1979 günü İmam Humeyni sürgünde 4 ay kaldığı Paris’ten özel uçakla Tahran’a döndü. Şah rejimi daha düşmemişti. Rejim direniyordu. CIA darbe tezgâhladı. Ancak bu da tutmadı. 8 Şubat 1979 günü İran Hava Kuvvetleri devrim saflarına katıldı. Darbe tezgâhı çöktü. 11 Şubat günü de devrimin zaferi ilan edildi. Ancak iç çekişmeler ve çatışmalar bitmedi. Yoğun terör saldırıları gerçekleşti. 4 Kasım 1979 günü Humeyni’nin emriyle “şeytan yuvası” denilen ABD elçilik ve konsoloslukları devrimci gençler tarafından basıldı. 66 ABD görevlisi 444 gün rehin alındı. Elçilikte ele geçirilen gizli belgelerden ülke içindeki ajan teşkilatı açığa çıktı. İranlılar bu baskın için “Devrim elimizden sabun gibi kayıyordu. Geri geldi.” der.

Emperyalist ABD 45 yıldır İran’ı hedef alıyor: İran Devrimi’nin ‘ateşle imtihanı!’ - Resim : 2
Beni Sadr’ın yerine gelen İran Cumhurbaşkanı Ali Recai (solda) ve Başbakan Cevad Bahanor’a (sağda) yönelik Yüksek Savunma Konseyi toplantısında bombalı çantayla suikast düzenlendi.

YOĞUN TERÖR DÖNEMİ

İran’da devrim sonrası da iç çatışmalar durmadı. Özellikle Halkın Mücahitleri’nin başını çektiği muhalefet, devrimin liderlerine yönelik saldırılar başlattı. Bu dönemdeki çatışmalarda 56 bin kişi hayatını kaybetti. Kanlı süreçte bugün İran’ın bir numarası Dini Lider İmam Ali Hamaney dâhil olmak üzere çok sayıda öndere suikast düzenlendi. Ölenler ve yaralananlar oldu. İşte o süreçte meydana gelen önemli olaylar:

23 Nisan 1979: İran İslam Cumhuriyeti’nin ilk Genelkurmay Başkanı Korgeneral Muhammed Veli Garani, evinde uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Olayı Furkan grubu üstlendi.

1/2 Mayıs 1979: İran Devriminin fikir yapısını oluşturan ve Ali Şeriati’nin arkadaşı, din alimi, üniversitede felsefe hocası Ayetullah Murtaza Mutahhari (59), gece bir sohbetten dönerken Furkan grubunun yaptığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Öldüğü gün İran’da ‘Öğretmenler Günü’ olarak anılıyor. Ayetullah Hamaney onun için, “Ben, bütün din talebesi ve din adamlarının Şehit Mutahhari'nin bütün eserlerini en az bir kere okumalarını gerekli görüyorum.” demiştir.

25 Mayıs 1979: İran’da Meclis Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı yapan Ayetullah Haşimi Rafsancani, Furkan grubundan iki saldırgan tarafından evinde vurularak karnından yaralandı. Rafsancani 2017 yılında 83 yaşında öldü.

9 Eylül 1979: Sosyal adaletçi filozof Ayetullah Mahmud Talegani (68) suikast sonucu öldürüldü. İran solu tarafından da sevilen isimdi. “Devrimin babası” olarak da anılıyordu.

22 Eylül 1980: İran-Irak Savaşı başladı ve savaş 8 yıl sürdü. ABD destekli savaş Irak’ı çökertirken, İran’a da ağır fatura bıraktı. Bu savaş sonrası ABD 1990’lardan sonra bölgeye yerleşmeye başladı… Savaşta karşılıklı toplam 1 milyona yakın insan hayatını kaybetti. Yüzbinlerce insan ise yaralandı ve sakat kaldı…

22 Haziran 1981: Halkın Mücahitleri grubuna yakın, Batıcı ve laik bir isim olan Cumhurbaşkanı Beni Sadr yoğun baskılar sonucu istifa etti. Temmuz başında da Paris’e kaçtı. Bu istifadan sonra muhalefetle uzlaşı tamamen bitti ve açık çatışma başladı. Savaş günlerindeki bu çatışma muhalefetin tasfiyesine neden oldu. Mollaların tam iktidar dönemini açtı. Mollalar, Beni Sadr’ın savaşta ağır davranarak rejimin yıpranmasını sağlamaya çalıştığını ileri sürdüler. Ülkeden tasfiye edilen Halkın Mücahitleri ve benzer gruplar Irak’a yerleşerek burada İran’a yönelik terör saldırılarını sürdürdü. Günümüzde de Irak'ta, ABD’nin kontrol ettiği bir kampta faaliyetlerini sürdürüyorlar.

Emperyalist ABD 45 yıldır İran’ı hedef alıyor: İran Devrimi’nin ‘ateşle imtihanı!’ - Resim : 3
Ayetullah Humeyni, Paris’ten Tahran’a dönmeden kısa bir süre önce Aydınlık’a yaptığı açıklamada “Büyük güçler İran’dan elini çeksin. Biz bağımsız hareket etmek istiyoruz.” demişti.

DEVRİMİN KADROLARI HEDEF

27 Haziran 1981: Bugün İran’ın bir numarası olan Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney’e konuşma yaptığı Ebuzer Camisi’nde önündeki teybe konulan bombanın patlatılması sonucu yaralandı. Yüksek Savunma Şurası üyesi olan Hamaney, sağ elinden yaralandı ve bugün bu elini kullanamamaktadır.

28 Haziran 1981: İran İslami Cumhuriyet Partisi binasına yönelik yapılan bombalı saldırıda İmam Humeyni’den sonra en güçlü dini lider olan İİCP Genel Sekreteri Ayetullah Muhammed Beheşti, 4 bakan, Muhammed Muntazeri’nin aralarında bulunduğu 27 Milletvekili dâhil toplamda 73 önemli şahsiyet hayatını kaybetti. Bina güçlü bombayla yerle bir oldu.

30 Ağustos 1981: Beni Sadr’ın yerine gelen İran Cumhurbaşkanı Ali Recai ve Başbakan Cevad Bahanor’a yönelik Yüksek Savunma Konseyi toplantısında bombalı çantayla suikast düzenlendi. Saldırıda her iki isimden başka 3 kişi daha hayatını kaybetti.

3 Temmuz 1988: İran Hava Yollarına bağlı yolcu uçağı Fars/Basra Körfezi’nde ABD savaş uçağından atılan füzeyle vuruldu. 290 kişi hayatını kaybetti. Bu saldırı, İran’ı savaşı bırakmaya yönelik baskı olarak değerlendirildi. Savaş 20 Ağustos 1988 günü sona erdi.

10 Nisan 1999: Milli Savunma Yüksek Şurası üyesi Korgeneral Ali Seyyad Şirazi (54) evi önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Saldırıyı Halkın Mücahitleri örgütü üstlendi. Şirazi, İran-Irak Savaşında gösterdiği başarıdan ötürü 28 Eylül 1981- 3 Ağustos 1986 tarihleri arasında Kara Kuvvetleri Komutanı olarak atanmıştı. Savaş kahramanıydı…

Emperyalist ABD 45 yıldır İran’ı hedef alıyor: İran Devrimi’nin ‘ateşle imtihanı!’ - Resim : 4
Rafsancani, Ali Hamaney ve Ayetullah Beheşti. İran İslami Cumhuriyet Partisi binasına yönelik yapılan bombalı saldırıda İmam Humeyni’den sonra en güçlü dini lider olan İİCP Genel Sekreteri Ayetullah Muhammed Beheşti, 4 bakan, Muhammed Muntazeri’nin aralarında bulunduğu 27 Milletvekili dâhil toplamda 73 önemli şahsiyet hayatını kaybetti.

NÜKLEER MÜHENDİSLERE SUİKASTLAR

İran’a yönelik emperyalist saldırılar askeri ve siyasi hedeflere yönelik değil bilim adamlarına yönelik de sürüyor. İran’ın nükleer çalışmalarını durdurmak için ABD-İsrail ortaklığıyla 2010 yılından buyana yapılan suikastlarda 7 üst düzey nükleer bilim adamı hayatını kaybetti:

12 Ocak 2010: Fizik Profesörü Mesud Ali Muhammedi.

23 Temmuz 2010: Nükleer fizikçi Daryuş Rızainejad.

29 Kasım 2010: Kauntum uzmanı fizikçi Mecid Şehriyari.

12 Kasım 2011: Füze teknolojisi uzmanı Hasan Tahrani Mukaddem.

11 Ocak 2012: Nükleer fizikçi Mustafa Ahmedi Ruşen.

27 Kasım 2020: Nükleer çalışmaların mimarı Muhsin Fahrizade.

22 Mayıs 2022: İran Devrim Muhafızları Ordusu mensubu ve nükleer merkezlerin güvenliğini sağlayan Albay Seyyad Hodayi.

DEVRİM MUHAFIZLARI HEDEF

İran’da hedef olan önemli bir kurum da Devrim Muhafızları Ordusu. Bu ordu İran-Irak Savaşı sırasında kuruldu ve çok önemli işler başardı. Zayıflayan Şah ordusunun yerine inşa edildi. Savaştan sonra da güçlendirilerek operasyonel bir güç haline getirildi. Dünyanın birçok yerindeki emperyalizme karşı direnen devletlere ve güçlere destek veriyor. Kendisi de operasyon yapıyor. Irak, Afganistan, Suriye, Lübnan ve Afrika’daki operasyonları nedeniyle ABD ve İsrail’in hedefi oluyor. Irak ve Suriye’deki çatışmalar sırasında çok sayıda Devrim Muhafızı subayı ve neferi hayatını kaybetti. En büyük kaybı ise Kudüs Gücü Komutanı Korgeneral Kasım Süleymani oldu. 3 Ocak 2020 günü Bağdat’ta düzenlenen füzeli saldırıda şehit oldu.

İran devleti “düşmanı ileride karşılama” stratejisi uyguluyor. Onun kapılarına gelmesini önlemeye çalışıyor. Lübnan’da yarattığı Hizbullah buna en tipik örnek. Ayetullah Humeyni zamanında temelleri atılan Hizbullah, zamanla güçlendi ve Lübnan’da önemli bir güç ve denge oldu. En önemli özelliği, dışarıdan destek almadan bir savaşı kendi imkânlarıyla yürütecek güç olmaya çalışması… 30 bin kişilik vurucu gücüyle 2006 yılında 33 günlük savaşla İsrail’e en ağır yenilgiyi tattırdı. Bugün elinde 300 bine yakın füzesinin bulunduğu ileri sürülüyor. Hizbullah yetkilileri, “Taktik gereği 2006’da uzun menzille füzeleri kullanmadık. Ciddi bir kapışmada İsrail’in her yerini vuracak füze kapasitemiz var.” diyorlar.

Emperyalist ABD 45 yıldır İran’ı hedef alıyor: İran Devrimi’nin ‘ateşle imtihanı!’ - Resim : 5
18 Ekim 2009’da Belucistan saldırısında ölenler için anma töreni.

BAĞIMSIZLIK HEDEFİ

İran’ı önemli bir güç haline getiren ise devrim sonrası yerli savunma sanayilerini güçlendirerek kurmaları. İran özellikle füze alanında önemli bir güç haline geldi. Birçok silah ve donanımı kendisi üretiyor. İranlılar “Ekmek ve silah senin olacak” parolasıyla hareket ediyor. Ayetullah Humeyni, Paris’ten Tahran’a dönmeden kısa bir süre önce Aydınlık’a yaptığı açıklamada “Büyük güçler İran’dan elini çeksin. Biz bağımsız hareket etmek istiyoruz.” demişti. İşte İran 45 yıldır bunu gerçekleştirmeye çalışıyor. Onun için de hedef. Ancak diz çöktürülemeyen bir irade var. O güç de İran’ın tarihinden geliyor!

Şangay İşbirliği Teşkilatı ve BRİCS üyesi olan İran, Asya cephesinde önemli bir güç olarak gelişiyor.

Komşumuz İran’a nice yaşlara diyoruz.

İran Ayetullah Hamaney ABD