19 Haziran 2024 Çarşamba
İstanbul 23°
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Kaza mı sabotaj mı?

İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin hayatını kaybettiği helikopter kazasında ‘sabotaj’ ihtimali de gündeme geldi. Aydınlık, Reisi’yi taşıyan helikopterin teknik özelliklerini, kaza-kırım ve sabotaj ihtimalini inceledi

İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin ölümü kaza mı sabotaj mı

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin içinde bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi, çok sayıda tartışmayı da beraberinde getirdi. İran resmi makamları helikopterin “olumsuz hava koşullarına” bağlı olarak kaza-kırım geçirdiğini duyururken, sabotaj şüphesi de sıkça dillendirilmeye başlandı.

Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin içinde bulunduğu helikopterin 30 yaşında (1994 yapımı) Amerikan yapımı bir Bell 412 olduğu öğrenildi.

Bell Textron firması, Bell 412’leri 1960’ların sonunda Kanada Ordusu için orijinal UH-1 Iroquois’in bir üst versiyonu olarak geliştirmişti. Yeni tasarımda bir yerine iki turboşaft motor kullanılmış ve bu sayede daha yüksek performans elde edilmişti. ABD ve Kanada tarafından hızla benimsenen helikopter, VIP taşımacılığı ve acil durum görevleri için de ideal olarak tanımlanıyor.

Peki bu kaza-kırım nasıl yaşanmış olabilir? Hangi koşullar bu helikopterin düşmesine neden olabilir? Sabotaj ihtimali ne derece kuvvetlidir? Aydınlık, tartışmalı noktaları, tecrübeli bir helikopter pilotu ile değerlendirdi.

KÖTÜ HAVA KOŞULLARINDAN DÜŞER Mİ?

“Kaza-kırımın çok çeşitli nedenleri olabilir. Kötü hava koşulları da bunun en önemli nedenlerinden biridir. Eski ve gelişmemiş aviyonik ve navigasyon sistemlerine sahip helikopterlerde görerek intikal esastır. Yani uçaklara pek benzemez. Bu nedenle sise, pusa girildiğinde yapılması gereken tam terse dönerek gelinen yere dönülmesidir. Çünkü geldiğiniz yerde sis, pus olmadığından eminsiniz. Ya da yüksek irtifaya çıkarak görmek zorundasınız. Mesela Kazakistan’da çok kötü hava koşullarında bir helikopter yola inerek yol sormuştu. Çünkü hiçbir şey görmüyor ve yerde uygun bir alan bulunca hemen iniyor. İlk başta ‘sert iniş’ denilmesinin sebebi bu da olabilir. Yani pilot yeri görmüş ve inmeye çalışmış olabilir. Ancak böyle bir arazide iniş sırasında kaza kırım ihtimali her zaman vardır.”

SABOTAJ İHTİMALİ VAR MI?

“Sabotaj konusunda yorum yapmak mümkün değil. Sabotaj, ancak teknik inceleme neticesinde tespit edilebilir. Kullanılan helikopter Amerikan üretimi. Yedek parçasını nasıl bulduklarını bilmiyoruz. Bu tarz işlerde muadil parçalar pek kullanılmaz. Risklidir. Bir de VIP helikopter, Cumhurbaşkanı taşıyor, dolayısıyla böyle bir risk kolay kolay alınmaz. Muhtemelen parçaların orjinalini bir şekilde getirtiyorlardır. Hava araçlarının ömrü olmaz. Malzeme değiştiği sürece uçuşa devam ederler ama sistemler eskidiyse limitler de ona göre düşer. Alçalma hassasiyeti olarak hava araçları farklı dizayn edilmiştir. Gelişmiş hava araçları hiç görüş almadan yere kadar inebilirken gelişmemiş hava araçları meydan üzerine 1000 feet’e kadar yaklaşabilir. Tabi alet yaklaşmasını yapmak için bir meydan olması lazım. Arazide uçuyorsan, GPS entegreli engel tanımlamalı sistemler gerekli. GPS karıştırması deniliyor ya, o da olabilir, pilot anlayamamış olabilir karıştırmayı. Teorik olarak bunlar ihtimal dahilinde.”

‘KÖTÜ HELİKOPTERLER DEĞİL’

“Model üretilir, ancak önemli olan nasıl donatıldığıdır. Örneğin İtalyanların 212’leri oldukça modern helikopterler. O nedenle helikopterin o anki durumunu değerlendirmek lazım. Bu olayda anlaşılan üç helikopter kolda gidiyorlar. Bizim de aynı şekilde düşen bir UH-1’imiz var. Kara Havacılık’tan kalktılar ve Cengiz Topel’e yakın düştüler. Hepsi düşmedi tabi, biri düştü. Burada neden biri düştü sorusunun yanıtını vermek zor. Belki ilki uyardı ve dönerken düştü, belki motor arızası yaşadı, belki kuşa çarptı bilemiyoruz. Ama bu helikopter bahsedildiği kadar kötü helikopterler değil. Çift motorlu, güzel helikopterler aslında. Fakat donanım belirleyici. Nasıl modernize ettiğiniz, aviyonikleriniz, navigasyon sistemleriniz çok önemli. Helikopterin içine her şeyi koyabilirsiniz. Enkaz görüntülerinden anlaşıldığı kadarıyla, VOR ya da ILS var bu helikopterde. Bu sistem hassas yaklaşma için işe yarar. Buradan da helikopterin içinin modern olduğu yorumunu kısmen yapabiliriz.”

BU HAVA ŞARTLARINDA KALKIŞ DOĞRU BİR KARAR MIYDI?

“İnsan faktörü zorlu bir konudur. Pilotlar, üzerinde baskı hissetmiş olabilir. Bunun illa bir emir, talimat neticesinde olmasına gerek yok. Tecrübeli bir pilot, ‘Götüremiyorum.’ demek istememiş olabilir. Teknik arızayı da genelde kanıtlamak zordur. Çünkü kırım olmuş, yanmış helikopter. O nedenle bu olaylar genelde pilotaja evrilir. Ayrıca kaza öncesi bir teknik arıza yaşansa pilot tarafından koldakilere söylenmesi beklenir. Bu tarz helikopterlerde normalde karakutu bulunmaz. Fakat VIP olduğu için konulmuş da olabilir.”

ENKAZIN UZUN SÜRE BULUNAMAMASI NASIL AÇIKLANABİLİR?

“Uzun süre bulunamaması çok normal. Sonuçta helikopter ile intikal alçak irtifadan yapılıyor. Zaten alçakta gitmese bu kırım yaşanmaz. Hava platformlarını yüksekteyken radarla takip edebilirsiniz. Ama gizlilik esas denilip alçak seyir yapılmış olabilir. Alçak gittiği için de sise, pusa girmiştir. Sonuçta VIP taşınıyor ve gizlilik esastır.”

DIŞİŞLERİ BAKANI’NIN DA AYNI HELİKOPTERDE OLMASI NORMAL Mİ?

“Tam olarak ne yaşandığını bilmiyoruz. Cumhurbaşkanı son anda Dışişleri Bakanı’na sen de benimle gel yolculuk sırasında çalışalım demiş de olabilir. Büyük bir hata ama yaşanabiliyor bunlar. Gerçi artık özellikle Batılı ülkelerde ‘Başkanım buraya oturacaksınız.’ deniliyor ve oraya oturuyor başkanlar. Ancak bizde de bazen bu kural ihlal ediliyor. Bir yetkili ‘Ben şu uçakla, bu kişiyle gideceğim.’ diyor ve gidemezsiniz diyemiyorsunuz. Ama biz genel olarak VIP düzenlemesini uyguluyoruz. Yani bugün Türkiye’de aynı kurumdan üst düzey yetkililer aynı helikoptere binmezler.”

TASARIM VE ÖZELLİKLER

Rotor Sistemi: Bell 412, dört pilli bir ana rotor sistemine sahiptir. Bu özellik, 2 pilli selefi Bell 212’den farklıdır ve daha az titreşim ile daha yüksek performans sağlar.

Motor: Çoğu Bell 412 modeli, çift turboşaft motorla donatılmıştır. Bu motorlar genellikle Pratt & Whitney PT6T-3B Twin-Pac motorlarıdır.

Kapasite: Helikopter, tipik olarak 13 yolcu taşıma kapasitesine sahiptir ve iki pilot için koltuk bulunmaktadır. Bu kapasite, VIP taşımacılığı ve acil durum görevleri için idealdir.

Performans: Azami hızı yaklaşık 140 knot (yaklaşık 259 km/s) ve azami menzili yaklaşık 400 mil (yaklaşık 650 km) civarındadır. Azami uçuş yüksekliği yaklaşık 20.000 feet (6,100 metre) olarak belirtilmiştir.

Boyutlar: Bell 412’nin uzunluğu yaklaşık 17.1 metre, yüksekliği 4.6 metre ve rotor çapı 14 metredir.

İran İbrahim Reisi ABD Kanada Cumhurbaşkanı