25 Temmuz 2024 Perşembe
İstanbul 29°
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Kadınlar çözüm istiyor

Bir ülkenin kalkınma ölçütü sayabileceğimiz olgulardan belki de en önemlisi, yerel yönetim kadrolarının seçiminde, hem seçmen hem de aday olarak kadın nüfusun katılım oranıdır.

Kadınlar çözüm istiyor
A+ A-
ZERRİN ÖZTÜRK

Bu hak, Türkiye’de Cumhuriyet Devrimiyle kazanılmış ve feodal bir yapıdan kurtulan kadınlarımız seçmen ve seçilen olarak siyaset sahnesine çıkmıştır.

Bilindiği gibi, 4 Nisan 1930 günü TBMM’de BelediyeKanunu’nun kabul edilmesiyle, kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanınmıştı. Ülke tarihimizde kadınların yerel yönetimlerde siyasal haklarını ilk kez kullanması, 1930 yılının Eylül-Ekim aylarında gerçekleşen “Belediye Seçimleri”yle başladı. Türkiye’de yapılan bu ilk çok partili seçime, Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF) ile o dönem yeni kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF) katıldı.

Geçen pazar günü yapılan 31 Mart 2024 Yerel Yönetimler Seçimi, artan pahalılık, her gün yükselen ekonomik zorluklar nedeniyle bir milletvekili seçimi havasında geçti. Sonuçlar hükümet seçimi niteliğinde mesajlar verdi. Ekonomik çöküşün baskıladığı seçimler, partilere duyulan güvensizlik, tutarsızlıklar vb. birden çok etkin unsur açısından ele alınabilir.

KADINLAR BELİRLEYİCİ

Seçimde, yaklaşık 13 milyon seçmen bu değişik psikolojik baskılar nedeniyle sandığa gitmedi. Katılım yüzde 78,11 düzeyinde kaldı. Seçimlere kadın katılım oranı yüzde 50,59, erkek katılım oranı ise yüzde 49,41 oldu.

Kadınların katılım oranı seçimde belirleyici düzeyde oldu.

Birincisi, 15,8 milyon emekli, özellikle de önemli oranda dul ve yetim kadınlar, asgari ücretin gerisinde kalan aylıklarının yetersizliği ve her geçen gün artan geçim zorluğu nedeniyle AK Parti hükümetinin ekonomi politikasına sandıkta tepki gösterdi.

İkinci olarak aileler, AK Parti’nin çağdaş milli eğitim politikasına aykırı ÇEDES uygulamalarına, Milli Eğitim Bakanı’nın açıklamalarına tepkisini seçimde ortaya koydu.

Üçüncü olarak, Filistin’de yaşanan vahşete timsah gözyaşları dökülmesi işe yaramadı. Filistinli anaları ve çocukları Türkiye’ye taşımak değil, onlara kendi vatanlarında katliam uygulayan İsrail’e en azından gerçek ekonomik yaptırımlar uygulanmamasını cezalandırdı.

Dördüncü olarak, vatandaş AK Parti’nin 15 Temmuz hain darbe girişiminin yaşanmasına rağmen, dönüp tekrar ABD’ye boyun eğmesini affetmedi. Kadınlar, her zaman zorluklara göğüs gerdi, düşmana karşı öne atıldı, dayandı, direndi… Onlar, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki tehlikelerine, uyuşturucuyla ve terörle boğuşan ailelere, kadınlara, gençlere samimiyetle kalıcı çözümlerin getirilmesini bekledi. Ancak geçim zorluğu hem yeni bir sorun olarak sırtına yüklendi hem diğer sorunlarını büyüttü.

Kadınlar kalıcı çözümler istiyor. Ekonomik çözümsüzlük, sosyal ve siyasi sonuçlarını da beraberinde getiriyor. Sendikalı sendikasız emekçilerin, milyonlarca emeklinin, milyonlarca kadının, gençlerin, vatanı ve bayrağı için şehit verenlerin her zaman söyleyecek sözleri var. Siyasiler, bürokratlar, aydınlar kulak tıkadıklarında olan budur.

ÇEDES Seçim AK Parti Kadın ABD