23 Mayıs 2024 Perşembe
İstanbul 17°
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Macar bağımsızlığının anahtarı: Doğu'ya açılmak

Macar gazeteci Ferenc Almassy ülkesinde ve Avrupa’da yaşanan gelişmeleri Aydınlık Avrupa’ya değerlendirdi

Macar bağımsızlığının anahtarı: Doğu'ya açılmak
TOLGA DİŞCİ

Visegrad Post Genel Yayın Yönetmeni Macar gazeteci Ferenc Almassy Aydınlık Avrupa'nın sorularını yanıtladı. Macaristan’ın ekonomi alanındaki hedeflerini anlatan Almassy, şunları ifade etti:

Macaristan'ın enerji kaynaklarına sahip olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, bağımsızlığını sağlayıp sağlayamayacağı sorgulanabilir. Avrupa Birliği'nin (AB), Rus hidrokarbonlarına yönelik getirdiği yasak, Macaristan'ın kendi enerji tedarikine karar verme sürecinde bile yaşadığı zorlukları ortaya koydu. Neyse ki Macaristan, Viktor Orban hükümeti tarafından 10 yılı aşkın bir süredir akıllıca yürütülen "Doğu'ya açılma" politikası sayesinde Azerbaycan ve Kazakistan gibi diğer tedarikçilere -kısmen de olsa- yönelmeyi başardı.

Macar bağımsızlığının anahtarı: Doğu'ya açılmak - Resim : 1
Ferenc Almassy

AVRUPA KOMİSYONU EGEMENLİĞE ENGEL

Anlaşmalarla belirlenmiş haklarını aşma ve kendisine sürekli yeni yetkiler tanıma eğilimi giderek artan Avrupa Komisyonu ile Macaristan arasındaki yaşanan mücadeleler Macaristan'ın egemenliği açısından hibrit bir durumu ortaya koyan örneklerdendir. Macaristan resmi olarak egemen ve bağımsız bir ülkedir, ancak aslında "sınırlı egemenlik" durumuna daha yakınız.

MACAR EKONOMİSİNE ALMANYA HAKİM

Macaristan'ın ekonomisi üzerindeki Alman hakimiyeti, Macar hükümeti için hala en önemli sorundur. Macaristan'ın dış ticaretinde Almanya yüzde 25 olan payı ile birinci sıradayken; ikinci sıradaki Çin yüzde 7 paya sahiptir.

Macaristan'ın, 1990'ların başındaki rejim değişikliğinin kötü ve yozlaşmış yönetiminin miras bıraktığı ekonomik nedenlerden dolayı Almanya'nın yönetimine boyun eğdiğini görmek kolaydır. Bu dönemde özellikle Alman yatırımcıların ülkeyi ucuza satın almasına ve sonrasında işgücü piyasasına kendi kurallarını dayatmasına izin verilmiştir.

Macar bağımsızlığının anahtarı: Doğu'ya açılmak - Resim : 2
Viktor Orban

ÇÖZÜM, DOĞU İLE İŞBİRLİĞİ

Macaristan'ın bu istenmeyen durumu dengelemek için düşündüğü ve uyguladığı tek etkili araç, yukarıda bahsedilen "Doğu'ya açılma" politikasıdır. Bu politika Çin, Türkiye, Güney Kore, Vietnam, Mısır, İsrail, İran, Rusya ve Hindistan gibi AB bloğu dışındaki stratejik ortakların çeşitlendirilmesi ve çoğaltılmasıdır. Hükümetimiz, AB üyesi olmayan (aslında Batılı olmayan) yabancı yatırımcıları Macaristan'a getirerek, Macaristan ekonomisine yatırım yapan Batılı sermayenin oranını azaltmaya çalışmakta, böylece artan uyum sayesinde ve Doğulu yatırımcıların Macaristan ile uzun vadede sorunsuz bir şekilde çalışmak istemeleri sayesinde müzakereler için alan kazanmaktadır.

Şu anda Macaristan'ın daha fazla ekonomik egemenlik kazanmasının tek yolu budur ve her şey 2024'te bu stratejinin devam edeceğini ve genişleyeceğini gösteriyor.

Macaristan Çin Viktor Orban