20 Haziran 2024 Perşembe
İstanbul 30°
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Dolara karşı Türk Lirası atağı

Liralaşma stratejisi kapsamında alınan kararlara rağmen piyasa etraftan dolanmayı tercih etti. Merkez Bankası Başkanı şirketleri düşük faizli kredi çekip döviz almamaları konusunda uyardı. BDDK da bu yönde karar aldı.

Piyasanın arsızlığı sıkılaşmaya zorluyor 
Mustafa Gültepe, Şahap Kavcıoğlu
A+ A-
RECEP ERÇİN

Ekonomi yönetimi liralaşma stratejisi kapsamında bir dizi tedbiri yakın zamanda devreye aldı. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) eliyle uygulamaya konulan tedbirlerle döviz piyasasında kontrol sağlanmaya çalışıldı. Küresel durumdaki zorlukların ülke ekonomisine yansımalarına işaret edilerek, piyasanın bu geçiş sürecinde uygulanan politikalara desteği istendi. Ancak ortaya konulan irade ve alınan tedbirlere rağmen bir oyun planı işletilemedi. Piyasa alınan kararların etrafından dolaşmayı tercih etti. Kimilerine göre bunun nedeni, para politikasında öteden beri gelen kararsız tutumun yarattığı güvensizlik.

KREDİ YASAĞI GELDİ

Öyle ki daha önce devreye alınan fakat kaldırılan aktif rasyosu gibi uygulamalara karşın kredi büyümesinin bir kısmının tüketime ve dövize kayışı önlenemedi. Hükümet liralaşma kapsamında kur koruması ve gelire endeksli senetlerle TL varlıkları özendirmeye çalıştı. Diğer yandan da ihracatçı dövizlerinin TL'ye çevrilmesi zorunluluğunu getirdi ve oranı da artırdı. Yine reeskont kredileri tarafında da döviz varlığı olan şirketlerin ağırlıkla kaldıraç kullanmak yerine öz varlıklarını kullanmalarını sağlamak için adım atıldı. Şirketlerin deniz aşırı piyasada TL satışına sınırlama getirildi. Bir dizi tedbire karşın etkiler sınırlı kaldı. Nihayet cuma gecesi BDDK yeni bir karara imza attı. BDDK, döviz nakit pozisyonları varlıklarına veya yıllık satışlarına göre belirli bir seviyeyi aşan, kurumsal firmalara lira bazlı ticari kredileri yasakladı. Kararın alındığı saatlerde döviz fiyatlarında yüzde 2.5 düşüş oldu.

KAVCIOĞLU UYARDI

Buna göre, döviz nakit varlığı 15 milyon liradan fazla olan ve toplam aktiflerin veya yıllık satışların yüzde 10'unu aşan bir şirket yeni lira kredisi alamayacak. Karar ilk aşamada kambiyo kontrolü olarak yorumlandı. Elbette bir yumuşak sermaye kontrolü adımı olduğu aşikar ancak kararın alınmasının ardında yatan bir neden var. Bunu aynı gün Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektör Konseyi üyeleri ile bir araya gelen Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu'nun toplantıda yaptığı uyarıdan anlıyoruz. Kavcıoğlu, toplantıda TL kredi kullanan ihracatçıların hesaplarındaki döviz varlıklarına işaret etti. Bloomberg HT'den Cemre Nur Karaca'nın haberine göre, Kavcıoğlu’nun bazı ihracatçıların bu durumu suistimal ettiğine yönelik ifadeler kullandığı belirtildi. Kavcıoğlu’nun, bazı şirketlerin döviz varlığı bulunmasına rağmen düşük maliyetli fonlama ile TL alıp bununla yine dövize döndüğüne ilişkin örnekler aktardığı ifade edildi. Başkan Kavcıoğlu'nun, ihracatçıları bu konuda uyardığı öğrenildi.
Toplantıya katılan ihracatçı başkanların Aydınlık'a verdiği bilgiye göre, döviz varlığı bulunan şirketlere getirilen kredi kısıtlamasına ilişkin şu görüş aktarıldı: "Üretim, yatırım ve istihdamı destekleyecek her projeye destek veriyoruz, vereceğiz. Bu konuda endişeniz olmasın." Bunun yanına düşük faizle TL kredi çekip bununla döviz alan şirketler tek tek tespit edildi. Şirket ismi anılmadan bu örnekler ihracatçı başkanlara anlatıldı. İhtiyacı olan şirketler kredi bulamazken ihtiyacı olmayanlara kredi verilmesi de ihracatçılar tarafından eleştirildi. Bu noktada Başkan Kavcıoğlu, "7/24 bana ulaşabilirsiniz." taahhüdü verdi.

KREDİ İHTİYACI OLANA GİTSİN DİYE

Gelelim mevzuatın detaylarına. İlgili mevzuat gereği, şirketin yabancı kredi kullanmasına yönelik bir sınırlama bulunması durumunda, TL kredi talebinin 3 aylık yabancı para açık pozisyonunu aşmaması kaydıyla, TL nakdi ticari kredi kullanması mümkün. Bu Karar, TL cinsi ticari kredilerin hedefli kullandırılmasına yönelik olarak, "Liralaşma Stratejisi" kapsamında atılmış makro ihtiyati bir adım.
Nitekim Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati de muhtelif açıklamalarında kredilerin amacından farklı yerlerde kullanıldığına dikkat çekerek buna izin vermeyeceklerine işaret etmişti.

1-Kur Korumalı Mevduat uygulaması. 2-İhracatçı dövizlerinin yüzde 40'ının TL'ye çevrilmesi. 3-Belli tutarda döviz alım satımlarında kimlik beyanı ve gelir vergisi. 4-Gelire endeksli devlet tahvili. 5-Şirketlerin deniz aşırı piyasada lira satışına sınırlama getirilmesi. 6- Lira kredi çekip döviz alımına yasak.

DÖRT ŞARTA UYARSA KAPSAMA GİRER

Karara göre bir şirketin kararın kapsamına girmesi için şu dört şartı bir arada bulundurması gerekiyor:

  • Bağımsız denetime tabi bir şirket olma,
  • En az 15 milyon TL karşılığı yabancı para nakdi varlık bulundurma,
  • Yabancı para nakdi varlıkların aktif ya da cirodan büyük olanının yüzde 10’unu aşması,
  • İlgili mevzuat gereği, şirketin yabancı para kredi kullanmasına yönelik bir sınırlama bulunması durumunda, TL kredi talebinin 3 aylık yabancı para açık pozisyonunu aşmaması.

DÖVİZ KREDİSİNE SINIR YOK

Kapsama girecek şirketlerin varlıklarına ilişkin herhangi bir sınırlama ise söz konusu değil. Düzenleme yüzde 10 yabancı para nakdi varlık bulundurma sınırını aşan firmaların sadece TL kredilere erişimine ilişkin. Yabancı para kredi kullanımına yönelik bir engel bulunmuyor. Türkiye’de 15 milyon TL üzeri yabancı para banka mevcudu olan ticari mudi sayısı yaklaşık 10 bin. Bunların da sınırlı bir kısmının yabancı para nakdi varlıklarının, aktif ve cirodan büyük olanının yüzde 10’unu aştığı tahmin ediliyor. Yabancı para nakdi varlıklar kapsamına sadece kasa ve banka mevcudunda yer alan likit varlıklar giriyor. Dolayısıyla, yabancı para cinsi menkul kıymet ya da ticari alacaklar, nakdi varlık tanımına girmeyecek. Yüksek yabancı para yükümlülüğü olup yabancı para pozisyonunu korumak isteyen şirketlerin, yüzde 10 sınırını aşan tutardaki yabancı para nakdi varlıklarını kur korumalı mevduat dönüşümü yapmak ya da menkul kıymete dönüştürmek yoluyla TL ticari kredilere erişmesi mümkün.

DÖVİZ TALEBİNE TIRPAN

Tera Yatırım Baş Ekonomisti Enver Erkan, kararı yorumladığı notta şu ifadeleri kullandı: "Buradaki temel perspektif de 'gereksiz' görülen veya spekülatif amaçlı yapılan döviz talebini tırpanlamak. Bu kapsamda şirketler döviz tevdiat hesaplarını bozdurmaya ve döviz almamaya, TL’ye dönmeye yönelik olarak yönlendirilmek isteniyor. Bu düzenlemede de kredi kullanımı şartlarını sağlamak 'ihtiyaç fazlası döviz tutuyorsa' bir şirket için mümkün olmayacağından dolayı döviz fazlası olan veya dövizle biraz fazla işlem yapmak zorunda olan şirketler açısından işler zorlaşıyor. Şirketler eğer belirtilen eşik ve oranın üzerindeki dövizini bozmazsa veya belirtilen sınırların üzerine çıkacak şekilde döviz alırsa kredi kullanamayacak."

UCUZ LİRA İLE DÖVİZ ALANA ENGEL

"Şirketler açısından ciddi anlamda düşük bir finansman imkanı vardı ve bu ucuz finansmanla borçlanıp, döviz alarak bir varlık ivmelenmesi sağlanma fırsatı vardı." diyen Erkan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dövize yönelik önlemler ihtiyaç görüldükçe sertleştirildiği için bir anlamda belirsizlik yaratıyor. Önlem niteliğindeki kararların ardından, bir şekilde döviz talebi tekrar yaratıldığından, o talebin kısıtlanması anlamında daha sert nitelikte TL’ye değer kazandırıcı ve döviz aleyhine olan kararlar da alınmaya devam edilebiliyor. Şirketler ya kredi kullanabilmek için döviz satacak veya talep etmeyecek, bir başka ihtimal olarak da kredi kullanma eğilimlerini azaltacaklardır, ki bu bir miktar ekonomik yavaşlamanın da önünü açabilecek bir etki getirebilir. Şirketler faaliyetlerinden döviz bazlı gelir elde ettiği veya ticari faaliyeti icabı döviz kullanmak durumunda olduğundan dolayı, döviz kısıtı anlamında yüzde 10’luk bir marj belirlenmiş. Ancak temelde şöyle de bir sorun var: Döviz fazlası olmasa bile ithalat yapan veya yoğun döviz cinsinden maliyeti olması itibariyle hedge amaçlı kur işlemleri yapan şirketler açısından da problem olabilir."


‘KONTROLLÜ KAMBİYO REJİMİNE GEÇİLMELİDİR’

Dolara karşı Türk Lirası atağı - Resim : 1

Vatan Partisi Ekonomi Politikaları Bürosu Başkanı Hakan Topkurulu, BDDK’nın aldığı son önlemi eleştirdi ve başta kontrollü kambiyo rejimine geçmek olmak üzere köklü çözüm önerilerini şöyle anlattı:
Dövize olan talebi kesmek için yapılan düzenlemelerle cari açığı önlemede başarılı olunamaması, dövize olan talebin de önünü kesememiştir. Elindeki tasarrufun değerini kaybetmemek ya da kur farkı gelirinden faydalanma nedenleri ile dövize olan talep durdurulamamaktadır. Gündeme yine uygulama zorlukları ve bir kısım haksızlıklara da neden olacak mevzuat karmaşasını da tetikleyecek yeni uygulamalar gelmektedir.
Kamuoyunda ise “bu uygulamalar sermaye kontrollerine gidiyor” dedikoduları yayılmakta, toplumun kafası karıştırılarak kaos ortamı yaratılma koşulları beslenmektedir. Dünya fiyatlarındaki artıştan etkilenme dışında enflasyonu tetikleyen en önemli neden olan kur artışlarını önlemek için yapılması gerekenleri aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:
1.Kontrollü kambiyo rejimine geçilmelidir.
2.Kontrollü kambiyo rejimi kapsamında bankalarda uygulanacak yabancı para işlemlerindeki kurlar her gün Merkez Bankası ve kamu bankaları tarafından belirlenmelidir.
3.Kur sisteminde katlı kur uygulaması yapılmalı, enflasyonu doğrudan ilgilendiren temel mal ithalatlarında, doğal gaz için uygulandığı şekilde Merkez Bankası tarafından temin edilen döviz kullanılmalıdır. Özellikle akaryakıt ithalatı kamulaştırılmalı, enerji sektöründeki özel şirketler, yakın kamu takibine geçmelidir.
4.Sermaye hareketleri kontrol altına alınmalı, ithalat ve ihracat dövizleri serbestçe transfer edilmeli ancak özellikle “sıcak para” kapsamında adlandırılan, para piyasalarında serbestçe dolaşan paraların giriş ve çıkışları izne tabi olmalıdır.
5.TL konvertibilitesi kaldırılmalıdır.
Tasarruf için açılan döviz hesapları kaldırılmalı, buradaki tutarlar Türk lirasına çevrilmelidir. Ticari olarak; ithalat, ihracat ve yatırım nedenleriyle yabancı para hesapları açılabilmelidir.
6.Cari açığı kapatma ve istihdam hedefli olarak. İthalatımızda en önemli paya sahip mallarda üç ana yatırım, zaman geçirilmeden kamu eli ile başlatılmalıdır: Enerji yatırımları, petrokimya yatırımı, yassı demir çelik yatırımı.

Türk Lirası ekonomi Merkez Bankası Şahap Kavcıoğlu piyasa arsızlık liralaşma strtejisi maliye bakanlığı