28 Şubat 2024 Çarşamba
İstanbul
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Rusya’nın FETÖ’sü Türkiye’de kendi ağını mı kuruyor?

Rusya’nın Ukrayna'ya askeri operasyonunun başlamasından sonra, muhaliflerin önemli bir kısmı yurtdışına gitti. Birçoğu Türkiye'ye sığındı. Rus liberal göçmenler, faaliyetlerini ABD, İngiltere ve Türkiye üzerinden koordine ediyor.

Rusya’nın FETÖ’sü Türkiye’de kendi ağını mı kuruyor?
Ferman Salkım

24 Şubat'ta Rusya, Ukrayna'da özel bir askeri harekât başlattı. Moskova’nın bu hamlesini kınayan ilk isimlerden biri Mihail Hodorkovskiy oldu. Kaçak oligark, 1990'larda Rusya'nın en büyük zenginlerindendi. YUKOS petrol şirketinin hisselerini neredeyse bedavaya satın almış ve Rusya'nın en güçlü insanları arasına girmişti. ABD’yle yakından bağlantılıydı. 2000 yılında Vladimir Putin iktidara gelince, Hodorkovskiy, 2003’te şirketini Amerikalılara (ChevronTexaco ve ExxonMobil) satmaya çalıştı. Hodorkovskiy’in o dönemde Amerikalılara, Rusya'nın başbakanı olmasına yardım etmeleri halinde nükleer silahlardan vazgeçme sözü verdiği de basında yer aldı.

Bunların ve ayrıca Rusya'daki parlamento partilerinin temsilcilerine rüşvet verme girişimleri üzerine Hodorkovskiy'in suç teşkil eden fiilleri araştırılmaya başlandı. Dolandırıcılıktan 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı, ancak 2013'te Rusya Devlet Başkanı tarafından affedildi.

Hodorkovskiy serbest bırakıldıktan hemen sonra Rusya'yı terk etti. Londra'ya yerleşti ve Batı istihbarat teşkilatları ve vakıflarının desteğiyle “Açık Rusya”yı kurdu. Amacı, Rusya'da iktidarı devirmekti. Hodorkovskiy'in faaliyeti Fethullah Gülen'inkine oldukça benziyor. Hatta Rusya'da Gülen'e "Türk Hodorkovskiy" deniyor.

Her ikisi de bir süre iktidara yakındı, ancak doğrudan ABD’yle bağlantılıydı. Şimdi ikisi de Rusya ve Türkiye'de, her iki ülkedeki nüfusun çoğunluğu tarafından desteklenen devlet sistemini baltalamak için ağlarını kullanmaya çalışıyor.

2016 yılında Mihail Hodorkovskiy, Türkiye’deki Amerikancı FETÖ darbe girişimini desteklemiş ve Twitter'da şunları yazmıştı: “Aferin Türkler! Biz de tekrar yapabilir miyiz?!”

Daha önce Hodorkovskiy, Putin ve Erdoğan'ı "devletin gücü" konusunda fazla endişeli olmakla suçlamıştı.

NUH’UN GEMİSİ Mİ, TRUVA ATI MI?

Mart 2022'de, Mihail Hodorkovskiy tarafından finanse edilen eski Açık Rusya örgütünden aktivistler, Nuh’un Gemisi - Rus Savaş Karşıtı Komitesi'ni (antiwarcommittee.info) kurdular. Örgütün liderleri Anastasya Burakova ve Andrey Davıdov. Davıdov ve Burakova, yurtdışına taşındıktan sonra Türkiye'de eylemler düzenliyor ve ayrıca Gürcistan ve Ermenistan'daki sokak protestolarını örgütlüyorlar. Hodorkovskiy, bu projeyi açıkça destekliyor. Burakova, Mihail Hodorkovskiy tarafından kurulan ve Rusya’da kapatılan Açık Rusya’nın son başkanı.

Davıdov, 2 ve 5 Mart tarihlerinde İstanbul'da iki eylem gerçekleştirdi. Burakova da sosyal medya hesapları üzerinden sık sık İstanbul'dan yazıyor. İstanbul, Hodorkovskiy hareketinin üslerinden biri haline geldi. Putin'e karşıtı bir Rus medya kuruluşu olan Novaya Gazeta'ya göre, Hodorkovskiy'in aktivistleri, Türkiye’de Erdoğan karşıtı muhaliflerden destek alıyor.

Bu projenin başındaki isimlerin Rusya’da çeşitli suçlularla bağlantıları tespit edilmişti. Anastasya Burakova ve Andrey Davıdov, belediye ve bölge parlamentolarının milletvekillerine muhalifleri seçtirmek için Rusya'nın farklı bölgelerinde yasadışı yollara başvurmuşlardı. Örneğin 2015 yılında, Rusya'nın Kostroma bölgesinde, Aleksey Navalnıy'ı desteklemek için sahte imza toplamak amacıyla bir polisten bölge sakinleri hakkında veri tabanı satın almaya çalışmışlardı.

Savaş Karşıtı Komite’nin amacının "savaş sonucunda Rusya'yı terk eden" Rus göçmenleri desteklemek olduğu belirtiliyor. Ancak bu komite, Türkiye’deki Ukraynalı aktivistlerle yakından iş birliği içinde. Novaya Gazeta'ya göre, bahsi geçen Ukraynalılar, İstanbul'da “Ukrayna bayrağı rengine boyanmış tırnaklarla” dolaşan LGBT aktivistleri. İstanbul'daki LGBT hareketinin Batılıların nüfuz alanı altında olduğunu söylemeye dahi gerek yok.

RUSYA'YA MI, TÜRKİYE'YE Mİ TEHDİT?

Türkiye'deki Savaş Karşıtı Komite'nin ve Nuh’un Gemisi projesinin faaliyetleri, Rusya-Türkiye ilişkileri açısından da ciddi bir tehdit. Türkiye'nin Rus kaçak muhaliflere ev sahipliği yapması, Rusya-Ukrayna müzakerelerinde arabuluculuk yapmaya çalışan Ankara’nın konumunu ciddi şekilde sarsacaktır. İstanbul'da Rusya'yı itibarsızlaştırmaya yönelik eylemler, orada Rus karşıtı aktivistlerin ortaya çıkması, başta turizm sektörü olmak üzere Rusya ile Türkiye arasındaki ekonomik işbirliğini bile olumsuz etkileyebilir.

Hodorkovskiy'in Türkiye'ye gönderdiği adamları, Türk vatandaşı değil ama miting ve protesto düzenliyorlar, vergi ödemiyorlar ama Rusya’yla ilişkileri geriyorlar. Dahası, Amerikan yanlısı propaganda yürütüyorlar. Böyle bir propaganda Türkiye’yi de zamanı gelince vuracaktır. Hodorkovskiy'in fonladığı ve tamamen Batı merkezleri tarafından kontrol edilen bu isimler, Türkiye’nin çıkarları aleyhine kullanılabilecek siyasi bir grup haline de gelebilecektir.

Ayrıca Biden muhalefetiyle ilişkileri de göz önünde bulundurulmalı. Türkiye'deki turuncu güçlerin Rus 5. kolunun deneyimlerinden ve bağlantılarından kesinlikle yararlanacağına şüphe yok. Hodorkovskiy'in ağı da FETÖ de Amerikalıların ve İngilizlerin kontrolünde. Ancak FETÖ yıkılırken, Hodorkovskiy'in ağı Türkiye'de yeni yeni örgütlenmeye başlıyor. FETÖ’nün Hodorkovskiy’in ağını kendi çıkarları için kullanabilmesi de büyük olasılık.

Ne de olsa FETÖ ve Hodorkovskiy'in patronları Amerikalılar. Joe Biden, Türkiye'deki muhalefet partilerini destekleyerek Recep Tayyip Erdoğan'ı devirme sözü vermişti. Hodorkovskiy'in şu anda Türkiye'de oluşturduğu Amerikan yanlısı Rus ve Ukraynalılardan oluşan ağının da bu planları uygulamak için kullanılacağına şüphe yok.

Nuh’un Gemisi’nin ilan edilen hedeflerinin arkasında başka amaçlar yatıyor. Aslında hem Rusya'ya hem de Türkiye'ye karşı kullanılabilecek uyumlu bir 5. kol oluşturuyorlar. Ayrıca Hodorkovskiy'in Türkiye’deki ağını Ermenistan ve Gürcistan'da aynı amaçlarla kullanabileceği bir yere not edilmeli.

Rusya FETÖ Mihail Hodorkovskiy