Shanahan'ın mektubunda F-35'ten ötesi var!

ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan'ın Hulusi Akar'a gönderdiği mektubun tam hali ortaya çıktı. Mektuptaki soru işareti ise şu: Yaptırımlar F-35'lerle mi sınırlı kalacak, yoksa 75 milyar dolarlık ticaret hedefinin tamamını mı etkileyecek?

Shanahan'ın mektubunda F-35'ten ötesi var!
A+ A-

ABD Savunma Bakan Vekili Partick Shanahan'ın Hulusi Akar'a gönderdiği F-35 mektubu gündemi sarstı. S-400 alımından vazgeçilmemesi durumunda Türkiye'nin F-35 projesinden dışlanacağını belirten Shanahan, ABD'de eğitim gören Türk pilotların da 31 Temmuz'dan itibaren üslere giriş izninin kaldırılacağını söyledi. Mektubun içeriğine ilişkin bir açıklama yapan Milli Savunma Bakanlığı ise "ABD Savunma Bakan Vekili Shanahan tarafından Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a bir mektup gönderilmiştir. İki ülke arasındaki savunma ve güvenlik konularını kapsayan söz konusu mektupta, mevcut sorunlara stratejik ortaklık çerçevesinde ve kapsamlı güvenlik işbirliğini muhafaza edecek şekilde bir çözüm bulunması yönünde beklenti dile getirilmekte ve görüşmelere devam edilmesinin önemi ifade edilmektedir" dedi.

Fakat Shanahan'ın mektubu, aslında Milli Savunma Bakanlığı'nın açıkladığı kadar masum değil.

Herkes Shanahan'ın mektubundaki F-35 tehditlerine odaklanırken, ekonomik tehdidi gözden kaçırdı. Shanahan'ın mektubunda, "Başkan Trump, ikili ticareti 20 milyar dolardan 75 milyar dolara çıkarmayı taahhüt etti, ancak Birleşik Devletler CAATSA yatırımlarını uygularsa bu zor olabilir" ifadeleri yer aldı.

ABD İLE SERBEST TİCARET BÖLGELERİ KURULACAKTI

Nisan ayında Türkiye'nin ekonomi yöneticileri ABD'ye çıkarma yapmış, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan iki ülke arasındaki 20.7 milyar dolarlık ticaret hacminin 75 milyar dolara çıkarılması için liderlerin mutabık kaldıklarını söylemişti. Bunun için tüm sektörlere yöneleceklerini belirten Pekcan, "Temel hedefimiz Ar-Ge yoğunluklu, yüksek teknoloji ve katma değeri yüksek faaliyetlerde uzmanlaşmış serbest bölgeler oluşturmak. Bu bölgeler, Türk-Amerikan işbirliği bölgeleri olabilir. Tüm Amerikan yüksek teknoloji firmalarını, ihtisas serbest bölgelerine yatırım yapmaya davet ediyorum. Bakanlığımızın ihtisas serbest bölgeler kurma çabalarını desteklemenizi rica ediyorum. Amerikan yüksek teknoloji şirketleri ya kendileri ya da Türk şirketleriyle beraber buralarda yatırım yapabilirler. Ben ve meslektaşlarımın serbest bölgelerimize yatırım tercihinde size koşulsuz yardım sağlamaya her zaman hazır olduğumuzu da belirtmek isterim" ifadelerini kullanmıştı.

SERBEST BÖLGELER KALKARSA MİLLİ TEKNOLOJİ GELİŞİR

İşte Shanahan'ın mektubundaki kritik nokta tam da burada. Türkiye'nin S-400 alması durumunda, gümrüklerin kaldırılarak ABD'li şirketlerin ülkeye girmesi de rafa kalkabilir. Bu da milli teknoloji üretimini teşvik eder, üreticimizi korur. Yani S-400'ler sadece füzeleri engellemeyecek, savunma sanayimizin Amerikan işgaline uğramasını da durduracak. Bunun yanında teknoloji paylaşımı ve ortak üretim süreçleriyle de kabiliyetlerimiz giderek artacak. Belki de F-35 almamak, gümrüklerimizi açmamak en hayırlısıdır!


İşte o mektubun Türkçesi:

Sayın Bakan,

Sizi Nisan ayında Pentagon’da ağırlamak ve 28 Mayıs 2019’da telefonunuzu almak bir zevkti. Tartışmalarımızı takdir ediyorum ve 6 Nisan 2019 mektubunuz için teşekkür ederim.
ABD, ABD-Türkiye diyaloğuna ve stratejik ortaklığımıza büyük değer veriyor. Ancak, Türkiye'nin S-400 sistemi eğitimi için Rusya'ya personel gönderdiğini öğrenmek bizi hayal kırıklığına uğrattı.

Türkiye, S-400'ü 28 Mayıs 2019'da yaptığımız çağrı sırasında tartıştığımız gibi tedarik ederse, iki ülkemizin Türkiye'nin F-35 programına katılımını durdurmak için bir plan geliştirmesi gerekiyor.
Biz değerli ilişkimizi sürdürmeye çalışırken Türkiye S-400'ü teslim alırsa, F-35'i alamaz. Hala S-400 rotasını değiştirme seçeneğiniz var.

Haziran 2019’da Brüksel’deki toplantımızdan önce, ABD’nin 31 Temmuz 2019’a kadar Türkiye’nin F-35 programına katılımını askıya almak için gerçekleştireceği eylemlerin bir özetini ekledim.

Bu zaman çizelgesi, şu anda eğitim görmekte olan F-35 öğrencilerinin hepsinin değil ama çoğunun 31 Temmuz 2019'a kadar ABD'den ayrılmadan önce eğitimlerini tamamlamalarına olanak tanıyacaktır.

Ayrıca Milli Savunma Bakanlığına ABD'deki Türk personel için yeni bir F-35 eğitim programı başlatılmasını tavsiye etmediğimizi de bildirdik. (as we anticipate they would be recalled in the near future)

F-35 programının programatik yönetim faaliyetlerine Türk katılımının düzenli bir şekilde durdurulmasını kolaylaştırmak için 12 Haziran 2019 tarihinde yapılacak olan yıllık F-35 İcra Kurulu Başkanı Yuvarlak Masa Toplantısı'na Türkiye'nin katılmasını planlamıyoruz. Programın yönetim belgelerinde yapılması planlanan güncellemeler Türkiye’nin katılımı olmadan yapılacaktır. F-35 meselesinde gerçekleştirilen bütün eylemler, Türkiye'deki S-400 varlığının taşıyacağı risklere dayanmaktadır ve Rusya ile mücadele eden Amerika'nın CAATSA yaptırımlarından ayrıdır. Türkiye'nin S-400'leri teslim alması halinde ABD Kongresinin iki tarafı da CAATSA'nın Türkiye'ye yaptırım uygulamasında kararlıdır.

Türkiye’nin S-400'leri satın alması, F-35 gibi platformların güvenliğini tehdit etmesinin yanı sıra, ülkenizin ABD ve NATO ile iş birliğini geliştirme ve sürdürme kabiliyetine engel olacak, Türkiye'nin Rusya'ya stratejik ve ekonomik açıda aşırı bağımlılığına yol açacak ve Türkiye’nin çok yetenekli ve iddialı ekonomik hedeflerini baltalayacaktır. Bu yolu takip etmek, işlerde, gayri safi yurtiçi hasılada ve uluslararası ticarette kayba neden olacaktır. Başkan Trump, ikili ticareti 20 milyar dolardan 75 milyar dolara çıkarmayı taahhüt etti, ancak Birleşik Devletler CAATSA yatırımlarını uygularsa bu zor olabilir.

Sizi temin ederim ki derin güvenlik iş birliğimizin diğer yönlerini korumak için bu meseleyi saygılı bir biçimde yönetiyoruz. F-35 eğitimimizi sürdürürken cevabınızı ve devam eden tartışmalarımızı sabırsızlıkla bekliyorum.

Patrick M. Shanahan