22 Haziran 2024 Cumartesi
İstanbul 27°
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Strateji ustası Kasım Süleymani

Süleymani, usta bir diplomat, çalışkan bir kişi ve aynı zamanda savaş ustasıydı. Strateji ve diplomasi alanlarında rolü çok önemliydi. İran’ı ziyaret eden birçok ülkenin lideri, onunla müzakere etmek isterdi.

Strateji ustası Kasım Süleymani
A+ A-
HAMİD HOSHAYEND

Emperyalizme karşı mücadele eden tüm mazlumların şehidi Kasım Süleymani, askeri bir şahsiyet olmasının yanı sıra uzman bir diplomattı. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, General Süleymani’nin diplomatik şahsiyet boyutu hakkında şunları söylüyor: “Süleymani, gerçek anlamda bir diplomattı. Bazı diplomatlar uzmandır. Bazıları da uzman değildir, siyasetçidir. Fakat bazıları hem uzman diplomattır, hem de iyi bir siyasetçidir. Süleymani hem siyasetçi, hem de iyi bir diplomattı. Tecrübeli bir asker olmasının yanı sıra, gelişmeleri tüm gerçekliği ile derk edebilen bir siyasetçiydi. Bu dakik siyasi bakış açısı, ona çok önemli dosyaları takip etmesinde yardımcı oluyordu. Bazı zamanlar Milli Güvenlik Şurası toplantılarında, -mesela durumu iyi olmayan bir ülke bizden terörizmle mücadele konusunda destek istediğinde-, herkes şartların kötü olduğundan bahsettiğinde Süleymani, ‘Söylediğiniz noktalar doğrudur. Fakat izin verin ben iyi şartları da size söyleyeyim.’ derdi ve öyle noktalara temas ederdi ki bir anda toplantıda denge oluşurdu.”

İran eski Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif de, Süleymani’nin diplomatik şahsiyetinin boyutları hakkında şunları söylüyor: “Süleymani akıllı bir diplomattı. Farklı görüşleri yakınlaştırmak için yaptığı işler eşsiz idi. Bizim cihat ve direniş gruplarıyla ilişkimiz kardeşlik ve ikna üzerinedir. Süleymani, hassas konularda seçkin bir diplomasi yürüterek muhtelif gruplarla görüşüp bakış açılarını birbirine yakınlaştırabiliyordu.”

USTA BİR KOMUTAN USTA BİR DİPLOMAT

Bundan dolayı Süleymani, gerçekten usta bir diplomat, çalışkan bir kişi ve aynı zamanda cihat ehli birisiydi. Strateji ve diplomasi alanlarında Süleymani’nin rolü çok önemliydi. İran’ı ziyaret eden birçok ülkenin lideri, onunla müzakere etmek isterdi. Çünkü onun bölgesel ve uluslararası krizlerin aşılmasında orijinal fikirleri olduğuna inanırlardı.

Süleymani’nin özellikle bölgesel boyutta dış siyaset çerçevesinin icrasını belirleyen projeleri, fikirleri ve uygulamaları; uluslararası düzen alanında İran’ın siyasetçileri tarafından miras ve örnek alınmıştır. Bunlara dayanarak dış siyasetteki tıkanıklıklar aşılabilir. Bunun açıklanması ise ayrı bir bahistir.

MİLLİ VE MİLLİ OLMAYAN ÇIKARLARI EŞİT GÖRME

Süleymani, her ne kadar askeri konular uzmanı olsa da kendisini sadece bu alana hapsetmedi. Bu sebeple onun mirasları, İran’ın birçok diplomatıyla yöntem ve bakış açısı olarak farklıdır. Dış siyaset ve bölgesel faaliyetler alanında cihada dayalı müdüriyet anlayışı, onu diğerlerinden farklı kılıyordu. Bunun neticelerinden bazıları; diyalog, tehditleri uzaklaştırma ve İran için kalıcı bir düzen oluşturmaktı.

Dahiyane akla sahip Süleymani’nin kendine özgü gücü ile, mazlum halkların dayanışmasını Irak, Suriye, Yemen ve Afganistan’a kadar yayması, onu eşsiz bir siyasi ve askeri operasyonel güce dönüştürmüştür. Bu başarıyı, her şeyden önce Süleymani’nin milli ve milli olmayan menfaatlere bakışındaki dengede aramak gerekir.

GÜVENLİĞE DAHA FAZLA ÖNEM VERME

İran tarihi, yabancıların ülkeye saldırmasının İran’ın askeri gücünün zayıf olduğu zamanlara denk geldiğini göstermektedir. Ayrıca güvensizliğin ana unsur olduğu ve İran’a karşı sözlü tehditlerin savrulduğu uluslararası adil olmayan bu düzende, askeri açıdan zayıf olmak, kesinlikle İran üzerinde hakim olmak isteyen sulta düzeninin iştahını kabartacaktır. Bu tarihi tecrübeye dayanarak Süleymani cihad ehli bir diplomat olarak diğer birçok İranlı siyasetçinin aksine, güvenlik ve askeri gücü diplomasinin elini güçlendirmek ve pazarlık gücünü artırmak için bir fırsat görüyordu.

SINIR ÖTESİ GÜVENLİK

Batı Asya bölgesi, Amerika’nın askeri varlığı ve müdahalesi sonucu kan gölüne döndü. Bu çerçevede, Süleymani cihada dayalı diplomasi yoluyla güvenliği sadece sınırların içinde ve etrafında değil sınır dışında arıyordu. Bu stratejinin neticesi; caydırıcılık gücünün artması, tehditlerin ve savaşın gölgesinin uzaklaştırılması, savunma siyasetinin ilerlemesi ve diplomatik müzakereler için destek şeklinde tezahür etti. Güvenlik uzmanlarının birçoğunun Süleymani suikastını ABD tarihindeki en önemli terör olayı olarak nitelendirmesinin sebebi; Süleymani’nin cihada dayalı rolüyle milli, bölgesel, uluslararası ve ideolojik düzeylerde Amerika liderliğindeki sulta düzeninin çarklarına çomak sokmasıdır.

Süleymani, İran’ın düşmanlarına kabuslar yaşatmıştır. Süleymani tarafından ortaya konan bu yapısal örneklik; o hayatta iken caydırıcılığa, sınır dışında güvenliğin sağlanmasına ve bölgesel dengelerin değişmesine neden olmuştur.

STRATEJİSİ DEVAM EDİYOR

Süleymani milli, bölgesel ve uluslararası düzeyde karizmatik, çok yönlü ve etkili bir şahsiyetti. O, sadece meydanda değil diplomaside de verimli ve tecrübeli bir aktördü. O, İran’ın ve İslami Direniş Cephesi’nin menfaatlerinin temini, ilerlemesi, hızlanması ve kolaylaşması ve bölgesel güvenlik sorunları sarmalında emniyet ve barışın sağlanması için büyük çaba sarf etti.

FAAL OLDUĞU DÖRT ALAN

O, Kudüs Gücü Komutanlığını yürüttüğü 22 yıl boyunca, ‘Yeni İslam Medeniyetinin’ oluşması için yorulmaksızın çalıştı. ‘Bölgesel ve Uluslararası Denklemde İslam Dünyasının Konumunun Yükselmesi’, ‘Kudüs-i Şerif’in Kurtarılması ve Siyonistlerin Yenilgisinin Kesin Olduğu İnancının Güçlenmesi’, ‘IŞİD’e ve Diğer Tekfirci Terörist Gruplara Karşı Savaşın Kazanılması’ ve en az maliyetle ‘Milletler Üstü, Tek Parça ve Senkronize Bir Direniş Ordusunun Kurulması’ dört önemli alandır.

Süleymani’nin faaliyetleri sonucu bu alanlarda Müslümanlar ve bölgedeki milletler büyük kazanımlar elde etti. Bunun eser ve sonuçlarını onun aramızdan ayrılmış olmasına rağmen hâlâ görmekteyiz. Amerikalıların ve siyonistlerin Süleymani’yi ortadan kaldırmakla ulaşacaklarını öngördükleri hedeflerine ulaşamadıklarını görürüz.

Strateji ustası Kasım Süleymani - Resim : 1
Kasım Süleymani Iran-Irak Savaşı yıllarında cephede. Ali Caferi Devrim Muhafızları Ordusunun komutanı oldu.
Muhammed Bageri ise şu an Genelkurmay Başkanı...

SONUÇLAR

Bölgede son iki yılda yaşanan gelişmeler, gerçek mimarı Süleymani olan İslami Direniş Cephesi’nin stratejik kazanımlarının giderek arttığını göstermektedir. Katledilmesinden sonra da Süleymani’nin stratejisi devam etmektedir. Şimdi bunun önemli sonuçlarına göz atalım:

A) Amerika’nın Bölgede Direnişi Bitirme Siyasetinin Yenilgiye Uğraması

Süleymani’nin katledilmesinin hedeflerinden biri, Batı Asya bölgesinin Siyonist rejim karşısında direnişten arındırılmasıydı. Bu hedef, yenilgiye uğradı. Son iki yıldaki gelişmelere bakıldığında Amerika ve Siyonist İsrail’in gerici Arap rejimleriyle diplomatik ilişkilerini alenileştirmesi ve barış anlaşmaları imzalamasına rağmen, direniş Kudüs işgalcisi rejim karşısında, Süleymani’nin hedeflerinden biri olan, güvenlik ve strateji boyutunda daha da arttı.

Siyonist rejimin caydırıcılık gücünü ilk defa yerle bir eden eşsiz ve kendine özgü ‘Kudüs Kılıcı’ operasyonu, İsrail’in güvenlik zafiyetinin derinliğini ortaya koyması açısından önemlidir. Bugün Filistin ve Lübnan’daki İslami direniş gruplarının kapsamlı, çok yönlü ve asimetrik caydırıcılık gücü geçen iki yıla göre çok artmıştır.

B) Amerika’nın Irak ve Bölgeden Çıkarılma Sürecinin Hızlanması

Amerikalıların Irak ve bölgeden çıkarılması Süleymani’nin ömrünün son aylarındaki önemli hedeflerinden birisiydi. Bu alanda o, başarılı girişimlerde de bulunmuştu. Hatta bu işin özellikle Irak’ta kanuni yollarla ve parlamento aracılığıyla yapılacağına inanıyordu. Onun şehadetiyle Amerikalıların Irak’tan çıkarılması planı durmadı. Bu plan kapsamlı ve kanuni bir talebe dönüştü ve hatta Amerika’nın bulunduğu diğer ülkelerde de gündeme geldi. Afganistan buna en iyi örnektir. Süleymani’nin Amerika’nın bu ülkeden çıkmasındaki rolü göz ardı edilemez.

C) Yemen’de Direniş Hükümetinin Kurulması

Yemen’de direniş hükümetinin kurulması Şehit Süleymani’nin arzularından biriydi. Son iki yılda Ensarullah Hareketi’nin Yemen’in siyasi alanı ve savaş meydanındaki başarıları ve Suud koalisyonunun burnunu yere sürtmesi stratejik öneme haizdir. Suud ile şu ana kadar yaptığı tüm savaşlarla kıyaslandığında Ensarullah, bu son iki yılda daha çok başarı kazanmıştır. Şu anda Ensarullah ve Yemen Halk Komiteleri savaşın kaderini tayin edecek olan Marib’in özgürleştirilmesi arifesindedir. Ensarullah şu anda Yemen’in üçte ikisine tekabül eden şehirleri ve stratejik bölgeleri elinde bulundurmaktadır.

D) Irak, Suriye ve Yemen’de Direnişin Önderliği

Suriye, Irak ve Lübnan'da Süleymani'nin İslami direniş alanında yarattığı değerli miras, direniş gruplarının siyasi ve yönetişim süreçlerine girmesinin teşvik edilmesi de dahil olmak üzere daha fazla kolaylaştırıldı. Suriye ve onun siyasi nizamı, çok bunalımlı dönemleri geride bırakarak 10 yılın ardından yeniden hakimiyet sağladı.

Irak’ta da direniş grupları bu ülkede siyasete yön veren bir güçtür. Örnek olarak son parlamento seçimlerinde, Amerikalıların seçim sürecini ve sonuçlarını etkilemek için çaba göstermelerine rağmen 329 sandalyeli mecliste Amerika’nın desteklediği adaylardan sadece 9’u parlamentoya girebildi.

Lübnan’da da direniş, ülkenin hem iç yapısında hem de kamuoyunda siyasi, güvenlik ve iktisadi açıdan her zamankinden daha fazla bir ağırlığa sahip olmuştur. Hatta ülkede Lübnan’ın en hayati sorunu olan yakıt krizi gibi iktisadi buhranları çözmek için elini taşın altına koymuştur.

E) Yumuşak ve Sert Caydırıcılık Gücünün Takviyesi

İran’ın caydırıcılık gücünün temellerinin sağlamlaştırılması, Süleymani’nin stratejisinin devamının sonuçlarından biridir. Eğer İran’ın caydırıcılık gücünün en önemli ve en etkili aracının ve unsurunun füze olduğunu varsayarsak, onun şehadetinden sonra İran’ın bölgesel nüfuzu ve varlığının genişleme ve güçlenmesiyle aynı anda direniş ekseninin modern füzelerle donatılması sonucu ortam bölgedeki ve bölge dışındaki düşmanların engellenmesi için öncekinden daha çok hazır hale gelmiştir. İsrail’in İran’a saldırması halinde Filistin ve Lübnan’daki direniş gruplarının Siyonistlere cevap verecek güçte olması siyonistlerin uykusunu kaçırmaktadır.

F) Erişim Engelleme ve Bölgesel Engelleme

Süleymani'nin şehit edilmesinden sonra İran iki önemli strateji benimsedi ve uyguladı: Birincisi, "erişimi engellemek" ve ikincisi, ulusötesi savunma mekanizmaları yoluyla tartışmalı ve çekişmeli bölgelerde rakiplerini ve düşmanlarını tutuklamak için "bölgesel engelleme".

SON SÖZ

Kudüs Gücü Komutanı olarak Süleymani’nin bölgede ve İslam dünyasında uyguladığı stratejiler, onun şehadetiyle akamete uğramadı tam tersine Kudüs Gücü Ordusunun yeni komutanlık döneminde dış siyasette faal olan diğer kurumların da işbirliği ve sinerjisi sayesinde daha da güçlü bir irade ve motivasyonla uygulanmaya devam etti. Amerika’ya bağlı bazı medya ve siyaset çevrelerinin kara propagandalarının aksine, Kudüs Gücü bugün yeterlilik, güç ve etkisinin zirvesindedir.

İran Kasım Süleymani ABD