25 Şubat 2024 Pazar
İstanbul 15°
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

‘Acil Yatırım Bakanlığı kurulsun’

İsmet Özçelik

İsmet Özçelik

Gazete Yazarı

Dün sanayicilerin söylediklerini…
Yaşadıkları sıkıntıları…
Kredi faizlerinin yüksekliğini…
Bankaların tavrını…
Çarkları çevirmede nasıl zorlandıklarını…
Üretimde yaşadıkları riskleri anlatmıştım.
Bugün de sanayicilerin görüşlerini aktarmaya devam edeceğim:

EXİMBANK

“İhracatçıyı desteklemekle görevli Eximbank.
TL kredisi veriyor.
Faiz oranı yüzde 30.
Ancak bir yıllık faizi peşin alıyor.
Faiz yüzde 37’ye geliyor.
Bu faizle rekabet yapmamız çok zor.
Dünyadaki rakiplerimiz bizden çok avantajlı.
Hem çok düşük faizle kredi kullanıyorlar.
Hem de devlet her türlü kolaylığı gösteriyor.
Zaten ihracat pazarlarımızda daralma var.
Şimdi buna yüksek faiz nedeniyle maliyetlerin yükselmesi de eklendi.

SİSTEM İŞLEMİYOR

İç piyasada sıkıntı büyük.
Müşterilerimizde para yok.
Alacaklarımızı tahsil edemiyoruz.
Onlar da finansmana ulaşamıyor.
Ulaşsa da yüksek faiz bellerini büküyor.
Yüzde 50-55 faizle nasıl iş yapılır ki…
Alacakları tahsil edemeyince sistem tıkanıyor.
Üretim yapamıyoruz.”

YATIRIM BOYUTU

İş sadece bununla sınırlı değil.
Yatırım boyutunda da sorunlar yaşıyorlar.
Gaziantepli bir sanayici şu bilgileri verdi:
“Petro-kimya sektörüne yatırım düşünüyoruz.
5 milyar dolar yabancı sermaye de bulduk.
Türkiye’nin aromatik kimyasal ithalatı…
Yaklaşık 18 milyar dolar.
Yatırımı yaparsak yarısını içeride üreteceğiz.
İthalatımız düşecek.
Cari açığımız azalacak.
Ancak bir türlü beceremedik.

BÜROKRATİK ENGELLER

Bürokratik engelleri aşmaya çalışıyoruz.
O bakanlık, bu bakanlık dolaşıyoruz.
Türkiye’nin üretmeden başka çıkışı yok.
Ama üretmek isteyenler desteklenmiyor.
Hatta köstekleniyor.
Cumhurbaşkanı her gün açıklama yapıyor.
‘Yatırımları teşvik edeceğiz’ diyor.
Ama ne yazık ki durum tam tersi.

YATIRIM BAKANLIĞI

Sadece bizim değil.
Birçok firmanın benzer sıkıntıları var.
Dünyada en çok yatırım çeken ülkeler…
Bu işi çözmüşler.
Örneğin Çin.
Yatırım için ayrı birim kurmuş.
Yatırımcılar oraya başvuruyor.
Bütün işler orada hallediliyor.
Biz de benzer bir yol uygulayalım.
Sanayici bürokrasi ile uğraşmasın.
İşine baksın.
Yatırım yapmak isteyen herkesin talebi:
Acilen Yatırım Bakanlığı kurulsun.”

İKLİM TEHDİDİ

Batı ekonomileri yorgun.
Ülkeler uyandıkça işleri bozuluyor.
Tabi onlar da boş durmuyor.
Önlemler alıyor.
Son dönemde en çok konuşulan “İklim krizi”.
“Dünyayı koruyalım” diye ortaya çıktılar.
Ama korudukları “kendi çıkarları”.
Gelişmekte olan ülkeleri engelleme çabasındalar.

KARBON VERGİSİ

ABD ve Avrupa ülkeleri…
Rakiplerine karşı harekete geçtiler.
Yeni numaraları “karbon vergisi”.
Kurallarına uymayanlara ceza kesecekler.
Bu yolla rakiplerini engelleyecekler.
Adanalı sanayici olayı şöyle özetledi:
“Dünya markası bir zincir mağazaya ihracat yapıyoruz.
Yıllık ihracatımız 1 milyar dolar civarında.
‘Fosil yakıt kullanmayacaksınız’ dediler.
Cezası yüzde 10 karbon vergisi.
Yılda yüz milyon dolar ediyor.
Zaten benim kârım bunun altında.
Mecburen uyuyoruz.
Fabrikanın her yerine güneş panelleri koyduk.
Şimdilik idare ediyoruz.
Ama yarın ne olacak…
Başka hangi koşulu dayatacaklar bilmiyoruz.”
Durum bu…
Türkiye bu konuda direnmeli.
“İklim krizi tuzağına” düşmemeli.
Gelişmekte olan ülkelerle birlikte hareket etmeli.
Aksi halde sorunlarımız daha da artacak…

Yatırım