26 Mayıs 2024 Pazar
İstanbul 15°
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Divan Başkanı’ndan beklentiler

Kamil Erdoğdu

Kamil Erdoğdu

Gazete Yazarı

A+ A-

Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Yüksek Divan Kurulu'nun yeni başkanı 27 Nisan’da seçilecek. Divan Kurulu Başkanlığı üye sayıları artan, başta Fenerbahçe olmak üzere gündemleri her geçen gün yoğunlaşan kulüpler için son yıllarda önem kazandı. Üç ayda bir toplanan Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu raporların dinlendiği, üyelerin sosyal tesislerden yararlanma durumlarının konuşulduğu bir toplantı olmaktan kulübün siyasetinin tartışıldığı bir platforma dönüştü. Bu kurulun başkanlığı için Şekip Mosturoğlu, Sevil Becan ve Nihat Tokat olmak üzere üç aday var. Yüksek Divan Kurulu üyesi Paşa Göktaş paylaşımında yeni seçilecek başkandan beklentilerini aktarırken Mosturoğlu’na da desteğini dile getirdi. Bu desteğin başlıca nedeni olarak, “Bu görevi fazlasıyla hak eden bir mücadele geçmişine sahip bulunmaktadır. Kulüp için önemli fedakarlıklar göstermiştir. Önemli bir deneyim birikimine sahiptir” diyor.

Geçmiş dönemlerde, Türkiye Futbol Federasyonu - TFF yapılanmasında Fenerbahçe’nin de bir ağırlığı bulunduğu ifade edilen paylaşımda şu değerlendirmelere yer veriliyor:

“Nitekim, bu yapılanmalarda Sayın Şekip Mosturoğlu da önemli görevler üstlenmiş durumdadır. Ancak, 3 Temmuz’a giden süreçte ve sonrasında, FETÖ’cü unsurlar ile birlikte hareket eden rakip bazı kulüplerin uzantıları, Türkiye Futbol Federasyonu bünyesinde kirli bir ittifak oluşturmuş bulunmaktadırlar. Bu kirli ittifakın doğru tanımlanması, tespiti ve dağıtılması gerekmektedir. Bunun için de, Türkiye Futbol Federasyonu yapısını iyi bilen ve bu alanda çalışma geçmişi olan kişilere ihtiyaç bulunmaktadır. Şu anda Fenerbahçe Kulübü’nün, bu sistemi iyi tanıyan yöneticilere özellikle ihtiyacı bulunmaktadır.”

TAZMİNAT DAVALARI

Fenerbahçe Kulübü’nün önünde duran görevlerden biri de tazminat davaları. Yargısal yönden Fenerbahçe Kulübü’nün haklılığı kanıtlanmış durumdadır. Sıra, tazminat davalarının başarılı şekilde yönetilmesi ve sonuçlandırılmasına gelmiştir. İhtiyaç bu sürecin akılcı şekilde yürütülmesidir.

Üyelere göre, “Fenerbahçe Kulübü’nün Yüksek Divan Kurulu Yönetimi şekilsel bir organdan ibaret kalmamalıdır. Divan, Fenerbahçe Kulübü Yönetiminin en önemli danışma organıdır. Dolayısıyla Yüksek Divan Kurulu Yönetimi üretken ve aktif olmalı, Fenerbahçe Kulübü Yönetimin iyi bir tamamlayıcısı niteliğinde bulunmalıdır.”

Paşa Göktaş’ın bu konudaki değerlendirmesi şöyle:

“Fenerbahçe Kulübü yönetimleri değişebilir. Yer yer yönetimsel problemler de oluşabilir. Hatta yönetimler ayrılabilir, geçici yönetim boşlukları da ortaya çıkabilir. Hayatın içinde olağan dışı durumlar oluşabilir. İşte böyle durumlarda; istikrarlı, üretken ve aktif Yüksek Divan Kurulu Yönetimlerinin bulunması stratejik öneme sahip bulunmaktadır. Yüksek Divan Kurulu yönetimleri, kulüpte doğabilecek muhtemel boşluklara izin vermemek ve sorumluluğu üstlenmek durumundadır.

TOPLUMUN TÜMÜNÜ TEMSİL ETMEK

Fenerbahçe Spor Kulübü, Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütüdür. Dolayısıyla Fenerbahçe’nin toplumun tüm siyasi, sosyal, etnik ve dini kesimlerinden taraftarları bulunmaktadır. Türkiye’nin toplumsal yapısının tüm katmanlarının aynı oranlarda temsilini Fenerbahçe içinde de görmek mümkündür. Fenerbahçe, yalnızca bir siyasi grubun, bir etnik grubun, bir sosyal grubun ya da bir dini grubun kontrolü altında olamaz. Eğer olursa, toplumun tümünü temsil edemez. Tepkiler oluşur, desteğini ve taraftarını kaybetmeye başlar.

Bu nedenle, Fenerbahçe’nin yapılanmasına öncülük eden kulüp yönetimi ve Yüksek Divan Kurulu yönetimi yanında, çeşitli alanlarda örgütlenmiş olan dernek yönetimlerinin ve sosyal medyada temsil sağlayan tüm taraftarlarının, Fenerbahçe’nin bu renkli ve çok çeşitli yapısını bilerek, sorumluluk bilinci içinde hareket etmelerinde büyük yararlar bulunmaktadır. Farklı yaklaşım getiren arkadaşlarımıza karşı da esnek davranılmalı ve saygı gösterilmelidir.”

Fenerbahçe Futbol TFF FETÖ