21 Nisan 2024 Pazar
İstanbul 18°
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Ekonomide kim kazanacak?

İsmet Özçelik

İsmet Özçelik

Gazete Yazarı

A+ A-

Merkez Bankası Para Politikaları Kurulu…
Politika faizini sürekli artırıyor.
Seçim öncesi yüzde 8,5’tu.
Şimdi yüzde 40.
Bank of America’nın istediği yerde.
Özellikle son 2 ay.
Beklentilerin çok üstünde artış yapıldı.
250 baz puan deniyordu.
500’er baz puan yükseltildi.
Ekim ayını anladık.
“Gazze ve Hamas çıkışı için telafi” dendi.
Ama kasımdaki artış sürprizdi.

NEDEN?

Peki neden böyle oldu?
İçeriden bir isme sordum.
Şu yanıtı verdi:
“Yapılan artışın nedeni belli.
Kısa sürede para girişi isteniyor.
Özellikle de seçim öncesi.
Mehmet Şimşek yakında ABD’ye gidecek.
Uluslararası finans kuruluşlarıyla görüşecek.
Öncesinde mesaj veriliyor.”

ETKİLİ OLUR MU

Ekonomi yönetiminin kararları…
Büyüme için alınan önlemler…
İhracatçı ve imalat sanayi için ucuz kredi.
Ne kadar etkili olacak?
Genel kanı olumsuz.
“Kararlar Batı’nın dayatması.
İşletmelerde maliyetler artıyor.
İşsizlik büyüyecek.
Birçok firma batabilir.
‘Altta kalanın canı çıksın’ programı.
Aynı politikalar daha önce de uygulandı.
Sonuç ortada.
Yaşadıklarımız o günlerin sonucu” deniyor.

TÜSİAD

Perşembe akşamı TÜSİAD resepsiyonu vardı.
Türkiye’nin en büyükleri…
İş insanlarıyla sohbetler yaptım.
Onlar da tedirgin.
Önlerini görememekten yakınıyorlar.
Bazı işletmelerin zorda olduğuna dikkat çektiler.
Yabancıların Türkiye’ye ilgisi…
Ölmüş eşek fiyatına şirketlerin peşindeler.
Bu durumu vurguladılar.
Eski kuşaktan bir iş insanı.
Yaşı epeyce ilerlemiş ama işinin başında.
“Özel sektör yabancılaşıyor.
Bazı sektörlerde hakim oldular.
Bu durum yayılabilir.
Birçok sektörde kontrol yabancılara geçebilir.
Kaygılıyız” dedi.
Etraftakiler de dikkatle dinledi.

2002 SONRASI

2002 sonrası izlenen politikalar…
Kemal Derviş, Babacan-Şimşek dönemleri…
Basit anlatımla şöyle:
Düşük kur, değerli TL, yüksek faiz.
O dönem yabancılar için bayramdı.
Türkiye’ye dolar getirdiler.
Bozdurup, faize, borsaya, hazine tahvillerine yatırdılar.
Dolar bazında yılda ortalama yüzde 30-40 kazandılar.
Yüzde 65 kazandıkları dönemler de oldu.
Japon ev kadınları bile yararlandı.

İTHALAT CENNETİ OLDUK

Üretim pahalılaştı, ithalat ucuzladı.
İthalat cenneti olduk.
Ara mal üreten fabrikalar tek tek kapandı.
Türkiye’ye yeniden dayatılan politikalar…
Aynı sarmala zorlanıyor.

İŞARETLER

İzlenen politikalar…
Uluslararası mafyalaşmış finans kurumlarını umutlandırıyor.
Neyin karşılığı bilmiyorum…
Ama tahvil piyasamıza ilgileri artıyor.
Bir yerlerden “yeşil ışık” yakılmış gibi.
Sanki “havucun ucu” gösteriliyor Ama unutmayalım…
Tahvil piyasası tehlikelidir.
Gelen para kalıcı değilse…
Dış müdahalelere açık hale geliriz.
Geçmişte örnekleri var.
Bir günde çıkar giderler.
Dımdızlak ortada kalırız.

SICAK PARA

Gelmesi planlanan para…
Üretim için gelmiyor.
Yatırım yapılıp, istihdam yaratmayacak.
Adı üstünde sıcak para…
İktidarın sıkışmışlığının farkındalar.
Vur-kaç hesabı yapıyorlar.
Günü kurtarma arayışı çıkış değil.
Geçmişte bedelini ağır ödedik.
Aynı yöntemlerle farklı sonuç alınmaz.
Bütün kaynaklar üretime yönlendirilmeli.
Üretim devrimi dışında çözüm yok.