Gazi Günü!

Mustafa Mutlu

Mustafa Mutlu

Eski Yazar
TÜM YAZILARI

Bugün 19 Mayıs... Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı...
Aslında, Cumhuriyet’in ilk yıllarında böyle bir bayram yoktu.
Gerçi o günlerde de dört milli bayramımız vardı:
İlki, 23 Nisan Bayramı... Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulduğu gün!
İkincisi, Hakimiyet Bayramı... 1 Kasım 1922’de saltanat kaldırıldığı için!
Bu bayram 1935’te 23 Nisan’la birleştirildi.
Üçüncüsü, Cumhuriyet Bayramı... 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi.
Ve dördüncüsü, Zafer Bayramı... 30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin kazanıldı.
***
19 Mayıs ise sadece Samsun’da kutlanan ve Samsunluların “Gazi Günü” dedikleri bir gündü...
Samsunlular 1926’dan itibaren her 19 Mayıs’ta Atatürk’ün kentlerine gelmesini büyük bir gururla kutluyordu. Kentteki bazı yerel gazetelerin yazarları, bugünü “Atatürk’ün doğum günü” ilan etti.
Sonunda Samsun’daki Gazi Günü kutlamaları, 20 Haziran 1938’de “Gençlik ve Spor Bayramı” adı altında milli bayram haline geldi.
***
Şimdi bu “Gazi Günü”nü bir yana koyalım; günümüze gelelim:
***
“Erdoğan’a aşığım” diyen Akşam, Star ve Güneş gazeteleri ile 360 ve Kanal 24 televizyonlarının sahibi Ethem Sancak, bir kuvvet komutanının geçenlerde kendisine gazilik unvanı vermek istediğini iddia etti.
Bu iddiayı da kendi gazeteleri haber yaptı!
Meğer bu eski solcu işadamı, sahibi olduğu BMC’nin tesislerinde “Kirpi” diye zırhlı bir araç üretiyormuş... Bu araç da çok sayıda askerin şehit olmasını engelliyormuş... İşte; bu yüzden o kuvvet komutanı, Ethem Sancak’a “gazi” unvanı vereceğini söylemiş!
***
“Gazi” unvanı, bazı siyasetçilerin parayı bastırıp aldıkları fahri doktora unvanlarına benzemez...
Bunun için; kanını, canını ortaya koyar Mehmetçik; dünyadan vazgeçer!
Atatürk, bunu yaptığı için “gazi”liği hak etti!
Ya “Aşık Ethem?”
O ne yaptı?
Fabrikasında araç üretip Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sattı, “dünyalığını doğrulttu!”
Eğer bunu yapan “gazi” olmayı hak ediyorsa, TSK’nın gazi unvanını en çok ABD’li silah üreticilerine vermek gerekir.
Kısacası Aşık Ethem’e bu vaatte bulunan “kuvvet komutanı” ya dalga geçmiş ya da askerlikten zerre kadar habersiz!
***
Neyse...
Hepinizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramınız...
Ama asıl...
‘Gazi Günü’nüz kutlu olsun!
‘Gazi Günü’nüz kutlu olsun!

ADINI SİZ KOYUN!
İktidar partisi AKP, ulusal bayramlarımızı değersizleştirmek için hepsine birer “alternatif kutlama” uydurmakta sınır tanımıyor.
23 Nisan Ulusal ve Egemenlik ve Çocuk Bayramı ‘nı arka plana atmak için bir çok insanın ilk kez duyduğu “Kûtu’l Amâre Zaferi”ni parlatmaya çalıştılar.
Şimdi de 19 Mayıs’ı gölgelemek için İstanbul’un dört bir yanı 29 Mayıs Fetih Etkinlikleri’nin afiş ve pankartlarıyla kaplandı.
AKP ‘li İstanbul Büyükşehir Belediyesi bugünkü bayramı umursamıyor; tüm enerjisiyle 29 Mayıs’taki kutlamaya asılıyor.
Hem çağdaş gençliğin yüceltildiği 19 Mayıs’ı neden kutlasınlar ki? Onların amacı belli:
“Dindar ve kindar” nesil yetiştirmek...
Bunun için 13 yılda tam 1,5 milyon çocuğu imam hatipli yaptılar!
***
Ne düşünürsünüz bilmem ama bu adamlardan kurtulacağımız günü beşinci ulusal bayramımız ilan etmeliyiz...
Hadi; adını siz koyun...
O bayram, ne bayramı olmalı?

GÜNÜN SORUSU
Milli Piyango İdaresi, Ankara Tevfik İleri Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne 3.9 milyon lira bağışlamış. Sorum, milli piyangoyu haram olarak gören ve “Bu yoldan yapılan hayırlar geçersizdir” diyen morkoloz Diyanet İşleri Başkanlığı’na:
E, n’olacak şinci?

AKP delegeleri... Birileri sizi kukla yerine koyuyor!?
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, bir “saray darbesi”yle düşürüldü.
İşin daha da fenası, azledildiği sırada bile salya sümük ağlayarak, kendisini görevden alan kişiye bağlılıklarını bildirdi!
Şimdi, yerine yeni bir isim belirlenecek.
Üstelik belirlenecek bu yeni kişi, Davutoğlu’ndan bile “daha düşük” profilli olacak!
Bunu da sözüm ona AKP Genel Kurulu’nda oy kullanacak olan delegeler yapacak...
Bu; koca bir yalan!
Çünkü yeni AKP Genel Başkanı ve Başbakan çoktan belirlendi.
Hatta geçtik başbakanı, bakanlar bile belli!
***
Şimdi sorum AKP’nin kurultay delegelerine:
Bırakın afra-tafrayı; birileri sizi adam yerine bile koymuyor!
İradenize sahip çıkıyor!
Kendi adayınızı belirleme ve seçme hakkınızı elinizden alıyor!
Sonra da siz Hazine’den partinize aktarılan milyonlardan bir demet harcayarak “Demokrasi Şöleni” ayaklarında Genel Kurul topluyorsunuz!
Ne ilginçtir ki aranızdan bir kişi bile bu “yalan”a ve “yetki gaspı”na isyan etmiyor!
Sonra da ikide bir kalkıp demokrasiden, seçmen iradesinden falan söz ediyorsunuz...
***
Demokrasi sizin neyinize?
Hepiniz süzme birer morkolozsunuz...
Hadi; şimdi sözlük başına!
Bakalım bulabilecek misiniz morkolozun anlamını!

156+313!
Abdullah Gül’e sormaya devam ediyoruz. Söz sırası Cavidan Tamgüç’te:
“Abdullah Bey...
Cumhurbaşkanlığı yaptığınız günlerde her ulusal bayramda ya kulağınız ağrırdı, ya da başka bir yeriniz... Ve bir türlü bayram kutlamalarına katılamazdınız. Şimdi artık cumhurbaşkanı değilsiniz...
İyileştiniz mi? Tüm ağrılarınız geçti mi?”

GÜNÜN İSYANI
Meclis Araştırma Komisyonu, Ceza Kanunu ve Medeni Kanun’da değişiklikler yapan ve kamuoyunda “Şeriat Yasası” olarak bilinen bir yasa önerisini Meclis’e sunmuş... Bu öneriyle, “çocuk istismarcılarının, kurbanlarıyla evlenebilmelerinin önü açılıyor”muş... Yani göz diktiğin çocuğa tecavüz et; sonra evlen, kurtul!
Bu iğrençliğe imza atan AKP’li ve MHP’li vekillerin hepsine belaların en büyüğünü diliyorum!