18 Mayıs 2024 Cumartesi
İstanbul 21°
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Hatayspor’un 2 milyonu kayboldu

Kamil Erdoğdu

Kamil Erdoğdu

Gazete Yazarı

A+ A-

Mersin’de oynanan Hatayspor-Fenerbahçe maçı şehre olağanüstü günlerinden birini yaşattı. Hatayspor uygulamanın dışına çıkarak Fenerbahçe taraftarlarına kale arkası tribünün tamamını açtı. Bu karar tartışmaları da beraberinde getirdi. Ancak Hatayspor Başkanvekili Aydın Toksöz maçtan sonra hayli dertliydi. Yenilginin moral bozukluğuna bir de bilet konusunda yaşanan bazı sıkıntılar eklenmişti.

Maçtan sonra sohbet olanağı bulduğumuz Toksöz, “Hatayspor’un paraya ihtiyacı var, bunun için bir tribünün tamamını rakip takıma verdik” diyor. Her kulüp sıkıntı içinde, fakat birçok kulüpten farklı olarak Hatay halen deprem yaralarını sarıyor. Toksöz, Fenerbahçe Kulübü’ne 6 bin bilet ayırdıklarını, bunların 4 bininin satılmış göründüğünü aktardıktan sonra, “Tribün hınca hınç doluydu, bu 2 bin kişi nasıl girdi?” diye soruyor. Zira bu aynı zamanda 2 milyon liralık bilet gelirinin buhar olması demek. TFF’nin bu konuyu açıklığa kavuşturması gerekiyor.

Her şehire bir stad yapmakla iş bitmiyor. Mersin’de olduğu gibi stada ulaşım, yeterli otopark alanı ve tribün girişlerinin kontrolü sağlanmazsa geriye çile çeken seyirciler, mali zorluk içindeki kulüpler kalıyor. Sahanın zemini de çok kötüydü. Başarısızlıklarına her gün bir yenisini ekleyen TFF aynı zeminde ışık gün üst üste maç oynattı.

“FENERBAHÇE BEREKETİ”

Bazı yorumcular ise Hatayspor’u Fenerbahçe taraftarına fazla yer ayırdığı için eleştiriyor. Bir şampiyonluk için “ışıklarını yeniden yakmaya çalışan” bir şehrin durumunu görmezden geliyorlar.

Cumartesi günü Mersin’deki lokantalar ve kafeler gün boyunca sarı-lacivert formalı insanlarla doluydu. Rahmetli İslam Çupi’nin yazdığı gibi; “Türkiye’de, Fenerbahçe Cumhuriyeti sağlıklı başarılı ve ilkse bu ülkede her şey mutlu ve huzurludur. Esnafın yüzü güler, perakendeci ve toptancıların tezgahında mal kalmaz. Tiyatrolar, sinemalar, sazlar, barlar meyhaneler fuldür. Statlar Türkiye’nin her vilayetinde lebaleptir. Fenerbahçe, gittiği her kente kendi ile büyük bereketini götürür. Kötü (!) uğurlanmasına rağmen. Fenerbahçe Cumhuriyeti ortalıkta yoksa; Türkiye yoktur, futbol yoktur, bolluk yoktur, insanlar yoktur, canlılar güç nefes alır ve bu ülke kısa süre sonra yaşayan yer olmaktan çıkıp; mezarlık olur.”

VOLKAN DEMİREL’E DESTEK

Hatayspor, Fenerbahçe taraftarının olası puan kaybında en az üzüleceği, hatta üzülmeyeceğim bir takım. Bu durum depremin getirdiği dayanışma duygusunun yanı sıra Hatayspor’un başındaki Volkan Demirel’e duyulan sevgiden de kaynaklanıyor.

Kaldıkları otelde Fenerbahçeliler Volkan Demirel’le fotoğraf çektirmek için yarıştı. Maç sırasında da yoğun tezahürat yapıldı. Hatayspor Başkanvekili Toksöz alınan kötü sonuçlara rağmen Volkan Demirel’in istifasının söz konusu olmadığını belirterek, “sezon sonuna kadar beraberiz” diye konuştu.

SIRADIŞI ANONSÇU

Hatayspor-Fenerbahçe maçından akılda kalanlardan biri de anonsları yapan kişiydi; farklı bir üslubu vardı. Kadroları anons ederken “önce hakem kadrosunu arz ediyorum” diye söze başladı. Sonra “önce misafir takım” dedi, futbolcuları kendine has üslubuyla saydı. Merdiven boşluklarına oturanları uyarması ise unutulur gibi değil:

“Allah rızası için merdiven boşluklarına oturmayın. Lütfen… Allah rızası için diyorum. Oturanları uyaralım lütfen…”

Bu arada Dursun Özbek’ten bahsetmeden geçmeyelim. Zira son açıklamalarının neye hizmet ettiğinin ilk sonuçlarını çok büyümese de Mersin’de gördük. 3 Temmuz sürecinde birçok protestoda Fenerbahçe formalı kalabalığın içinde Galatasaray ve Beşiktaş formalılar da vardı. Fakat Mersin’de sarı-kırmızı formayla gelenlere “FETÖ’cüler defolun” diye bağırıldı. Yani Özbek’in bu sözleri camiaların arasını germekten başka bir şeye yaramıyor.

Ercan Güven’in yazdığı gibi; “Kimseyi düşmanlaştıramaz, kimseyi mahkeme kararlarına rağmen suçlayamazsınız. Hele kavgayı camia boyutuna asla taşıyamazsınız… Sayın Özbek’in yaptığı bir hata değildir. Resmen kupa uğruna Roma’yı yakmaktır. Deli Neron’un bile daha makul mantıklı gerekçeleri vardı.”

Şimdi “futbolun paydaşlarına” düşen çok boyutlu krizi en az zararla atlatmak için el ele vermek.

Fenerbahçe Hatayspor