23 Nisan 2024 Salı
İstanbul 19°
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Komünist belediye başkanı dünya birincisi oldu

Cengiz Köse

Cengiz Köse

Gazete Yazarı

A+ A-

Londra’da bulunan “City Mayors Foundation” adlı düşünce kuruluşu, iki yılda bir en iyi belediye başkanı ödülünü açıklıyor. Söz konusu kuruluş 2023 yılının temmuz ayında, 21 ülkeden toplam 25 belediye başkanını tanıttı.

“City Mayors Foundation” geçtiğimiz günlerde, 2023 Dünya Belediye Başkanı ödülünü açıkladı. Kazanan ilk 4 arasında Quelimane (Afrika), Greifswald (Almanya) ve Dover (Kanada) belediye başkanları yer alıyor. Birincilik ise bu kez Avusturya’daki belediyeciliğe layık görüldü.
Yılın dünya belediye başkanı ödülü, Avusturya’nın Graz Belediye Başkanı, Sayın Elke Kahr’a verildiği duyuruldu.

Avusturya Komünist Partisi KPÖ-Graz, 30 Ocak günü web sitesinden şu açıklamaya yer verdi:
“Elke Kahr Londra’da City Mayors Foundation tarafından, yılın dünya belediye başkanlığıyla ödüllendirildi. Elke Kahr, bu ödülü alan ilk Avusturyalı şehir yöneticisidir.”

‘Bu ödül beni onurlandırdı, ödülü ekibimiz ve Graz Belediyesi adına kabul ediyorum’ diyen Elke Kahr; kamuoyunda toplumcu faaliyetleriyle, halkçı belediyeciliğiyle ve maaşını ihtiyaç sahiplerine paylaşımıyla biliniyor. Graz Belediye Başkanı göreve geldiği ilk günden itibaren ne eksiğiyle ne de fazlasıyla, planlamış olduğu her şeyi uygulayabilmiş.

‘City Mayors Foundation’ worldmayor.com adlı web sitesinde, 2023 yılında Elke Kahr hakkında yazılan yorum ve mesajları da dikkate alarak, ödülü hakkettiğini açıkladı. Graz, Avusturya ve Avrupa’dan gelen mesaj ve yorumlarda ‘bizde böyle belediye başkanı istiyoruz’ deniliyor. Graz’dan gelen bir yorum şöyle: ‘kendisine her zaman ulaşabiliyoruz, sadece devlet dairesinde değil, sokaklarda ve halkın bulunduğu her yerde ulaşıyoruz’.

Dünya belediyecilik ödülüyle birlikte, Avusturya’nın diğer eyalet başkentlerinde de hareketlenmeler görülmeye başlandı. Graz Belediyesinin başarıları ve Avusturya Komünist Partisi KPÖ, ilgi odağı olmaya devam ediyor. Bu ilgi, örneğin Linz, Krems ve Salzburg şehirlerinde, yerel başarılarla ivme kazanıyor.

KPÖ 2023’te Salzburg eyaletinde %12 ve Salzburg başkentte %22 oy almıştı. KPÖ muhafazakâr halk partisi ÖVP’nin kıl payı arkasında. 10 Mart 2024’te yapılacak belediye meclisi ve belediye başkanı seçiminde, KPÖ’nün adayı sayın Kay-Michael Dankl’in kazanma şansı yüksek. Kay-Michael ve ekibi konut sorunu üzerine çalışıyorlar ve ihtiyaç sahipleri için, maaşlarını sosyal fona aktarıyorlar. Ayrıca oy vermeyen seçmen bölgelerinde harıl harıl mesai harcıyorlar. Bu bölgelerde özelleştirilmek istenen konutlara dur diyen, genelde kira fiyatlarını aşağıya çekmek ve toplu taşımaların ücretsiz olmasını isteyen tek parti, KPÖ’dür.

AVUSTURYA’DA KOMÜNİSTLERİN BAŞARISI NASIL OKUNMALI?

Avusturyalı seçmenin ‘sisteme’ olan memnuniyetsizliğin dışa vurumudur diyebiliriz. Şöyle de özetlenebilir; seçmen ya en sağdan (FPÖ) veya en soldan (KPÖ)bir partiye oy vererek, sistemi‘protesto’ ediyor.

Sistem partileri bir zamanlar ‘ideolojileriyle’ insanları ikna edebiliyorlardı. Ancak 1990’lardan itibaren siyaset değişti. Örneğin geçmişte sosyalist parti olan SPÖ, sosyalizmden ve işçi partisi çizgisinden uzaklaşarak, sosyal demokrasiye yani emekle sermayeyi uzlaştıran bir çizgiye savrulmuştu. 1990’lı yıllardan sonra özellikle Avusturya’nın AB’ye katılımıyla birlikte, partiler ‘ideolojilerini’ yitirmeye başladılar.

Artık toplumdaki öne çıkan ‘sorunlar ve eğilimler’ neyse, ona göre söylem geliştiriliyordu. Seçimlere katılım sürekli azalıyordu, ‘birinci’ çıkan parti azınlık içerisinden en çok oy alan parti oluyordu. Çünkü seçilen partiler hükümet kurduklarında, seçmenlere vaat ettiklerini uygulamada zorlanıyorlardı. Nedeni ise, seçmenlerin tanımadığı ‘AB komisyonunun’ birçok alana ‘talimatlar’ vererek, ülke siyasetine yön vermesiydi. Dolaysıyla sistem partileri AB komisyonunun birer ‘elçileri’ haline geldiler.

Böylece partiler güç kaybını önlemek için, ‘popülist’ politika yapmaya yöneldiler. Popülist söylemlerden en kârlısı sağcı özgürlükçü parti FPÖ oldu, kimse bu partiyle yarışamıyordu. Her taşın altında ‘yabancıları’ sorunun kaynağı göstermek, FPÖ’yü ikinci sıraya kadar yükseltti. ‘Sistemden’ hoşnut olmayan seçmenlerin ‘protest’ oyları, FPÖ’nün ‘milliyetçi’ politikalarına güç katıyordu.

Ancak 2019’da gündeme bomba gibi düşen ‘İbiza skandalı’ FPÖ’nün dahil olduğu koalisyon hükümetinin dağılmasıyla sonuçlandı. FPÖ ‘milliyetçiliği’ ağzına burnuna bulaştırmıştı. Çünkü giriştiği entrikaların ve ilişki kurduğu bağlantıların ‘milli’ olmadığı ortaya çıkmıştı.
2020’den sonra pandeminin yol açtığı ekonomik ve toplumsal yıkım, hayatın her alanında kendisini hisettirmişti. Ekonomilere kilit vurulması, orta sınıfların çökertilmesi ve tedarik zincirlerinin durma noktasına gelmesi; beraberinde serbest piyasayı, ‘Brüksel merkeziyetçiliğini’ ve küreselleşmenin yol açtığı tahribatı sorguladı. Toplumda ‘sosyal devletin ve kamucu önlemlerin’ önemi ve gerekliliği, yeniden gündem oldu.

SPÖ partisi bu süreci geçte olsa kavradı ve sol seçmenin kopuşunu durdurmaya çalıştı. Çünkü SPÖ’nün ‘sol’ seçmeni partisine dolaylı yoldan “sen ‘sağcı liberal’ politikalara alet olursan, bende tepkimi KPÖ’de gösteririm mesajını verdi.” 2023’te SPÖ’nün sol kanadı içerisinden adayı olan sayın Andreas Babler, başa baş yarıştığı diğer adayı geçerek genel başkan oldu. Andreas Babler uluslararası sosyalist gençlik yöneticiliğinden gelen, AB politikalarını eleştiren, yeniden sosyal devlet ve ‘ben Marksist’im’ diyen, bir liderliğe sahiptir.

Son dönemde siyasi partiler sosyal medyayı aktif kullanarak, kamuoyuna daha çok ulaşmaya çalışıyorlar. Sosyal medyayı en iyi kullanan parti, sağcı özgürlükçü partisi FPÖ dür. FPÖ’nün YouTube kanalı 202.000 aboneye sahip. Diğer partilerin YouTube abone sayısı şöyle; Sosyal demokrat SPÖ 7.240, Yeşiller Die Grünen 7.010, liberal parti NEOS 5.940, komünist parti KPÖ 1.300 ve muhafazakâr parti ÖVP 1.280 aboneye sahip.

Avusturya Komünist Partisi KPÖ, sosyal medyada aktif görülmüyor, ancak halkçı-kamucu belediyecilik anlayışıyla, vatandaşlarda karşılık ve güven kazanıyor. KPÖ’nün Graz’daki başarıları sadece Avusturya’da değil, artık dünyada uygulanan örnekler arasında yerini aldı.

KPÖ Graz belediye başkanı sayın Elke Kahr’ı tebrik ediyoruz! Darısı nice halkçı-kamucu belediye adayların başarılarına.