24 Mayıs 2024 Cuma
İstanbul 20°
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Kurtların ve kuzuların seçimi

Gaffar Yakınca

Gaffar Yakınca

Gazete Yazarı

A+ A-

Demokrasi, iki kurt ve bir kuzunun akşam yemeğinde ne yiyeceklerini oylamasıdır.

Bu söz kime ait bilmiyorum ama, Batı tipi çağdaş demokrasiyi çok güzel tarif ediyor. Tabii ki oy verenlerin çoğu kuzular ama kanunlar kurt kanunu.

Tepeden tırnağa silahlanmış, zengin ülkelerin yoksul olanları kafasına göre itip kaktığı, ülkelerin içinde de zenginlerin yoksullara aynısını yaptığı bir düzen. Herkes kapitalizmde tek kutsalın para olduğunu biliyor ama kimsenin bunu açıkça itiraf etmeye niyeti yok. Çünkü para söylenebilecek tüm sözleri satın alıyor, satın alamadıklarını da susturuyor.

Bu yazının yazıldığı saatlerde Türkiye hala oy kullanıyordu. Seçimin sonucu ne olursa olsun tüm oyun kurtların kanununa göre oynandı. Bizler de “kuzu kuzu” o oyuna dahil olduk.

Abartıyor muyum? Tüm seçim sürecine damga vuran şeyin para olduğunu inkar edebilir miyiz? Ekrem İmamoğlu’nun adamlarının üst üste dizip kule yaptığı kirli para ile değil bir, on seçim kazanılır. Değil bir, on CHP ele geçirilir.

İYİ Parti’nin il başkanı, “CHP’liler başkan adaylarımıza çekilmeleri için rüşvet teklif etti.” diyor. “YRP’nin tüm kampanyasını İmamoğlu fonladı.” deniliyor. Para o kadar çok ki desteği garantilemek için Kandil’e, PKK’ya bile göndermişler! Ben söylemiyorum, Türkiye Cumhuriyeti’nin en yetkili ismi söylüyor! E ama bugüne kadar neden hiç müdahale edilmemiş? Demek ki birileri bu “para ilişkilerine” dokunulmasını engelliyor.

Bu işin bir tarafı. Diğer tarafında kampanyalara harcanan sözde “meşru” paralar var. Seçim kampanyalarında parası olanlar dışında kimsenin sesini duyabildiniz mi? Ne mümkün. Onlara ekranlar kapalıydı, gazete sayfaları kapalıydı. Sadece birkaç zengin adayı görebildik. E hani kırk tane, elli tane aday vardı? Oy pusulasına çok isim yazılınca demokrasi mi gelmiş oluyor?

Akşam sandıklar açıldığında mutlaka her belediyede kazanan bir kişi olacak. Ama bunların hiçbiri sıradan, orta halli veya sabit gelirli yurttaş olmayacak. Hepsi zengin veya zenginlerle yakın ilişkisi olan adamlar/kadınlar olacak. Yüzlerce belediyenin bir tekinde bile bu kuralın şaşmaması tesadüf olabilir mi?

Kurt kanunu işte böyle bir şey. Tüm değerleri ile para üzerine kurulu olan bir düzenin seçimleri de paranın vesayeti altında yürüyor. Kuzular ise oy vermiş olmaktan, demokratik haklarını kullanmış olmaktan dolayı mutlular. Oysa bir dahaki seçime kadar kimse onlara fikirlerini sormayacak. Siyasetçiler bildikleri gibi yapacaklar, gazeteciler, yorumcular bildikleri gibi okuyacaklar ve kim ne derse desin sonunda her şey paranın istediği gibi olacak. Canım herkes oy verdi ya işte, al sana katılımcı demokrasi! Yalnız bir sorun var, demokrasi kısmı beş yılda bir halka verilir, katılım kısmı ise kurtların tekelindedir.

yerel seçim CHP Ekrem İmamoğlu PKK İYİ Parti