19 Mayıs 2024 Pazar
İstanbul 14°
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Ütovizyon

Cem Zeren

Cem Zeren

Gazete Yazarı

A+ A-

Birçok üye ülkenin İsrail’in Örovizyon Şarkı Yarışması’ndan çıkarılmasını talep etmesine rağmen, Avrupa Yayın Birliği (EBU) bu cesur kararı alamadı. Rusya ve Belarus’u savaşın ilk haftasında Şarkı Yarışması’ndan çıkarma kararı alan EBU’nun bu çifte standardı şarkı yarışmasının takipçileri tarafından eleştiriliyor. İsrail, sınırları zorlayarak siyasi sözler içeren bir şarkıyı yarışmaya göndermeye cesaret etti. İsrail’in sipariş verdiği iki şarkı vardı; ilki Octobre Rain (Ekim Yağmuru), diğeri Dance Forever (Sonsuza Kadar Dans). EBU, ikisinin de sözlerini onaylamadı. Şarkıların sözleri 7 Ekim’deki müzik festivaline yapılan saldırıyı anlatıyordu. Octobre Rain’in sözleri basında yer aldı: “Fırtınada dans ediyorum / Saklayacak hiçbir şeyimiz yok / Beni eve götür ve dünyayı arkamda bırak / Ve söz veriyorum bu bir daha asla olmayacak / Bu Ekim yağmurundan hala ıslağım / Ekim yağmuru” İsrail Yayın Kuruluşu KAN, önce şarkı sözlerinin değiştirilmeyeceğini belirtti. 10 ülkeden İsrail nedeniyle protesto sesleri yükselince EBU daha fazla taviz vermedi. İsrail, sözleri değiştirmeyi kabul etti. Şarkının yeni adı Hurricane (Kasırga), bir hafta içinde İsrail şarkıyı EBU’ya iletecek. Müzik festivali saldırısı Ekim yağmuru ise; çocuğuyla kadınıyla Gazze’de yapılan katliama kasırga diyebilirsiniz. Ve söz veriyoruz emperyalizmin bu cinayetleri bir daha olmayacak!

DÜNYANIN TÜM ANTİEMPERYALİSTLERİ BİRLEŞİN

Ulusal Kanal gibi antiemperyalist çizgide yayın yapan televizyon kanalları var. Venezuela, Küba ve Nikaragua devletlerine ait Telesur, Rusya’nın birçok dilde yayın yapan devlet kanalı Russia Today, Çin’in birçok dilde yayın yapan devlet kanalı CCTV, İran’ın İngilizce yayın yapan devlet haber kanalı Press TV, Yemen’in haklı direnişini canlı olarak izlediğimiz Yemen devlet kanalı Yemen TV, Gazze’deki vahşeti sansürsüz ekranlara taşıyan Hamas’a ait Filistin kanalı Al-Aqsa TV, Örovizyon Şarkı Yarışması’ndan çıkarılınca Rusya ile beraber aynı tepkiyi verip EBU’dan çıkan Belarus Devlet Televizyonu BTRC gibi. Hemen hemen her ülkede bu emperyalistlere karşı gelen benzer televizyon kanalları da mutlaka vardır. Ulusal Kanal’da yayımlanan birbirinden değerli belgesellerde bu kanalların aralarında bir iş birliği olduğunu anlıyorum. Bu iş birliği program alıp vermeden çok daha ileri bir adıma taşınmalı. Dünyanın tüm antiemperyalistleri birleşmeli. Tıpkı EBU gibi bu kanalların da ortak bir yayın birliği olmalı. Hatta, tıpkı Örovizyon Şarkı Yarışması gibi; bu ülkelerin ortak bir şarkı yarışması olmalı. Her Örovizyon Şarkı Yarışması’nda LGBTi+ propagandalarını izliyoruz, kameralar seyircilerden erkek erkeğe ya da kadın kadına öpüşenleri hiç kaçırmıyor, belli ki kurgulanmış öpüşmeler. Her sene mutlaka en az 3-4 şarkının konusu LGBTi oluyor. Kapitalizm dünyaya dayatmak istediği hayatı Örovizyon Şarkı Yarışması ile pazarlıyor. Geçtiğimiz sene Hırvat bu sene Fin erkek şarkıcılar sahneye beyaz sliple, bildiğiniz donla çıktılar. Bu sene İspanya birincisinde erkek dansçılar tanga ile dans ettiler. Macar Duna TV yetkilileri yarışmaya katılmama nedenlerini saklamıyor, TRT gibi “yok puanlama nedeniyle yok doğrudan finale kalan 5 ülke nedeniyle yarışmaya katılmıyoruz” demiyor ve cesurca dillendiriyor; bu edepsiz dayatmanın içerisinde olmayacaklarını. O zaman Duna TV de katılır bu antiemperyalist oluşuma. EBU’ya üye olup Örovizyon Şarkı Yarışması’na katılmayan Bosna Hersek’ten Slovakya’ya onlarca ülke var. Makedonya’nın adını Makedonya diye söyleriz; önüne yön koymadan. Kuzey Kore, Bolivya, Şili, Irak, Suriye, Güney Afrika, Libya, Mali, Sudan, Myanmar ve daha birçoğu! Tüm dünya buluşur bu antiemperyalist şenlikte. Abhazya’dan Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne, Güney Osetya’dan Transdinyester’e, Donetz’e; emperyalizmin gizlemeye çalıştığı her ülkeyi görürüz ve tanırız. Hayal gibi geliyor, değil mi? O zaman yayın birliğinin adı da UBU olur, Ütopya Yayın Birliği; şarkı yarışmasının adı da Ütovizyon neden olmasın?

YİNE VİZE VERMEDİLER

TRT Spor Yıldız, birbirinden önemli spor organizasyonlarını ekranlarımıza getiriyor. Erzurum’da İşitme Engelli Dünya Kış Oyunları düzenleniyor. Glasgow’daki Dünya Salon Atletizm Şampiyonası’nı keyifle izledik. Hatta İtalyan Rai Sport’tan takip etmeye alıştığımız Havalı Silahlar Avrupa Atıcılık Şampiyonası’nı da bu sefer TRT Spor Yıldız’dan takip ettik. İsmail Keleş, Yusuf Dikeç ve Buğra Selimzade’den oluşan 10 metre havalı tabanca milli takımımızın Avrupa Şampiyonu olmasıyla gururlandık. Ama hep bir eksik var. İçime sinmiyor spor diye izlediğimiz şey. Rus ve Belaruslu sporcuların eksikliği içime sinmiyor. Emperyalizm, sahada yenemediğini masada dışarı atıyor. İsrail’i organizasyonlarından atamayanlar, Rus ve Belaruslu sporcuları yarıştırmıyorlar. Ya da bazı yarışmalarda, ülke bayrağı renklerinin olmadığı düz bir eşofman giyerek ulusal marşını söylemeden yarışabiliyorsun. “Vatansızlaşırsan spor yapabilirsin” diyor sporu yönettiğini sanan spor düşmanları! Sporda, müzikte ve sanatta mutlaka alternatif bir dünya kurulmalı. Öte yandan; Glasgow’da yine Birleşik Krallık’ın vize vermemesi nedeniyle Şampiyona’ya katılma hakkı kazanan ama katılamayan birçok atlet oldu. Dünya şampiyonalarına ve Olimpiyatlara katılacak sporcuları sömürgecinin keyfine bırakırsanız hiçbir bağımsızlık mücadelesi veren ülkenin sporcusunu sahalarda göremezsiniz. Sporcunun emeğini yok saymak! Ne de çok yakışıyor kapitaliste ve emperyaliste, emeği yok saymak! Peki bu spor organizasyonlarında görev yapan dünyanın birçok ülkesinin vatandaşı yöneticilerin sessizliğine ne demeli? “Katılmaya hak kazanan bir sporcuya bile vize vermezsen ülkene organizasyon vermem” diyemiyorlar. Sporcunun mu emperyalist politikaların mı yanındalar, kanıtlıyorlar! Bırakalım şu üçünü beşini; Amerikan’ı, İngiliz’i, Fransız’ı, İtalyan’ı, Alman’ı kendi aralarında oynasınlar… Tüm dünya birleşsin, bunları arasına almasın!

Rusya LGBT İsrail