Kocasakal: Bu sisteme Türk tipi demek Türk milletine hakarettir

Kocasakal: Bu sisteme Türk tipi demek Türk milletine hakarettir

11.1.2017 04:37

İstanbul Barosu eski Başkanı Ümit Kocasakal, Cumhurbaşkanlığı sistemiyle ilgili, "Şimdi Türk tipi diyorlar buna. Bu sisteme Türk tipi demek, inanın bana Türk milletine hakarettir" ifadelerini kullandı.

Eskişehir'de Atatürkçü Düşünce Derneği Şubesi tarafından düzenlenen konferansta konuşan Kocasakal, Türkiye'nin büyük bir emperyalist saldırı altında olduğunu söyledi.
"Biz bu ülkeyi emlak ofisinden almadık. Vatan dediğiniz, ülke dediğiz şey bir arsa değildir. Başka bir şeydir" diyen Kocasakal anayasa değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı sistemi ile ilgili olarak şöyle konuştu:
"Yapılmak istenen bir rejim değişikliği. Bu bir sistem değişikliği değil, gerçekten bir rejim değişikliği. Hangi zamanlamanda ve ortamda buna gidiyoruz. Türkiye'nin başında çok ciddi bir terör belası var. Bu terör belası, sırf terör olsun diye yapılan bir şey değil. Türkiye'yi dönüştürmek, parçalamak, ulus devleti yıkıp, üniter devleti yıkıp, Türkiye'yi Sevr'deki haritadaki duruma getirmek için başvurulan bir şey bu terör. Böyle bir saldırı altındayken ülke, toplumu derinden ayrıştıracak, kutuplaştıracak bir rejim değişikliğinin kime ne faydası vardır? Kime ve neye hizmet eder? Bir kere bu sorusunu kendimize sormalıyız. Öncelikle bunu gündeme getirenlere sormalıyız. Her gün şehit cenazeleri kalkıyor. Yurttaşlarımız ölüyor. En temel ve birincil insan hakkı olan yaşam hakkı tesadüflere kalmış durumda. Eğer o gün ölmemişseniz büyük bir kazanımdır, herkes kıymetini bilsin. Çünkü her yerde, her an bir şey patlayabilir."

'GETİRİLMEK İSTENEN BAŞKANLIK SİSTEMİ DEĞİL'

Getirilmek istenen şeyin başkanlık sistemi olmadığını savunan Kocasakal, "Biz neyi tartışıyoruz. Başkanlık sitemi geliyor diye konuşuyor ve tartışıyoruz. Bu getirilmek istenen şey başkanlık sistemi değil ki? Başkanlık sistemi değil bu. Başkanlık sistemi kendi içinde bir sistemdir. Konuşulabilir ve tartışılabilir. Ben karşı çıkarım gene. Türkiye'nin bünyesine uygun değil. Ama başkanlık dediğiniz sistemde de kuvvetler ayrılığı vardır. Artı çok güçlü bir siyasi ve hukuki denetim vardır. Bir kere başkanlık sistemini ne olduğunu biliyor muyuz? Başkanlık sistemi ne? Parlamenter sistem ne? Bu getirmek istedikleri ne? Üçünü yan yana koyduğunuzda tablo net ortaya çıkacak" dedi.

'İKTİDARIN İSTEĞİNE EN YAKIN SİSTEM AFRİKA TİPİ'

Dünyada 3 tip başkanlık sistemi olduğunu söyleyen Ümit Kocasakal, Türkiye'ye getirilmek istenen sistemin Afrika tipine yakın olduğunu öne sürdü. Kocasakal şöyle devam etti:
"Başkanlık sistemi de, parlamenter sistem de her ikisi de kuvvetler ayrılığına dayalı ve demokratik sistemler. Bir kere bunu kabul edelim. İkisinde de kuvvetler ayrılığı var. Dünyada 3 tip başkanlık sistemi var. Dördüncüsü yok. Şimdi Türk tipi diyorlar buna. Buna, bu sisteme Türk tipi demek, inanın bana Türk milletine bir hakarettir. Yani Türk milleti demokrasiyle idare edilmeye layık değil, o yüzden Türk tipi diyorlar aslında. Aklımızla, Türk milletinin aklıyla alay ediyorlar. Bakın 3 tip başkanlık sistemi var. Bir, Amerikan tipi. Sadece Amerika'da uygulanabiliniyor. Amerika dışında uygulanabildiği ikinci ülke yok. İki, Latin Amerika tipi. Meksika, Uruguay. Üç, Afrika tipi. Bence bizim bu iktidarın isteğine en yakın o, bu üçü arasında. Afrika tipi."

'GENLERİMİZDE PARLAMENTER SİSTEM VAR'

Parlamenter sistemin Türkiye'nin geleneğine ve genlerine uygun olduğunu söyleyen Kocasakal, "1921 Anayasası Meclis hükümetidir, 1924 Anayasası yarı meclis anayasasıdır. Demek ki bizim geleneğimizde ve genlerimizde parlamenter sistem var. Bu tasarıda gazi Meclis, şehit Meclis'e dönüşüyor. Bu sistemde milletvekili yok. Çünkü bu sistemde millet yok. Meclisin kanun çıkarma gibi bir durumu yok, çok kısıtlı. Meclis denetimi yok, gensoru yok, müzakere yok. Ben soruyorum, ne işe yarayacak o Meclis. Eğer bu böyle geçecekse bari tasarruf olsun, Meclis falan olmasın, ne gerek var 600 tane milletvekiline o kadar milletin parasını vereceğiz. Bu tasarıya göre hukuki denetim de yok. Her şey kararname, ben ona artık kralname diyorum. Kanun hükmünde kralname. Padişah demek bile yanlış. Yemin ediyorum size 1876 Kanun-i Esasi'nden daha geride. Vallahi Abdülhamit'in bu kadar yetkisi yok. Ve biz şu anda Atatürk'e dahi verilmeyen yetkileri konuşuyoruz" diye konuştu.

Reklamdan sonra devam ediyor


Sıradaki Haber
338’in anlamı: Zorlanıyorlar

338’in anlamı: Zorlanıyorlar

11.1.2017 04:20

‘Partili cumhurbaşkanlığı’nı içeren anayasa değişikliğinin maddelerine tartışmalı oylamayla geçildi. AKP’li bazı vekiller ‘gizli oy’ ilkesini hiçe sayıp açık oy kullanmasına rağmen TBMM’de toplam 356 vekili bulunan AKP-MHP’den 338 ‘evet’ oyu çıktı

Zihni Erdem / Ankara

TBMM Genel Kurulu’nda, önceki gün görüşmelerine başlanan “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” makyajlı, “Denetimsiz Başkanlık Sistemi” öngören anayasa değişikliğinin tümü üzerine yapılan görüşmeler gece geç saatlere kadar sürdü. Tartışmalı ve gergin bir ortamda geçen görüşmelerin ardından teklifin maddelerine geçilmesi için oylama yapıldı.

AÇIK OY KULLANILDI

Oy kullanma sırasında “Evet” oyu vermeyeceğinden endişe edilen milletvekillerini sıkı bir gözetim altında tutulurken, bu milletvekillerin oy kullanmaları sırasında onlara eşlik edilmesi dikkat çekti. Bu isimler açık oy kullanmaya zorlanırken, kabinde oy kullananlara da başka AKP milletvekillerinin eşlik ettiği gözlendi.

CHP milletvekilleri bu duruma tepki gösterdi. Genel Kurul’da AKP’lilerle CHP’liler arasında “açık oy” kullanılması konusunda zaman zaman gerginlikler yaşandı. Oturumu yöneten AKP’li Başkanvekili Ahmet Aydın, gerginlik ve itirazlar üzerine oylamayı durdurdu. Oy kullanılan kabinlerin önünü boşatılmasını istedi. Ortamın yatıştırılmasından sonra yeniden başlatılan oylamaya 480 milletvekili katıldı. Teklifin maddelerine geçilmesi 338 oyla kabul edilirken, 134 milletvekili ise ret oyu kullandı. Oylamada 2 oy çekimser, 5 oy boş kullanıldı, 1 oy da geçersiz sayıldı. HDP’liler ise oylamaya katılmadı.

338 EVET OYU

356 milletvekili olan AKP ve MHP’den anayasa teklifine 338 “evet” desteği gelmesi AKP’de tedirginlik yarattı. Referandum için gerekli olan 330 barajının ilk oylamada sadece 8 oyla aşılabilmiş olması asıl oylama olan 2. tur oylamalar için “tehlike sinyali” olarak değerlendirildi. Meclis kulislerinde anayasa değişikliği için “zorlanacaklar” yorumları öne çıkarken, CHP yöneticileri de sonucu belirleyecek olan asıl oylamalarda bu sayının çok daha aşağılarda olacağını iddia ettiler.

AKP’DE DE MHP’DE DE FİRE VAR

Oylamada yaşanan firelerin çoğunluğunu MHP’deki fireler oluştururken, AKP’de de fireler olduğu görüldü. Ortaya çıkan durum AKP’de sıkıntı yaratırken bir AKP yöneticisinin Meclis kulisinde, “Bu oylama önemli değil. Anayasa değişikliğini önlemek isteyenler ikinci tur oylamada harekete geçecekler. İlk oylamada bizi rahatlatıp ikinci oylamada sürpriz yapmayı planlayanlar var. Gevşek davranırsak sonuç kötü olur. MHP’de çok daha fazla fire yaşanacağını biliyoruz. Bizde de kendini gizleyenler var. Herkes kendine verilen görevi yapmalı. Fireler kesinlikle önlenmeli” dediği öğrenildi.

MUHALEFET GİZLİ OY İÇİN ISRARLI

Teklifin maddelerine geçilmesine ilişkin oylamanın ardından CHP yöneticileri gizli oy konusunda hassasiyetlerini dile getirdiler. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, çoğunluk partisine sahip milletvekillerinin neredeyse tamamının oy kabinlerine girmeden, dışarıdan ve göstererek oy kullandıkları kaydederek, “Umarım bundan sonraki turlarda bu duruma meydan verilmemesi konusunda divan daha ciddi tedbir alır. Aksi durumda parlamentonun itibarına ve teklifin görüşmelerine ciddi gölge düşürecektir” dedi.

Meclis’te dün de Anayasa değişikliği teklifinin maddelerine geçildi. İlk olarak yargı ile ilgili madde ele alındı.

ANAYASA DEĞİŞTİRME YETKİSİ VERİLİYOR’

Anayasa değişikliğinin tümü üzerine yapılan görüşmelerde CHP’nin görüşlerini eski genel başkan Deniz Baykal açıkladı. Bu projenin telaşla hazırlanmış hukuki ve siyasi olgunlaşmaktan uzak bir sipariş proje olduğu vurgulayan Baykal, bu projenin milli siyasi kültürümüzü çökerteceğini, egemenliğin yerine şahıs hegemonyasını inşa edeceğini belirtti.

Baykal, “Daha önce yapılan 17’si de uzlaşma ile ve mutabakatla geçmiştir. Ama şimdi ilk kez milleti ikiye bölecek bir temelli anayasa zorlamasına davetiye çıkarıyorlar. Bugün her zamankinden çok daha fazla uzlaşmaya ihtiyacımız var. Türkiye’nin bir milli devlet olarak yönelik olarak dış kaynaklı komplolar, öte yanda iktidarın izlediği yanlış iç ve dış politikaların oluşturduğu bir tehdit ortamıyla karşı karşıyayız. Bu ortamda yeni bir rejim değişikliğini tahrik etmenin, Türkiye’yi kamplaştıracak değişikliği akıl ve sağduyu ile açıklamak mümkün olabilir mi?”ifadelerini kullandı.

NEREYE GİDİYORUZ?

Baykal, değişiklik teklifinde Cumhurbaşkanı’nın Anayasa Mahkemesi (AYM) üyelerinin çoğunu belirleyebileceğine dikkat çekerek “Bir siyasi parti genel başkanına AYM üyelerini belirleme hakkı verilebilir mi? Nereye gidiyoruz arkadaşlar” diye sordu. AKP genel başkanı olacak cumhurbaşkanına Meclisi fesih yetkisi verilmesine de karşı çıkan Baykal “Yüzde 50 ile oluşan irade, yüzde 100 ile oluşan Meclis’i feshedebilecek. OHAL KHK’sı çıkarma yetkisine sahip. Anayasayı değiştirme yetkisini veriyoruz. Farkında mısınız Allah aşkına” açıklamasında bulundu.

Bugün En Çok Okunanlar