Seçime saatler kala manipülatörler devreye girdi

TCMB’nin 21 Mart’ta 500 baz puanlık faiz artışı yaptığı toplantı öncesinde devreye giren felaket senaryoları seçim öncesi yine öne sürüldü. Uluslararası finans kuruluşlarında baş ekonomist olarak görev yapan Brooks, seçimden sonra devalüasyon olacağını iddia etti

Batılı sıcak para merkezlerinin, yerel seçimlerin ardından dövizde büyük bir devalüasyon olacağı yönünde spekülasyonları seçimlerin son gününe kadar devam etti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) 500 baz puan faiz artışı yaptığı 21 Mart’taki Para Politikası Kurulu toplantısı öncesinde de döviz spekülasyonları yoğunlaşmış, dövize olan talebin artmasına yol açmış ve TCMB talebin önünü kesmek için faiz artırımına zorlanmıştı.

‘23 MAYIS’TAKİ GİBİ OLACAK’

Seçime saatler kala manipülatörler yine devreye girdi. ABD merkezli yatırım bankası Goldman Sachs'ın eski başekonomisti ve Uluslararası Finans Enstitüsü'nün (IIF) Başekonomisti Robin Brooks, 30 Mart akşamı yaptığı sosyal medya paylaşımında yine felaket senaryolarını dile getirdi. Brooks, Türkiye’nin rezervlerinin yeterli olmadığını, döviz kurunun tutulduğunu ve kredilerin yeterince sıkı olmadığını iddia ederek dış ticaret açığının büyüdüğünü ve seçimden sonra devalüasyon geleceğini öne sürdü. Brooks paylaşımında, “Türkiye çok büyük bir kredi patlaması yaşıyor. Bu tür bir pompalama 23 Mayıs seçimlerinden önce de yaşandı ve Türk Lirası'nın değer kaybetmesiyle sonuçlandı. Şimdi de olacak olan budur. Bu tür teşvikler çok sayıda ithalatı çekiyor ve ticaret açığını artırıyor. Devalüasyon geliyor.” ifadelerini kullandı.

KREDİ BÜYÜME ORANI DÜŞTÜ

Brooks’un paylaşımının altına ise çok sayıda tepki geldi. Eski Merkez Bankası yöneticisi ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Makroekonomi Çalışmaları Program Direktörü Ali Çufadar, paylaştığı grafikle kredi büyümesinin haziran ayından bu yana yüzde 80’lerden yüzde 40’lara düştüğünü ve bahsedildiği gibi bir kredi büyümesi olmadığı aksine küçülme olduğunun bilgisini vererek şu eleştiriyi yaptı:

“Manipülatör gibi davranıyorsunuz. Enflasyon yüzde 70, enflasyon eğilimi yüzde 40. Ciddi bir kredi daralması var. Döviz kredileri de dahil edildiğinde kredi artış hızı çok daha düşük. Yıllık TL kredi büyüme oranı yüzde 40'ın altına yaklaşıyor ve siz ‘muazzam bir kredi patlaması’ yazıyorsunuz.” Ekonomist İris Cibre de Brooks’un döviz kurunda artışı üzerine daha önce yaptığı tahminlerin tutmadığını hatırlatarak “Daha 3 ay önce, TL hala sabitlenmişken, Aralık ayında doların 21 TL olmasını bekliyordunuz. Yani borçlanma maliyetleri rahatlasa, rezervler önceki seçimlere göre çok daha iyi olsa da, mevcut durumun daha kötü olduğunu mu kanıtlamaya çalışıyorsunuz? Yoksa kendi gündeminize göre halkı manipüle etmeye mi çalışıyorsunuz?” sözlerini kullandı.

FAİZ-KUR-ENFLASYON DÖNGÜSÜ

Döviz piyasasında yapılan spekülasyonların ve faiz artışı baskısının ardından 24 Mart 2024 tarihinde Aydınlık’a konuşan ekonomist Serhat Latifoğlu, spekülasyonlar ile faizin enflasyonun üzerine çekilerek yabancıların rahat kazanç sağlamasının amaçlandığını belirtmişti. Latifoğlu, uluslararası finans kuruluşlarının ekonomideki döviz duyarlılığından faydanalanarak yaptığı faiz baskısıyla Türkiye’nin faiz-kur-enflasyon döngüsüne girdiğini söyleyerek, “Döviz bağımlılığını engelleyecek ithal ikamesi politikalar ve dövize olan talebi sınırlayacak araçlar geliştirilmediği takdirde bu tür spekülasyonlara açık olmaya devam edilecek.” vurgusunu yapmıştı.

‘TL DEĞERSİZLEŞMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ’

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, seçimden sonra devalüasyon olacağı söylentilerine riayet edilmemesi gerektiği yönünde açıklamalar yapmıştı. Yılmaz, katıldığı televizyon programında “Döviz ihtiyacımızın azaldığı, döviz finansmanına erişim imkanının arttığı bir dönemdeyiz. Dolayısıyla döviz üzerinden oluşturan spekülasyonların siyasi bir zemini olmadığı gibi teknik bir zemini, rakamsal bir zemini de yok.” ifadelerini kullanmıştı. Mehmet Şimşek de TL’nin değersizleşmesine izin vermeyeceklerini aktararak şöyle konuşmuştu:

"Vatandaşların, spekülatif amaçlı yönlendirmelere itibar etmemesinin kendi menfaatlerine olacağını düşünüyorum. Şu anda oturup, nerede iki kuruşu varsa gidip verimli olmayan alanlarda yatırıma yönlendiren bir kesim var. Biz sırf birileri istiyor diye, spekülatif amaçlı pozisyon aldı diye, Türk lirasının programı bozucu düzeylerde aşırı değersizleşmesine izin vermeyiz."

Sonraki Haber