Sınav yarışında 'doping' safsatası

Üniversite sınavı yaklaştı, bazı ilaçların performansı artırdığı iddiaları kulaktan kulağa yayılıyor. Kırmızı reçeteyle satılan bu ilaçların tedavi amaçlı kullanılması gerektiğini belirten uzmanlar, 'Aksi halde zarar görürsünüz' uyarısı yaptı

Kırmızı reçeteyle satılan psikostimülan ilaçlar üniversite giriş sınavı ve Tıpta Uzmanlık Sınavı’na girecek adaylar arasında yaygın olarak kullanılıyor. Sınavda rekabet, beynin kimyasını bozmaya kadar gitti. Psikiyatride tedavi amaçlı kullanılan bazı ilaçların sınavda uyarıcı etki yarattığı kulaktan kulağa yayıldı. Uzmanlar ise bunun bir şehir efsanesinden ibaret olduğunu ilaçların ihtiyacı olmayanlarda fayda göstermeyeceği gibi bağımlılık da yapabileceğini söyledi.

EĞİTİM KOÇU ÖNERİSİYLE!

Eczacılar ve hekimler, kırmızı reçeteli ilaçların adaylar tarafından performansı arttıracağı öne sürülerek yaygın şekilde kullanıldığını söylüyor. İddialar üniversiteye giriş ya da Tıpta Uzmanlık Sınavı ile sınırlı değil. Liselere Geçiş Sistemi kapsamında yapılan merkezi sınava katılan öğrencilerin bile tıbbi ihtiyaç dışında bu tür ilaçlara yöneldiği belirtiliyor. Bir anne sosyal medya ortamında yazıyor, “Bize de eğitim koçumuz önerdi. Doktora gittik ama vermek istemedi. ‘Bir yeri tamir ederken diğer tarafı bozmayalım’ dedi. Bir hekim adayı da tıp öğrencileri arasında bu tür ilaçların kullanımının yaygınlığına dikkat çekiyor. “Çevremde kullanmayan tek insan bendim diyebilirim.”

SOSYAL MEDYADAN İLAÇ ARAYANLAR

Bir başka öğrenci, sosyal medya üzerinden ilaç için çağrıda bulunuyor: “Sınava bir ay kala son ilacımı aldım. 1 ay ne yapacağımı bilmiyorum. Elinde olup geri vermem koşuluyla benle paylaşabilecek ya da bana reçeteleyebilecek bir psikaytrist arkadaş çıkar mı?”

PSİKİYATRİK HASTALIKLARI TETİKLEYEBİLİR

Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Fatma Neslihan İnal, bu tür ilaçların kullanılabilmesi için dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısının olması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. İnal, şöyle konuştu: “Bunlar kişide rahatsızlık varsa işe yarar. Rahatsızlık yoksa tanı olmadan kullanılıyorsa, tedavi edici etkisi olmadığı gibi kötüye kullanımdır. Fayda göstermediği gibi kişiye zarar da verebilir. Genetik bir yatkınlık varsa, bizim bilemediğimiz geçmiş kuşaklarda özellikle şizofreni ya da bipolar bozukluk varsa bu bozukluğu aktive edebilir. Bu ilaçların kötüye kullanılmasına karşıyız. Mutlaka tanı olmalı, tanı yoksa ilaç kullanılmamalı.”

KULLANANLARDA ETKİSİ ARAŞTIRILDI

Brezilya Sao Paulo Üniversitesi’nde araştırmacılar, herhangi bir rahatsızlığı olmamasına rağmen metilfenidat kullananlarda ilacın etkilerini inceledi. Bilimsel yayın organı Dementia & Neuropsychologia’de 2016 yılında yayımlanan araştırmada, bilişsel olarak ihtiyacı olmadığı halde ilacı kullanan gençlere dikkat, hafıza ve çeşitli testler uygulandı. Araştırmanın sonuç kısmında sağlıklı bireyler tarafından metilfenidat kullanımının doğru olmadığı ifade edildi.
Psikiyatrist Dr. Çağdaş Yokuşoğlu, bu tür ilaçların dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tedavisinde kullanıldığını söyledi. Yokuşoğlu, metilfenidat etken maddeli bu tür ilaçların dikkat eksikliği olmayan kişilerdeki etkisine ilişkin yapılan araştırmanın sonuçlarını aktardı: “Beynin karmaşık bir yapısı var. Beyne düz bir mantıkla yaklaşılamaz. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olmayan kişilerde bu tür ilaçların zihinsel performansı artırmadığı görülmüş. Yani hasta olanda olumlu etkisi var ama dikkat eksikliği sorunu yaşamayan kişilerde bir etkisi yok. İlaçlar tedavi amacıyla üretilirler. Her birinin yan etkileri vardır. Hekim yan etkileri göze alarak hastalığı tedavi için ilaç yazar. İlacın doping amaçlı kullanımı bir malpraktistir. Hem etik hem de sağlık açısından bu ilaçların bu tür kullanımı son derece yanlış. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan kişiler, sınavlar için bundan faydalanabilir ama diğerleri bir fayda görmeyecekler. Dolayısıyla böyle bir çaba içine girmelerine gerek yok.”

BAĞIMLILIK YARATABİLİR

Dr. Yokuşoğlu, metilfenidat etken maddeli ilaçların yan etkilerine ilişkin de bilgi verdi: “En sık görülen yan etkileri iştahsızlık, uykusuzluk, sinirlilik ve çarpıntı. Bazı formlarının bağımlılık yaptığına ilişkin de veriler var. Çenede titreme, elde titreme yapabilir.”
Eczacı Ömür Çakmak ilacın kırmızı reçete ile verildiğini söyledi. Çakmak, “Hiperaktiviteye bağlı davranış ve öğrenme bozukluklarında hastanın durumuna uygunsa hekimler reçete ediyor. Yani bu ilaçlar sadece, belli başlı kriterlere göre, hekim denetim ve gözetiminde verilebilir.” dedi. Zaman zaman eczanelerden de ilacı temin etmek isteyenler oluyor. Çakmak şöyle devam etti: “Aileler, internetten şuradan buradan duyduklarıyla, faydalı olur düşüncesine kapılarak bu ilacı eczaneden almaya veya hekimlere reçete ettirmeye çalışıyor. Bilişsel fonksiyonları üst düzeyde etkileyen ilaçların duyumlarla kullanılması ilaç suistimali olarak adlandırılır ve hasta açısından son derece sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Ailelere tavsiyemiz bu tür yollar yerine sınav sürecindeki çocukların beslenme, uyku düzeni ve stres yönetimini dengelemelerine yardımcı olsunlar.”

Sonraki Haber