Şimdi de Tanrı ile savaştalar!

Türkiye’deki Arapçı yobazlık, bütün milli değerlerimizi kirletiyor, çürütüyor. Şimdi de askerimizin yemek duasında geçen Tanrı kelimesine takmışlar. Onu atacaklarmış. İçişleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı’na genelge göndererek emretmiş. Artık “Tanrı’mıza hamdolsun, milletimiz varolsun” şeklinde başlayan yemek duası artık “Allah’ımıza hamdolsun” diye başlayacakmış.
Tanrı’yı niye istemiyorlar?
Tanrı, Türk milletine özgüdür de ondan.
Tarih pek açık olarak gösteriyor ki Allah; Arapların Tanrısı olarak ortaya çıkmıştır.
Dinler tarihi açısından baktığınızda bir gerçek çok açık: Daha insanoğlu Allah demiyorken ve bu Allah’ı bilmiyorken, Türkler Tanrı diyorlardı. Tanrı sözcüğü, bundan 6 bin yıl önce bir uygarlık yaratmış olan Sümerlerin tabletlerinde geçiyor. Sümerlerin Türklerle komşu iken, Kafkasya üstünden güneye indikleri ve bunlara Kangar/Kenger dendiği araştırmacılar tarafından ortaya konulmuş bulunuyor. Sümerce’de karşımıza çıkan birçok Türkçe kelime de bu gerçeği doğruluyor.
Sümer çivi yazısı ile yazılı tabletlerde gördüğümüz Dingir veya Tingir; Gök Tanrısı’dır. Türk halkları bu sözcüğü Tingir, Tengir, Tengere, Tenir, Tanır gibi değişik biçimlerde kullandılar. Anadolu’da ilk Türkçe metinlerde tıpkı Gök Türklerde olduğu üzere Tengri biçiminde karşımıza çıkıyor.
***
Tarih gösteriyor ki Tanrı’nın yaşı, Allah’ın yaşının en az üç katı. Yani; kadim olan Tengri’dir... Çünkü, Allah, dinler tarihinde bundan 1400 sene önce İslam dini ile ortaya çıktı. Halbuki Tanrı en az 5 bin yıllık. Yani Allah bilinmiyor ve kullanılmıyorken Tanrı vardı ve kullanılıyordu. Türkler bunu Sümerlerde olduğu üzere Gök Tanrı olarak da kabul ediyorlardı.

İLAH DEĞİL TANRI

Tanrı, bugünkü tek Tanrı kavramına en yakın bir adlandırmadır. Eski metinlerde Allah’ın Türkçe karşılığı olarak pek bol kullanılmıştır. Bunu, Kuran çevirilerinde de açıkça görmekteyiz.
Türk Tanrısı, Arapların ilahına asla benzemez. İlahlar; puttur. Allah da aslında ilah sözünden türetilme bir kelimedir. Bu gerçek, pek açık biçimde kelime-i şahadette ortaya çıkıyor: “La ilahe illallah!”
Burada söylenen “Allah’tan başka ilah yoktur!” sözü, aslında Allah’ı da bir ilah olarak görmektir. Zaten Allah üzerine yazılmış şiirlere ve müziklere ilahî denilmiyor mu? Bu da ilah için söylenmiş demektir. İlahi sözü, Allah ile ilah ilişkisinin iç içe bulunduğunu gösterir.
Gel gör ki Türk’ün Tanrısı ile bir ilahın bağdaştırılması mümkün değildir. Öyleyse yemek duasından Tanrı’yı atıp ilahla ilgili olanı getirmek, bir tür Arabizm ve putçuluk sayılmaz mı?
Bir ulu yaratıcıya, hiç değilse “Ol!” buyruğunu veren ulu güce inanan aydın olarak şunu rahatlıkla söylüyorum: Tarihte putlarla en az ilişkisi kurulacak Allah, Dede Korkut ulumuzun da söylediği üzere gibi “Görklü Tanrı”dır.
Ve İçişleri Bakanı’nı o Arapçı genelgeyi geri çekmeye çağırıyorum. Çünkü bir başka sebebi daha var:

309 MISIRLIYI BUNLAR KATLETTİ

Bu gün İslam dünyasını kana bulayan militanlara ve bunların hocalarına bir bakın: Bu ekip, cinayetlerini, Allah’ın düzenini yer yüzüne hakim kılmak adına işliyor. “Bunların İslam’la ilgisi yok!” diyenlere o militanlar; “Asıl sizin İslamla ilginiz yok, sizler kâfirlersiniz!” diye cevap veriyorlar.
Ve bu katiller; cinayetlerini Kuran’daki bazı ayetlere, kutsallaştırılmış hadis kitaplarından aldıkları bazı hadislere dayandırıyorlar. Yani bu kanlı manzarının yaratıcıları, yaptıklarını Allah’a mal ediyorlar. Mısır’da Cuma namazı kılanları acımasızca katleden militanlar böyle düşünüp buna göre yaşıyorlar. Bu ideolojiyi 7. Yüzyıl Arap kültürü besleyip büyütüyor. Aynı zihniyeti Türkiye’de yaygınlaştırmaya çabalamak, Mısır’da Cuma namazını basmak gibi bir şeydir. Çünkü onlar, bu 7. Yüzyıl dogmalarını 21. Yüzyıl’a egemen kılmak için böyle fanatikleşmektedirler.
Sözün özü: Türk’ün 5 bin yıllık Tanrı’sını atıp yerine 1400 yıl önce Arabistan’da gündeme gelen Allah’ı koymak, Müslüman Kardeşler hareketinin cihatçı kanadının bir yaptırımıdır. Eğer AKP bu işi bilerek yapmadı ise, hemen çark etmelidir. Yoksa, Müslüman kanı dökenlerin ideolojisine su taşımış olacaktır.