Tarımsal savaş yöntemlerinin karşılaştırılması

Kimyasal mücadele; tarımsal ürünlerde ekonomik kayba neden olan zararlı canlılarla, yapay veya doğal yollarla elde edilmiş öldürme etkisine sahip kimyasal maddeleri kullanarak yapılan mücadeledir.

Ticari bitki koruma ürünleri standartlara uygun olarak üretilir. Taşınması, korunması ve fazla emek harcamadan mekanik yolla uygulaması kolaydır. Kolayca erişilebilen bu ürünler yaygın olarak kullanılmaktadır. Kimyasal savaşın zararlı canlıyı kısa sürede yüksek oranda öldürme özelliği vardır. Birden fazla zararlı canlıya aynı anda uygulanabilir. Uygulamanın sonucu hemen göze çarpar.

KİMYASAL SAVAŞIN SAKINCALARI

Tarım ilaçları üretim, depolama, satış ve uygulama yapan kişilerde ani zehirlenme yapabilir. İnsan ve diğer sıcak kanlı canlılarda uzun süreli zehirlenme yapabilir. Toprak ve su kaynaklarında kalıntı birikimi olabilir. Yanlış uygulamalar kültür bitkilerini öldürebilir. Zamanla hedef canlılar, ilaçlara karşı direnç kazanabilir. Faydalı canlıları da yok ettiğinden zararlı yoğunluğu aşırı derecede artabilir. Öneri dışı kullanım, doz aşımı ve hasat öncesinde yeterince beklenmemesi nedeniyle besin maddeleri ve yemlerde kalıntı oluşur. Etkisi kısa sürede geçtiğinden uygulamayı tekrarlamak gerekir. Aktif madde üretiminde dış ülkelere bağımlılık söz konusudur. Döviz kurlarındaki artış nedeniyle uygulamalar pahalı hale gelmektedir.

Bu sakıncaları nedeniyle kimyasal mücadele en son başvurulması gereken yöntemdir. Aşağıda çeşitli tarımsal savaş yöntemleri, genel özellikleri itibariyle karşılaştırılacaktır.

TARIMSAL SAVAŞIN ZARARLI CANLILARA BİYOLOJİK ETKİLERİ

a) Kimyasal savaş

Kimyasal savaşımın biyolojik etkisi (ölüm) uygulama anında %85 gibi oldukça yüksektir. Bu etki artarak uygulamadan yaklaşık 36 saat sonra %95'i bulur. Daha sonra hızla düşerek ilk hafta %30'a iner ve genellikle 14. günde öldürme etkisi sonlanır. Bu nedenle uygulamaların yinelenmesi gerekir.

b) Biyolojik savaş

Yeme/yakalama gibi yollarla %30 dolayında bir ani etki ile başlanır. İlk haftanın öldürme etkisi %50'yi bulur. Genellikle üç hafta sonra %70 gibi yüksek bir düzeye çıkar. 8-9 haftadan sonra bu etki %75 dolaylarına çıkar ve yıllarca devam eder. Turunçgillerde unlu bit, bağ salkım güvesi ve tahıllarda süne için yapılan mücadele örnek olarak gösterilebilir.

c) Biyoteknik savaş

Yaklaşık %50 dolayında başlayan yakalama, tuzaklama ve şaşırtma etkisi ikinci hafta sonunda %60'ı bulur ve altıncı hafta en yüksek düzey olan %70'e ulaşır. Tuzak ve feromonların etkisi, yaklaşık 8-9 hafta sonra başlangıçtaki düzeye iner. İkinci ayın sonunda azalır ve düzenli bir azalmayla dördüncü ayın sonunda etkisini tümüyle yitirir. Yenilenmesi gerekir. Akdeniz meyve sineği, zeytin sineği, domates güvesi ile savaşım örnek gösterilebilir.

d) Kültürel savaş

İlk uygulama yılında zararlı canlının ortaya çıkması ve zarar yapması %75 gibi yüksek bir düzeyde engellenir. Zarar, 3-4 yıl boyunca %85 gibi yüksek düzeyde denetim altına alınır. Zararlının direnç kazanması veya konukçu bitkinin dayanıklılığını yitirmesi sonucunda %50 oranına düşebilir fakat etki sıfırlanmayıp devam eder. Buğdayda pas ve çeltikte yaprak yanıklığı hastalığına dayanıklı çeşit kullanımı örnek verilebilir (Bkz. Birişik: 40-43).

Tarımsal savaş yöntemlerinin biyolojik etkileri incelendikten sonra çeşitli yöntemlerin fayda ve sakıncaları topluca ele alınacaktır. Çizelgedeki ilk sütunda yer alan 10 ölçüte önem sırasına göre puan verilmiştir.

Hedef canlı üzerindeki biyolojik etki (öldürme, bertaraf etme) en önemlisidir. Tarımsal faaliyet kazanç elde etmek için yapıldığından savaşın maliyeti büyük önem taşır. Eğer savaşın maliyeti elde edilmesi umulan fazladan gelirden yüksek ise savaştan vazgeçmek gerekir. Bal arıları başta olmak üzere faydalı canlıları yok edecek yöntemlerden kaçınılması gerekir.

Not: Bu yazı Tarım ve Orman Bakanlığı'nın kaynakçada belirtilen yayınından özetlenerek hazırlanmıştır. Emekleri için ilgililere teşekkür ederim.

Kaynak: Nevzat Birişik (Editör) ve diğ; Teoriden Pratiğe Kimyasal Mücadele, 1. Baskı, Ankara - 2018.