Türkiye masaya TSK ve Avrasya’yla oturdu

Çarşambanın gelişi salıdan belliydi.

Sınırda, Cerablus hattında yığınak büyüktü.

Mecburiyet” hükmünü icra etti sonunda. Türkiye Suriye’ye girdi.

Hedef: Amerikan koridorunu parçalamak.

***

Salıyı Çarşamba’ya bağlayan gece yarısı. Harekatten 3 saat kadar önce.

Suriyeli muhaliflerden bir sözcü. Sınır hattından dönüyor. Sahadaki son durumu anlatıyor:

“PKK/PYD, Cerablus’a 6-7 km kadar yaklaştı.”

“IŞİD konvoyları Cerablus’u terketmeye başlamıştı.”

“Sonra... Türkiye’nin Cerablus’a girebileceği anlaşıldı.”

Bunun üzerine IŞİD güçleri ne yapmış dersiniz. Buraya dikkat.

“Konvoy Cerablus’a geri döndü. Savaşmaya karar vermişler...”

Anlamı: IŞİD, ABD’nin mıntıka temizlikçisi.

***

Muhatabıma soruyorum: Türkiye, Suriye’ye girmek üzere galiba?

İhtimal vermiyor pek: “Sanırım, yığınak Joe Biden öncesi güç gösterisi.”

İtiraz ediyorum: “Eğer müdahale edilmezse... Cerablus hattı da düşer, koridor tamamlanırsa... Hükümet düşer...”

Yani: AKP müdahele etmeye mecbur.

Sonuç: Saatler içinde öyle de oldu.

***

Şimdi büyük tabloya bakalım. Şunları görüyoruz.

Bir: AKP’nin krizin başından itaberen politikası belliydi. Suriye’de “güvenli bölge” peşinde oldu hep.

2013 Temmuzuna kadar amacı: Esad’ı düşürmek. Şam’da İhvan merkezli bir hükümet kurmaktı.

ABD cephesi başaramadı. Askeri maliyeti göze alamadılar.

***

İki: 18 Temmuz 2013’te PKK kantonları ilan edildi.

Bu: Suriye denklemini kökünden değiştirdi.

Kesinleşmişti: ABD, “koridor” kuruyordu artık. Suriye’nin kuzeyinden Akdeniz’e uzanan bir koridor.

Koridorla birlikte, AKP’nin politikası da değişti.

Yine “güvenli bölge” istiyordu.

Fakat: Amaç farklıydı bu kez. Esad’ı düşürmek değil, koridoru önlemekti.

***

Üç: ABD ne yaptı?

Bazen: Oyaladı.

Bazen: Bilek büktü.

Ama: Hep PKK/PYD’ye alan açtı.

Tayyip Erdoğan, ABD’ye sormak zorunda kaldı: “Müttefikin ben miyim, PKK mı?”

Washington’un cevabı yorum gerektirmiyordu.

Bizzat Barack Obama, PKK/PYD’yi “kara gücü” ilan etti çünkü.

***

Dört: ABD desteğini arkasına alan PKK, hedef büyüttü.

Güneydoğu’da “hendek savaşı” başlattı (Temmuz 2015).

Türkiye’nin devlet ve millet birikimi cevap verdi. Türkiye’de ve Irak’ta (24.7.2015).

Fakat askeri hamlenin Suriye ayağı eksik kaldı.

AKP Suriye’de hâlâ ABD’yi “ikna” peşindeydi.

İşin gerçeği: ABD’yle hesaplaşmayı göze alamadı.

Çünkü: Yanlış Suriye politikası Türkiye’yi yalnızlaştırmıştı.

***

Beş: Süreç iyice sıkıştı.

NATO’cu bir hamle daha geldi. Rus uçağı düşürüldü (24.11.2015).

İster FETÖ’cü tertip densin. İsterse, büyük hesap hatası.

AKP dış politikası dibe vurdu. Manevra alanı sıfırlandı.

***

Altı: AKP’nın çıkış arayışı 2016 Martında netleşmeye başladı.

Önce İran’ın kapısı çalındı.

Perde arkasını biliyorum. Tahran’a yaptıkları öneri tek maddelikti: “Suriye’yi böldürmeyelim.”

İran tarafı sıcak karşıladı. Fakat: Suriye’de Rusya’sız adım atmak mümkün değildi.

***

Yedi: Rusya için birkaç aylık bir hazırlık...

Sonuçta Türkiye stratejik Avrasya hamlesini yaptı.

Ve: Erdoğan, Putin’e “özür” mektubunu gönderdi (24.6.2016).

***

Sekiz: Atlantik cephesinde alarm zili oldu mektup.

Türkiye yönünü Avrasya’ya/bölgeye dönmüştü.

Olanlara bakıyoruz: ABD buna darbe hamlesiyle cevap verdi.

***

Dokuz: İleride daha net anlaşılacak.

15 Temmuz, bir büyük milat: Sadece Türkiye için değil. Bölgemiz için de.

Özeti: Türkiye’nin devlet ve millet birikimi ABD darbesini yenilgiye uğrattı.

***

On: 15 Temmuz’dan sonra diplomasi trafiğine bakalım.

Türkiye, bir büyük hazırlık yaptı. Bölgenin desteğini almak için.

9 Ağustos: Petersburg’ta Erdoğan-Putin zirvesi.

12 Ağustos: İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif Ankara’ya geldi.

16 Ağustos: İddia: Türk ve Suriye heyetleri Tahran’da gizlice buluştu.

18/19 Ağustos: Mevlüt Çavuşoğlu İran’a ve Hindistan’a uçtu.

21 Ağustos: İddia: Bir MİT heyeti Şam’a gitti.

23 Ağustos: İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Cabiri Ensari Ankara’da.

24 Ağustos: TSK, Suriye’ye girdi.

***

On bir: Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu dün konuştu (24.8.2016).

Harekatın amacını iki maddede özetledi.

Bir: “Amacımız, DAEŞ terör örgütünü sınırımızın diğer tarafından temizlemektir. Kuzeyden aşağı doğru süpürmektir.”

İki: “(PKK) YPG unsurları da bir an evvel Fırat’ın doğusuna geçmelidir. ABD de bunun sözünü verdi... Aksi takdirde bizi gereğini yaparız.”

***

Son söz: Türkiye Suriye’de 5 yıldır “güvenli bölge” diyordu.

3 yıldır da “koridor”u önlemeye çalışıyordu.

NATO cephesinde yapamadı bunu.

Ankara yönünü Avrasya’ya çevirdi.

Programını masaya koydu. Dedi ki:

Hedefim: Amerikan koridorunu kesmek.

Amacım: Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlamak.

Sonuç: Rusya, İran ve Suriye’yi 15 günde ikna etti.

Çünkü: Bölünmek, onların da çıkarlarına aykırı.

***

Özetin özeti: Türkiye, NATO cephesinde bölünüyordu.

Bölge merkezli politikaya geçti. Bölünme sürecini tersine çevirdi.

Kehanet değil: Gerisi gelecek.

Çünkü: Masaya güçlü TSK ve Avrasya’nın desteği ile oturdu.