‘Yalnızlık Bakanı' kim olmalı?

Evet, yanlış okumadınız. Yalnızlık Bakanlığı da olur muymuş demeyin lütfen! 17 Ocak 2018 tarihinde İngiltere’de “Yalnızlık Bakanlığı” kuruldu ve Başbakan Theresa May Yalnızlık Bakanı olarak Tracey Crouch’ı atadığını açıkladı...
Yalnızlık, İngiltere gibi ülkelerde bakanlık kurulmasına yol açacak kadar önemli bir konu. Ancak zaman içinde bizim gibi ülkelerde de insanlığın sorunu olmaya aday bir problem.
İngiltere’de 9 milyondan fazla insanın yalnız olduğu ve kendini yalnız hissettiği Aralık 2017 tarihli “Yalnızlık Komisyonu” raporu ile açıklandı.
Yalnızlığın insanların kendisini kötü ve hasta hissetmesine yol açtığı da 2015 tarihinde başka bir araştırma ile ortaya konulmuştu.
Modern yaşamın, kentleşmenin, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel bir sonucu olarak özellikle gelişmiş ülkelerde bu sorun giderek büyüyecek.
Bir başka araştırmaya göre İngiltere’de son 1 aydır kimseyle (akraba - arkadaş vb) konuşmayan ve temas etmeyen insan sayısı 200 bin kişiymiş.
Yalnızlığın günde 15 sigara içmekten bile kötü etkileri olduğu söyleniyor insanın ruh ve beden sağlığına.
Şükür ki, Türkiye’de bu sorun henüz büyük boyutlarda değil. Hala aile değerleri ve birliğine toplumumuzun verdiği önem çok üst düzeyde. Aile içi dayanışma, yardımlaşma, geleneksel toplum yapımızın övünülecek bir yanını teşkil ediyor. Ancak yaş ve yaşam istatistikleri ve verileri bu konuda alarm veriyor.
Dün yine bu sütunlarda değerli akademisyen Sn. Prof. Dr. Melih Baş’ın 18-24 Mart “Yaşlılara Saygı Haftası” çerçevesinde yayınladığı yazısında verilen rakamlar çok çarpıcı.
Buna göre hem dünya nüfusu hem de ülkemizin nüfusu belirgin bir biçimde yaşlanıyor.
Doğumdaki yaşam beklentisi uzuyor. TÜİK’in nüfus projeksiyonlarında da aynı eğilim görünüyor.
Yaşlı nüfus olarak tanımlanan 65 yaş üstü nüfusun hâlihazırda toplam nüfusa oranı yüzde 8.7 iken, bu oranın 2023 yılında yüzde 10.2, 2060 yılında yüzde 22.6 ve 2080 yılında ise, yüzde 25.6’ya yükseleceği tahmin ediliyor.
Bu durumda şimdiden tedbir alınmasında ve bu konuda hazırlık yapılmasında yarar var.
Yalnızlık bağımlılığının artmasının ekonomiye, yaşlı ve yalnız nüfus artmasının toplumsal huzurumuza etkileri önemsenmelidir.
Türkiye en azından bir süre daha bu konuda önlem alabilecek yeterli zamana sahiptir.
Böyle ciddi bir konuyu, küçük bir şaka ile sonuçlandıralım; AKP iktidarı bir “Yalnızlık Bakanlığı” kurmaya karar verirse, bu göreve Sn. Ahmet Davutoğlu’nu atamayı düşünmelidir belki de.
Çünkü Türkiye’yi komşularıyla ve neredeyse bütün dünya ile ihtilaflı hale getirerek, “bataklık değil” dediği Ortadoğu’nun bataklığına sürükleyerek, yalnızlığa mecbur etmişti bu zat.
Üstelik hiç sıkılmadan, içine sürüklendiğimiz bu durumu “değerli yalnızlık” olarak tanımlamıştı.
İşte tam onun kafasına göre yeni bir görev öneriyoruz.
“Yalnızlık Bakanlığı” kurulursa, bizim tartışmasız adayımız “değerli yalnızlığın” savunucusu A. Davutoğlu’dur!
Ne dersiniz?