13 Nisan 2024 Cumartesi
İstanbul 13°
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

ABD, Trablus’a saldıracak Hafter birliklerini eğitiyor

Amerikalılar Bingazi’nin doğusunda eğitim kampı kurdu ve burada Libya Ulusal Ordusu’nun özel kuvvetleri ile antiterör birliklerini eğitiyor. Bu birliklerin Trablus saldırısında kullanılacağı belirtiliyor. Kampta 25 ABD askerî personeli bulunuyor.

ABD, Trablus’a saldıracak Hafter birliklerini eğitiyor
A+ A-
MEHMET PERİNÇEK

Son günlerde çatışmaların yeniden başlaması ve gerginliğin yükselmesiyle birlikte Libya meselesi, Türkiye ve dünya gündeminde tekrar yerini aldı. Türk Silahlı Kuvvetleri de Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni desteklemek amacıyla takviye yaparken bölgedeki güvenlik kaynakları, bu hareketlilikte Libya’daki Amerikan varlığına dikkat çekiyor.

İlgili kaynaklar, Halife Hafter’in başında bulunduğu Libya Ulusal Ordusu’yla ABD temsilcilerinin son dönemdeki sıkı işbirliğine işaret ediyor. Bu temaslar, Kuzey Afrika’da faaliyet gösteren uluslararası terörist örgütlerle mücadelenin gerekliliği bahanesiyle yürütülüyor.

ABD OPERASYONEL KARARGÂHI BENİNA HAVA ÜSSÜNDE

Kaynakların verdiği bilgilere göre Halife Hafter’in kontrolü altındaki bölgelerde ABD gizli servisi ve özel kuvvetlerine mensup 50’den fazla kişi faaliyet yürütüyor.

ABD Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel karargâhı, Bingazi’deki Benina hava üssünde bulunuyor. Üsteki düzenli personel sayısı 8. Karargâh personeli, Libya Ulusal Ordusu, başsavcı, güvenlik ve istihbarat organlarının yöneticileri ile temas halinde. Bu personelin görevleri arasında bilgi toplamak ve işlemek, ABD Silahlı Kuvvetleri Afrika Komutanlığı’nın çıkarları doğrultusunda süreci değerlendirmek bulunuyor.

HAVA SAHASINI KONTROL EDİYORLAR

Benina hava üssünün hava kontrol merkezi bu ekibin kontrolünde. Bu merkez, Libya hava sahasına giriş izinlerini veriyor ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır, Suudi Arabistan'ın askerî nakliye uçakları da dâhil olmak üzere tüm uçakların hareketini koordine ediyor. Merkezde 6 Amerikan hava trafik kontrolörü görev yapıyor.

Benina hava üssünde CIA operasyon ekibi de konuşlandırılmış durumda: 4 istihbaratçı, 2 muhabere uzmanı, 8 ABD Silahlı Kuvvetleri Özel Kuvvetler mensubu. ABD gizli servisi personeli, Libya Ulusal Ordusu’nun kontrol ettiği tüm bölgede faal çalışma yürütüyor: Ajan arama ve devşirme faaliyeti, uluslararası terör örgütleri de dâhil olmak üzere çeşitli grupların saha komutanlarını arama, yakalama ya da tasfiye etmek için yerel askerî idare ile temas kurma, görevlerinin başında geliyor.

HAFTER’İN OĞLUYLA ORTAK OPERASYONLAR

Gerekli durumlarda Amerikalıların komutası altında Libya Ulusal Ordusu 106. Tugayı’nın ve 155. Taburu’nun katılımıyla operasyonlar yapılıyor. 106. Tugay’ın komutanı Haled Hafter, Halife Hafter’in oğlu. 155. Tabur ise Libya Ulusal Ordusu’nun savaş yeteneği en güçlü olan birlikleri arasında. Askerî operasyonlarda Sigonella (Sicilya, İtalya) ve Madama’daki (Nijer) Amerikan askerî üslerinde bulunan İHA’lar da yoğun şekilde kullanılıyor.

EĞİTİM KAMPINDAKİ AMERİKALILAR

Bölge kaynakları, Bingazi’nin doğusunda Amerikalıların “Cahişin” eğitim kampını kurduğunu ve burada Libya Ulusal Ordusu’nun özel kuvvetlerinin ve antiterör birliklerinin hazırlandığını ifade ediyor. Bu birliklerin Trablus saldırısında kullanılacağı belirtiliyor. Bu kampta 25 ABD askerî personeli bulunuyor: ABD askerî istihbaratı (DIA) subayları (4 kişi), çevirmen grubu (6 kişi), eğitmen kadrosu (ABD Silahlı Kuvvetleri 75. Ranger Alayı’ndan 15 askerî yetkili).

Libya Ulusal Ordusu askerî personelinin eğitimi, atış talimi ve taktik hazırlık alanlarında üç haftalık döngüler çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Amerikalı eğitmenlerin kamp dışına çıkması kesinlikle yasak.

ABD NAKLİYE UÇAKLARIYLA TAKVİYE

Libya’nın doğusundaki Amerikan askerî birlikleri, özerk şekilde faaliyet yürütüyor. Birliklerin donatımı için haftada 1-2 kez Benina hava üssü üzerinden ABD Hava Kuvvetleri’ne ait C-130 ve C-17 tipi nakliye uçaklarıyla silah, askerî ve özel teçhizat, gıda, üniforma ve eğitim-tatbikat malzemeleri teslimatı yapılıyor.

ANKARA-MOSKOVA İLİŞKİLERİNE SABOTAJ ÇABASI

Çatışmaların yaşandığı bölgedeki güvenlik kaynakları, Libya Ulusal Ordusu’yla ABD arasındaki yakın işbirliğinin doğrudan Ulusal Mutabakat Hükümeti ve onu destekleyen Türkiye’yi hedef aldığını vurguluyor. Hatta Amerikalıların Libya çatışmasını kullanarak Ankara ve Moskova arasında yeni bir karşıtlık yaratma ve iki ülke ilişkilerini sabote etme çabasına dikkat çekiyorlar.

Kaynakların ifadesiyle ileriki dönemde Trablus’a yönelik harekâta girişecek olan Hafter’in antiterör birlikleri, doğrudan Washington tarafında eğitildi ve eğitilmeye devam ediyor. Bu çerçevede altını çizdikleri diğer önemli bir nokta ise BAE, Suudi Arabistan ve Mısır’ın Ulusal Mutabakat Hükümeti ve Türkiye’yle çatışmalarda Hafter’e desteğinin bizzat Amerikalıların kontrolüyle gerçekleşmesi. Bu ülkeler, askerî-teknik malzemeleri Libya’nın doğusuna Washington’un “gözlerini kapamasıyla” rahat bir şekilde gönderebiliyorlar.

TÜRKİYE NE YAPMALI?

Aslına bakılırsa Libya’da taşlar yerli yerine oturuyor. Kuzey Afrika ülkesindeki iç çatışma, dünyadaki cepheleşmeden bağımsız değil. Belirli bir zamana kadar büyük güçler, sahadaki tarafları yokladılar, kendi yanlarına çekmeye, taraflar üzerinde etkilerini artırmaya çalıştılar.

MUTABAKAT SAFLARI NETLEŞTİRDİ

Ankara ve Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında imzalanan 27 Kasım 2019 tarihli Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına Dair Mutabakat, bu karmaşık sürece son verdi. Safların netleşmesinde belirleyici oldu. Türkiye’nin Mavi Vatan stratejisi ve bu stratejinin bir parçası olarak Türkiye-Libya mutabakatı, Atlantik cephesinin Doğu Akdeniz’deki inisiyatifine ket vuruyor ve bölge ülkelerinin elini güçlendiriyordu. Serrac hükümetinin bu hamlesinin Atlantik cephesinde hoş karşılanması mümkün değildi.

Dolayısıyla ABD’nin yukarıdaki veriler ışığında Hafter’in yanında tam olarak konumlanması şaşırtıcı değil. Bu mutabakatın yırtılması, Doğu Akdeniz’in hâkimiyeti açısından Washington için şart. BAE ve Suudi Arabistan’ın da konumu gayet doğal.

RUSYA’NIN KONUMU

Gelelim Rusya’ya… Rusya, Libya meselesinin başında tarafsız kalmış, diyalog sürecini desteklemişti. Moskova’nın gönlünde yatan aslan, üçüncü bir taraf olan oğul Kaddafi’nin de başarı şansı gözükmüyordu. Hafter’in hâkimiyet alanının genişlemesi ve iç savaşı kazanabileceğine dair bir görüntü vermesi, Rusya’nın o tarafa ağırlık vermesinde önemli rol oynadı. Moskova, kazananın yanında yer almak istiyordu, böylece yeni kurulacak Libya’da etkisini artıracaktı.

Ama tabii Hafter tarafında yer alan tek kuvvet Rusya değildi. Hatta stratejik planda karşı karşıya bulunduğu güçlerle aynı safta bulunuyordu. Moskova’nın bakış açısı yine benzer mantıktan kaynaklanıyordu: Stratejik karşıtlarının etkisini azaltmak, kazanan gücü onlara bırakmamak.

MOSKOVA’DAKİ HAYAL KIRIKLIĞI

Ancak sürecin Moskova’nın düşündüğü gibi ilerlediğini söyleyemeyiz. Ocak ayında Moskova’da Türkiye ve Rusya’nın arabuluculuğunda yapılan ateşkes görüşmelerinde Serrac hükümeti, anlaşmanın altına hemen imza atarken, Hafter, mutabık kalınan metni imzalamadan ülkeden ayrıldı. Hafter’in sadece Rusya’nın etkisi altında olmadığı ortaya çıktı. Aslında bu Moskova açısından önemli bir hayal kırıklığı idi.

Bunu takiben Şubat ayı ortasında Rus özel güvenlik şirketi Wagner’in, paralı askerlerini sözleşmeleri dolmadan Libya’dan geri çektiğine dair yazışmalar Rus basınına yansıdı.

Bölge kaynaklarının yukarıda verdiği bilgiler de Rusya’yı Libya meselesinde konumunu gözden geçirmeye zorlar nitelikte. Hafter’in Türkiye-Libya mutabakatına karşı konumlanışı, müttefiklerinin nihai şekilde belirlenmesinde rol oynuyor ve Atlantik kampına tamamen yerleşmesine yol açıyor. Doğal olarak da Moskova’nın nüfuzu kırılırken, ABD’ninki hâkim hale geliyor.

RUSYA’YI KAZANMAK

Türkiye ve Ulusal Mutabakat Hükümeti, bu süreci kendi lehine değerlendirme imkânına sahip. Doğru politikalarla Rusya ilk başta tamamen tarafsızlaştırılabilir, hatta ardından Serrac hükümeti tarafına destek vermesi sağlanabilir. Bu, Libya’daki dengeleri de tamamen değiştirecektir.

Rusya, artık politikasını sadece kazanan tarafa göre belirleyemez. Ayrıca Türkiye’nin dâhil olmasıyla Hafter avantajını da kaybetmeye başladı. Rusya’ya stratejik çıkarlarının Hafter yanında değil, Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin tarafında olduğu ve Serrac’ın kazanma potansiyeli iyi anlatılırsa Moskova’nın konumu değişebilir.

Bu işbirliğinin zemini sadece Hafter’in ABD güdümüne girmiş olması değil. Moskova, Mavi Vatan stratejisinin Atlantik karşıtı özünü de kavradı. 8 Ocak’ta Putin’in Erdoğan’la Libya konusunda ortak bir nokta bulmasında bu da önemli rol oynadı.

RADİKAL VE AMERİKANCI UNSURLARA DİKKAT

Bununla birlikte Serrac tarafında savaşan radikal unsurlar, Rusya’nın başka bir endişesi. Serrac hükümetinin yekpare bir yapı olmadığı biliniyor. Farklı özerk güçlerin ve radikal unsurların olası kışkırtmalarına da dikkat etmek gerekiyor. Bu, Rus basınında yürütülen bozguncu aleyhte propagandayı kesmek açısından da fayda sağlayacaktır. Diğer yandan ve daha da önemlisi Serrac, mutabakata imza atmasıyla kendi cephesindeki Atlantikçi güçler tarafından da hedef alınabilir. Bu yönde emareler söz konusu.

Ayrıca Ulusal Mutabakat Hükümeti bölgesinde tutuklu bulunan Rus vatandaşı sosyolog Maksim Şugaley konusunda atılacak adımlar da Rusya’yla ilgili süreci hızlandırabilir.

Dolayısıyla Mavi Vatan stratejisinde ısrar ve Rusya’dan başlayarak müttefik güçleri artırmak, Doğu Akdeniz ve Libya’daki başarını anahtarı. Bununla birlikte Suriye ve Mısır’la bu doğrultuda temas edilmesi de Türkiye’nin öncelikleri arasında yerini almalı.

Libya Hafter ABD Amerika Trablus Halife bingazi