22 Temmuz 2024 Pazartesi
İstanbul 33°
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

‘ABD ve çakallarına’ Putin’den tarihi ayar

Hazırlayan: Beyhan Korkman

‘ABD ve çakallarına’ Putin’den tarihi ayar
A+ A-

BERCAN TUTAR/SABAH

Çin'in ekonomik ve Türkiye'nin ise jeo-kültürel ve stratejik hamlelerine cevap veremeyen Atlantik'in kaptanı konumundaki ABD'nin artık eski takati yok. Eski düzenlerini savunamayan ABD ve Avrupalı müttefikleri, kaos projeleriyle kurulmakta olan yeni dünyayı sabote etmeye çalışıyor.

Fakat Çin'in Hong Kong, Rusya'nın Ukrayna ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de sergilediği kararlılık Amerikan yönetiminin kriz senaryolarını daha sahnelenemeden etkisiz kılıyor. Türkiye ve Çin ile mücadelesini şimdilik demlemeye alan ABD, bugünlerde Ukrayna krizi üzerinden Rusya'nın sinir uçlarıyla oynuyor.

Ne var ki çetin ceviz çıkan Putin şimdiden ABD Başkanı Joe Biden'ın kâbusuna dönüştü. Çin'in de Tayvan krizini tırmandırmasıyla aynı anda Pekin ve Moskova'nın presi altında kalan ABD, mecburen tansiyonu düşürme sinyalleri vermeye başladı.

Çünkü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ifadesiyle söylersek 'bazı Avrupalı çakallar' dışında kimse ABD'nin kaotik senaryolarına alet olma niyetinde değil.

Erdoğan nefreti insanı bu hallere düşürüyor

SALİH TUNA/SABAH

Erdoğan nefretiyle gözlerini kör ettikleri sosyolojiyi öyle hale getirdiler ki vatan mevzubahis olsa da görecek veya tepki verecek halleri kalmadı. Erdoğan düşmanlığı, hayatlarının anlamı olmuş nerdeyse!

Sosyolojiyi böyle kör ettikten sonra her gerçeği çarpıtabilir, her yalanı rahatlıkla yutturabilirsiniz. Mahalle baskısıyla da olmadık insanlara olmadık şeyler yaptırabilirsiniz.

O kadar ki vaktiyle Gladyo'nun gadrine uğramış antiemperyalist yurtseverleri bile amacınıza "hizmet" ettirirsiniz de farkında olmazlar.

Mesela...

"Erdoğan olmasaydı Mavi Vatan'ımızı savunmak şöyle dursun Akdeniz'e ayağımızı bile sokamazdık" diyen emekli bir amiralin...

"Montrö'yü araç olarak kullandık" itirafında bulunan, ABD merkezli CFR (Dış İlişkiler Konseyi) ile bağlantılı GİF (Global İlişkiler Forumu) üyesi Ergun Mengi'nin o bildirisinin altına imza atmasının başka izahı yoktur.

Karar yazarı ülkeyi terk etmek isteyenlere hak veriyor

İBRAHİM KİRAS/KARAR

Ekonomide, dış politikada, sanayide, tarımda, sağlıkta… aklınıza gelebilecek her alanda ortaya çıkan bütün problemleri, sorumlularının “Dış güçler saldırıyor. Ondan oluyor bunlar...” diyerek izah ettiği bir ülkede yaşamak istemeyen gençler haksız mı? Dış politika konuları iç politika malzemesi olarak harcandığı için gerektiğinde milli çıkarları koruma yolunda işbirliği yapabileceği -Katar dışında- hiçbir müttefiki kalmayan bir ülkede yaşamak istemeyen gençler haksız mı? Yatıp kalkıp Türklük ve Müslümanlık nutukları çeken bir iktidarın bütün dünyayı ayağa kaldıran Doğu Türkistan mezalimi karşısında suspus olduğu bir ülkede yaşamak istemeyen gençler haksız mı?

AİHM kararı ve Perinçek’siz 'soykırım' söyleşisi

UĞUR DÜNDAR/SÖZCÜ

Biden, 24 Nisan bildirisinde 1915 olaylarını “soykırım” olarak tanımlayacak mı?

(Şükrü Elekdağ): Kanımca, Biden'ın “soykırım” terimini telaffuz etmesini engelleyen önemli siyasi ve stratejik gerekçeler vardır… Bunların başında Erdoğan'ın, Biden yönetimine ilettiği mesajlarla, Türkiye'nin ABD'nin sağlam ve güvenilir bir müttefiki ve stratejik ortağı olmak için gerekli adımları atmaya ve NATO/ABD çizgisinde bir politika izlemeye hazır olduğu yolunda verdiği teminat geliyor. Keza Ankara, S-400'ler için Girit formülünün kabul edilebileceği yolundaki açıklamasıyla bu sorunun hallinde ABD için tatminkar olabilecek ortak bir çözüm arayışına girilebileceği sinyalini de vermiştir. Diğer önemli gelişme de Ukrayna krizinin patlak vermesinin, global Doğu-Batı stratejik dengesindeki Türkiye'nin merkezi konumunu ön plana çıkarması olmuştur. Bu durum, Biden yönetimince benimsenen “Ankara'yı Moskova ile daha fazla iş birliğine itmekten kaçınma ve NATO/ABD ittifakı içinde tutma stratejisine” öncelik kazandırmıştır.

NOT: Uğur Dündar sözde Ermeni Soykırımı yalanları ile ilgili Şükrü Elekdağ ile daha önce yaptığı söyleşiyi iki gündür köşesinde yayınlıyor. Köşede soykırım iddialarına karşı alınmış en büyük zafer olan AİHM-Perinçek kararlarına hiç değinilmiyor. Türkiye’nin ABD ile olan ilişkilerini Biden’ın “Soykırım” demesi sarsarmış.. Demezse sarsılmayacak yani. ABD’nin 15 Temmuz’da darbe girişiminde bulunması, PKK’ya tırlarla silah vermesi ve dört tarafımıza silah yığmasını görmeyince böyle yorumlar yapılabiliyor… Üstelik Elekdağ, Türkiye’de Biden’dan umut bekleyenlerin iktidarda olduğunu düşünüyor…

uğur dündar Medyanın Halleri bercan tutar sabah İBRAHİM KİRAS