İstanbul’dan Elazığ’a obezite ameliyatına

Türkiye’nin dört bir yanından obezite hastaları, daha önce haritada yerini bile bilmedikleri Elazığ’da Prof. Dr. Aygen ve Doç. Dr. Kırkıl’a kendilerini emanet etti. İstanbul’da fiyatı 38 bin liraya kadar çıkan tüp mide ameliyatı Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde hiçbir karşılık beklemeden yapılıyor. Kurulan dostluklar da cabası

İstanbul’dan Elazığ’a obezite ameliyatına
A+ A-

Müjde Oktay
mujde@aydinlikgazete.com

Mide küçültme ameliyatına İstanbul’da 38 bin lira fiyat biçiliyor. Elazığ’da Fırat Üniversitesi’nde iki hekim hiçbir bedel istemeden hastalarını bu yükten kurtarıyor. İstanbul’dan Ankara’ya Türkiye’nin dört bir yanından hastalar Elazığ’a gidip kendilerini bu iki uzmana emanet ediyorlar. Tüp mide ameliyatıyla sağlığına kavuşan 200’ü aşkın obezite hastası, önceki hafta sonu İstanbul’da buluştu. Hastaların üzerinden tonlarca yükü alan Prof. Dr. Erhan Aygen ve Doç. Dr. Cüneyt Kırkıl da bir kongre için İstanbul’daydı. Hastalar, artık dost oldukları doktorlarına Gebze, Çorlu, Tekirdağ ve Sakarya’dan İstanbul’a gelerek teşekkür ettiler.

Sağlık Bakanlığı’nın 2014 Aralık ayında yayımladığı genelgeye göre, tüp mide ameliyatlarından 13 bin 400 liraya kadar fark ücreti alınabiliyor. Doç. Dr. Cüneyt Kırkıl, “İstanbul’da bu ameliyatın fiyatı 12 bin ile 38 bin arasında değişiyor. Elazığ’da hastanemiz geçen yıl bin lira bu yıl 2 bin 700 lira aldı. Yalnızca kullanılan malzemenin parasını alıyoruz. Büyükşehirlerde devlet hastaneleri bu ameliyatları yapmaya yanaşmıyor. Çünkü bunu yapacak uzman hekimler, devlet hastanelerinde durmuyor. Bu ameliyatlar pahalı. Sağlık Bakanlığı’nın bütçesini aştığı için il yöneticileri bu ameliyatlara onay vermiyorlar” dedi.

HASTALARIN YÜZDE 90’I BATIDAN GELİYOR

Elazığ’da tüp mide ameliyatı olanların yüzde 90’ı batıdan. Prof. Dr. Erhan Aygen, “Hastalarımız, fiyat talep etmediğimizi bildikleri için bizi tercih ediyorlar. Bir de batıda randevu süreleri çok uzun. Hasta, 3-4 yıl sonrasına randevu alabiliyor” diye konuştu. İşin bir de dostluk boyutu var. Aygen ve Kırkıl, hastalarıyla gönül bağı kurmuşlar. Aygen, hastalarıyla her zaman irtibat halinde olduklarını ve onların mutluluğuyla mutlu olduklarını anlattı: Hastalarımızla ilişkimiz ameliyat için geldikleri günden itibaren başlıyor. Taburcu olup gittikleri güne kadar günde 2-3 kez ziyaret ediyoruz. Hastaneden ayrıldıklarında bağımızı koparmıyoruz. Kendilerini iyi hissetmediklerinde ya da akıllarına bir şey takıldığında bizi arıyorlar. Belli aralıklarla ameliyat olmuş hastalarımızla toplantılar yapıyoruz. Onların sıkıntılarını sorunlarını dinliyor, birlikte çözüm üretiyoruz. Amacımız para kazanmak değil. Hastalarımızla aile gibiyiz. Eşleriyle çocuklarıyla tanıştık. Hayat sadece maddiyattan ibaret değil. Hastalarımız kilolarından kurtuldukları zaman yepyeni bir hayata başlamanın mutluluğunu yaşıyorlar. Bu mutluluk bize maddiyatla ölçülemeyecek kadar huzur veriyor.

İstanbul’da yapılan buluşmada, çayın yanında kuru pasta da ikram edildi. Hekimler, hastalarına arada bir ‘bu sana yasak’, diye uyarıda bulundu.

AYAKKABIMI GİYEMİYORDUM’

Sibel Özbaki: Ameliyattan önce 108 kiloydum. Kilomla çok dalga geçildi. Sumo güreşçisi mi demediler ayı mı demediler. Ayakkabımı giyemiyordum, eşim giydiriyordu. İstanbul’da devlet hastanelerinde bu ameliyatı yapmıyorlar, yapsalar da yüksek ücretler istiyorlar. Şu an 60 kiloyum. Çok mutluyum. Hocalarımız maddi çıkar gözetmediler. İstedikleri şey hastalarının hayatlarına dokunup onları mutlu etmek.

DOKTORUMUN NEFESİ HEP ENSEMDE’

Esra Sevinç: Elazığ, benim için haritada yerini bile bilmediğim bir yerdi. 120 kiloydum. Biz hep ülkenin batısında, büyükşehirlerde çare aramışız. İstanbul’da insana değil paraya değer veriyorlar. Bir doktor benden 25 bin lira istedi. Elazığ’ı sıkı takibe aldım. Hocalar reklam yapmıyor ortada bile yoklar. Gittiğimde özel hastane olmamasına rağmen bana kendimi çok değerli hissettirdiler. Şimdi 73 kiloyum. Bugünlere gelene kadar Erhan hocamın nefesini her an ensemde hissettim.

88 KİLO VERDİM’

Canan Başar Aytepe: Önce hastalara ulaştım. Her biri çok memnundu, hocaların onların üzerine titrediğini anlattılar. O zaman 146 kiloydum. Düğünüm olacaktı ama bedenime göre gelinlik giyemiyordum. Gelinlik denediğim bir gün ‘Ameliyat olmam gerekiyor’ dedim. 2015 yılında Elazığ’da ameliyat oldum. Hayatım değişti. Şu an ikizlere hamileyim. Bunu Erhan hoca ve Cüneyt hocaya borçluyum. Hafta sonu mesaileri olmamasına rağmen sabah akşam beni ziyarete geldiler. 2 yıl oldu hâlâ beni arayıp nasıl olduğumu sorarlar.