ABD’nin yazılım ve lojistik kontrolü altındaki F-35 programı, müttefik ülkelerde 'bağımlılık' tartışmasını büyütüyor. Son olarak Hollanda’dan gelen çıkış, bu sefer uçakların teknik kapasitesini değil, Washington’la yaşanabilecek bir kopuşun sonuçlarını gündeme taşıyor.
ABD
Responsible Statecraft’ta yayımlanan analiz, dünyanın en pahalı savaş uçağı programının sahadaki karşılığının zayıf kaldığını, Pentagon’un ise maliyet ve performans krizini 'operasyonel makyajla' perdelediğini vurguluyor. Tartışma, Ankara’nın yeniden F-35 hattına girdiği bir döneme denk geliyor.
Türkiye
Atina ile Tel Aviv, ortak tatbikatlardan hava savunma kalkanlarına uzanan askeri entegrasyonu hızlandırdı. F-35 bilgi ve deneyim transferi, istihbarat paylaşımı ve IMEC hattı üzerinden kurulan yapı, Doğu Akdeniz’de Türkiye karşıtı yeni bir dengeyi sahaya taşıma amacı güdüyor.
Yunanistan
Amerikan yönetimleri bugüne kadar Batı Asya'daki stratejik dengeyi İsrail aleyhine bozacak adımlardan çekiniyordu. Satış kesin olarak onaylanırsa bölgedeki Amerikan silah politikalarını on yıllardır yönlendiren 'İsrail'in niteliksel avantajını koruma' ilkesi darbe yiyecek.
Suudi Arabistan
MİG-29'lar İran hava kuvvetlerinde önemli açığı kapatacak ancak İran açısından asıl hedef, SU-35 gibi ileri seviye jetlerin gelişiyle birlikte hava üstünlüğünde ciddi bir sıçrama yapmak. Ayrıca Çin ve Rusya'nın kısa süre içinde HQ-9 ve S-400 hava savunma sistemlerini İran'a teslim etmesi bekleniyor.
İran