Komutanı arkadan vurmak

Doğu Perinçek

Doğu Perinçek

Gazete Yazarı
TÜM YAZILARI

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölücü terör örgütüne karşı mücadelesi esaslı başarılar kazanarak ilerlemektedir. Bu daha başlangıçtır. Görülecektir: Türk Milleti ve Türk Ordusu bölücü terörün belini kıracaktır.
SİZ NEREDESİNİZPeki, bu mücadelede siz neredesiniz? Herkes ve her örgüt kendisine bu soruyu sormalıdır. Bu savaş, emperyalistlerin ve HDP lideri Demirtaş’ın öne sürdüğü gibi ‘saray savaşı’ değildir. Bu savaş, vatan savaşıdır.
PSİKOLOJİK HAREKÂTIN ALETLERİTürkiye’nin devleti ve milletiyle bölücü teröre karşı yürüttüğü mücadele, ABD ve AB emperyalistlerini telaşa düşürdü. Türkiye’deki piyonları da telaşın ötesinde korku içindeler. Bu bağlamda vatan savaşına karşı ABD merkezli bir psikolojik harekât başlatıldı. Alet olanlar içinde ne yazık ki vatansever olarak tanıdığımız yazarlarımız da var. Düşmanın psikolojik harekâtının başlıca temalarını bu köşede ele aldık. Yararı oldu. Sonuçlarını görüyoruz.
HEDEFTE KOMUTAN VARŞimdi psikolojik harekât, doğrudan doğruya vatan savaşının komutanını hedef alıyor. Ne yazık ki önceki gün Aydınlık’ta bile Org. Hulusi Akar’la ilgili soru işaretleri koyan bir karikatür yayınlandı. Dün dostumuz Oda TV, Orgeneral Akar’a karşı kampanya başlatır havadaydı. Oda TV, ‘Hakkari’de PKK el bombasıyla saldırdı’ haberinin hemen yanına Org. Hulusi Akar’ı hedef alan yazıyı koymuş. PKK Türk askerine el bombasıyla saldırıyor, Oda TV de dil bombasıyla saldırıyor.Bugün Org. Hulusi Akar, yürütülen savaşta Genelkurmay Başkanı’nın yetkilerini üstlenmiş bulunuyor. Başka deyişle savaşa kumanda ediyor.Bu savaş, ABD’nin ‘benim kara gücüm’ dediği PKK-PYD terör örgütüne karşı yürütülmektedir. Suriye Devleti de PYD’yi kendi açısından ‘vatan haini’ olarak görmektedir. ABD’nin ve İsrail’in kara gücü, Batı Asya’nın hangi ülkesine gitseniz, vatan hainidir.
GAZETECİNİN KİMLİĞİŞu anda Org. Hulusi Akar’ı hedef alan propaganda, bir fitne hareketidir. Vatansever güçler içinde kargaşalık yaratmak, nifak girişimlerinde bulunmak, ‘gazetecilik’ marifeti sayılıyor. Gazetecinin de düşmana alet olanı olduğu gibi, vatan mevzisinde dik duranları da vardır.Ergenekon-Balyoz tertipleri sırasında ‘gazetecilik’ diye bir kimlik üretildi. O zaman ben de marangozum. Bir aydının mesleği kimlik değildir. Aydının kimliğini toplumsal mücadeledeki konumu belirler. Devrimci olmak, emekten yana olmak, vatansever olmak veya emperyalizmin ideolojik alandaki gladyatörü olmak, işte bunlar aydın kimlikleridir.
KEFİLİM ÇÜNKÜHer savaşta komutan hedeftir. Karşıdaki gücü komutanı devirerek veya yıpratarak dize getirebilirsiniz. O açıdan bugün her yurttaş, vatanını seven her aydın aynı zamanda komutana karşı tutumuyla sınanmaktadır.Bu konuları bir arkadaşıma telefonda anlattığım zaman, bana ‘Siz Org. Hulusi Akar’a kefil misiniz’ diye sordu.Evet, ben Vatan Partisi Genel Başkanı olarak Türk Ordusunun komutanına kefilim.Kefilim, çünkü savaş cephesindeyim. Komutanın sırtından vurulması kampanyasını görmezden gelmem. Bu tür fitnelerin üzerine yürümek, görev ve sorumluluktur. Evet, kefilim, çünkü bu savaş Türk Milletinin savaşı, çünkü bu savaş emperyalizme karşı bütün insanlığın savaşı, bu savaş bizim savaşımız.
İÇİMİZDEKİ DÜŞMAN: TEREDDÜT VE SORULARYine arkadaşım soruyor: Ya yarın Org. Hulusi Akar’ın güvenilmez olduğu ortaya çıkarsa, o zaman itibarımız sarsılmaz mı?İşte korkak aydının kafasındaki tek soru budur. Korkaklığı yüzünden felç halindedir. Kafasındaki tereddütler ayağına vurulmuş pranga olmuştur. Vatan savaşına dudak büken ve kafasında sorularla bakan aydın gelecekteki itibarını düşünür. Peki, vatan tek tek bizlerin itibarından daha önemli değil midir? Her savaşçının içindeki düşman, tereddütler ve sorulardır.Biz ise bu savaştan büyük zaferle çıkacağız. Mesele itibar meselesi değildir. Bu savaşın cephesine her şeyimizi koyuyoruz. İtibarımız da her şeye dâhildir. Bizim için vatanımızın bütünleşmesinden daha itibarlı ne olabilir?Fitneyi bırakalım, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ve komutanını sırtından vurmayalım.