Burdur Gölü çölleşiyor

Buharlaşma, kirlilik, yasal veya kaçak yapılan on binlerce sondaj ve gölü besleyen derelere inşa edilen gölet ya da barajlar, Burdur Gölü’nün kurumasına neden oluyor. Uzmanlar, göldeki su seviyesinin mutlaka korunması gerektiğini belirtti.

Türkiye'nin 7. büyük gölü olan Burdur Gölü, Ulusal ve Uluslararası kurallar doğrultusunda korunması gereken en önemli doğal göllerimizden biri. Ancak gölün yarısına yakın alanı kurudu. Kuruyan alanlar, başka tehlikelere de zemin hazırlıyor. Sanayi atıklarının göl zemininde oluşturduğu kimyasal kirlilik, sular çekildikçe açığa çıkıyor. Hektarlarca genişlikte zehir kaplı alan, bölgede tarım ve hayvancılığı tehdit ediyor.

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı, Göl Uzmanı Dr. Erol Kesici Aydınlık'a konuştu, göl tozlarının yarattığı tehlikeye karşı uyardı. 'Yarın çok geç olabilir' diyen Kesici, önlem alınmazsa, gölle birlikte yarattığı büyük ekosistemin ve bölge üretiminin geri dönülmez zararlara uğrayacağını söyledi. Kesici şöyle konuştu:

DAHA FAZLA SU KAYBETMEMELİ

"Burdur Gölü’nün kuruması ile ilgili kapalı havza oluş özelliğini göz ardı etmememiz gerekir. Bu nedenle göl, tüm çevresi ile ve ekosistemi ile birlikte korunmalıdır. Burdur Gölü’ne dağlardan yüzey akışla gelen suların göletlerle engellenmesi, kimyasal atıklar, denetimsiz ve sondajlar gölün giderek tuzlanmasına, su kalitesinin bozulmasına ve dibinin yıllardır atık deposuna dönüşmesine neden oldu. Kimyasal ve evsel atıklarla oluşan kirliliğin temizlenmesi gerekiyor. Gölün daha fazla su kaybetmesini engellememiz gerekiyor. Zaman zaman Burdur Gölü’nün köpürdüğünü görmekteyiz. Bu durum kirlilik açısından çok tehlikeli boyutlara ulaştığının göstergesidir. "

TARIM ÜRÜNÜ YETİŞMEZ

Kesici, bölge tarımını bekleyen tehlikeye de işaret etti, şöyle devam etti:

"Burdur Gölü’nün kuruması nedeni ile meydana çıkan kuru arazilerde herhangi bir bitkinin ya da tarım ürününün yetişmesi söz konusu olamaz. Çünkü bu alanlar kimyasal yüklü göl tozları içerir. Buralarda bitki ve tarım ürünü mümkün değil. Yıllardır yapmış olduğumuz uyarılarda göl tozlarının insan ve çevre sağlığına olumsuz etkisini anlattık. Etrafındaki tarım alanları da zarar görmektedir. Göl tozları aynı zamanda kente, yaşam alanlarına kadar ulaşıp insan sağlığı açısından tehlike yaratmakta, her türlü ciddi hastalığa zemin hazırlamaktadır."

SONDAJ KUYULARI İPTAL EDİLMELİ

Dr. Erol Kesici, göldeki su seviyesinin mutlaka korunması gerektiğini belirterek, “Bunun için Burdur Gölü’nün etrafında bulunan on binlerce sondaj kuyusunun iptal edilmesi gerekiyor. Burdur Gölü zaten iklim nedeniyle su ve yeterli besin alamazken, yer altında çok az miktarda kalan suyun aşırı sondajla çekilmesi, gölün yok olmasına neden olacaktır. Bu doğal bir olay değil, doğanın bir tepkisidir. İnsanların meydana getirmiş olduğu bir felakettir." diye konuştu.

KUŞ GÖZLEMLERİ YAPILIYORDU

Bir kısmı ramsar alanı (sulak alan) olarak kullanılan Burdur Gölü, dünyanın en önemli kuş gözlemlerinin olduğu yerlerden bir tanesi. Dik kuyruk türleri burayı kışlama alanı olarak kullanabiliyordu. Ancak 1973 yılından beri Burdur Gölü çevresinde yapılan çok sayıda gölet ve sondajla çekilen sular, vahşi sulama ve yağışın azalması Burdur Gölü’nde tuz oranını yükseltti ve nerdeyse yarısının kurumasına neden oldu. Dr. Erol Kesici'ye göre Burdur Gölü’nün özelliğini bilmeden bu tür yapıların yapılması çok tehlikeliydi.

Sonraki Haber