Türkiye ve Rusya, entelektüel işbirliğinin temel metinlerini ortaya koymalı

Uygarlık ve medeniyet kurucu barışçı bir İslami yorum, bütün Asya coğrfayasının selameti açısından önemlidr. Farklı kültürler ve dinler bizim çatışma sebeplerimiz değil, ortak asil miraslarımızıdır.

19. yüzyıldan günümüze dünya hakimiyetini elinde tutan Anglo Sakson Atlantik hakimiyeti [kapitalist sitem] ekonomik ve askeri gücünün zirve noktasında kendi iç çelişkilerini aşmak, egemenliğini XXI. yüzyılda da devam ettirebilmek, insanlığın son kalesi Avrasya’yı, özelde Asya’yı yenilgiye uğratarak, Huntigton’un tabiriyle tarihin sonunu ilan ederek tek kutuplu dünya düzenininde efendiliğini ilan etmek istmektedir.
XXI. yüzyılın başında dünya jeopoltik alanlarına baktığımızda yükselen bir Avrasya geçeği vardır. Gelecek 10 yılın sonunda Asya’nın toplam üretimi Atlatik sistemini geçecektir. Bu yeni bir dünya güvenli mimarisini, güç paylaşımını zorunlu kılacaktır. Atlantik önleyici bir müdahaleyle XXI. yüzyılda kendisini dengeleyip geçebilecek Avrasya güçlerini iç karışıklıklara, siyasi, ekonomik, askeri istikrarasızlığa sürüklemek istemektedir.

ABD dinsel ve etnik kimlikleri siyasallaştırarak, ulus devletleri ve milli pazarları çökerterek amacına ulaşmak istemektedir.

KİRALIK TERÖR GRUPLARI
Bu kapsamda ilan ettiği “Genişletilmiş Ortadoğu Projesi” duvara tosladı. Bu projede ABD dinsel ve etnik kimlikleri siyasallaştırarak, ulus devletleri ve milli pazarları çökerterek amacına ulaşmak istemektedir. Bu amaçla Atlantik kendi coğrafyası dışında Yeni Ortaçağ düzenine destek vermekte, dinsel ve etnik ayrılıkçıları açıktan kışkırtmaktadır. Neoliberal, postmodern anlatı bu işgal planının perdesidir. Budist-İslâm, Hinduizm gibi milyarlarca mensubu bulunan dinler arasında kiralık terör gruplarıyla nifaklar oluşturmaktadır
Bu anlamda Avrasya dayanışması, küresel işgal planına karşı bölgenin kadim uygarlıklarının bir nefs-i müdafa hattını ve hakkını ifade eder.
XXI. yüzyılda Rusya ve Türk jeopolitiği, XV. yüzylda olduğu gibi yine üstüste çakışmaktadır. Bu yeni durum, iki ülkeye karşılıklı saygı çerçevesinde yepyeni ufuklar açmaktadır. Rusya’nın güney kuşağının savunması ancak Rusya ile iyi ilişkilere sahip güçlü bir Türkiye sayesinde mümkündür. Keza Orta Asya, Çin, Hazar, Hint Alt kıtasının savunması Moskova, Ankara hattının XXI. yüzyılda çüzeceği perspektife bağlıdır.

ÇATIŞMA DEĞİL ORTAK MİRAS
Bu anlamda uygarlık ve medeniyet kurucu barışçı bir İslami yorumu, bütün Asya coğrfayasının selameti açısından önemlidr. Farklı kültürler ve dinler bizim çatışma sebeplerimiz değil, ortak asil miraslarımızıdır.
Rusya, büyük Türk ve müslüman nüfus potansiyeliyle İslam dünyasının Asya’daki geleceğinde yapıcı roller oynayabilecek bir ülkedir.
Bu anlamda Türkiye ve Rusya akademik ve staratejik, entelektüel seviyede bu işbirliğinin temel metinlerini, perspektiflerini ve projelerini ortaya koymalıdırlar.

Sonraki Haber