AKP’de iç operasyon!

Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaştıkça AKP’de iç gerilim arttı. Parti içindeki “çatlak”lara karşı tavır sertleşti. Partiden kopmaların önlenmesine çalışılıyor. Önümüzdeki dönemde sürpriz gelişmelerin yaşanabileceğine dikkat çekiliyor.

Hedefte Abdullah Gül ve çevresi var. İç ve dış temasları, İstanbul’da tutulan bürolar, yaptırılan kamuoyu araştırmaları... hepsi mercek altında. Son günlerde sıkça gündeme gelen, “Abdullah Gül’ün yakında Ali Babacan ve Haşim Kılıç’la gazetecilerin karşısına geçeceği ve sahneye çıkacağı” iddiası bardağı taşırmış görünüyor.

Beştepe’de Gül ve çevresi konusunda bir karara varıldığı konuşuluyor.

HATA YAPTIK

15 Temmuz ABD/FETÖ darbe girişiminin siyasi ayağının üzerine gidilmemesi tartışılıyor. “Siyasi ayak zaman kazandı. Zamanında üzerine gitseydik şimdi bu sorunlarla karşılaşmazdık. Kimse cesaret bile edemezdi. Hata yaptık” diyenlerin sayısı giderek yükseliyor.

AKP’de Gül ve çevresinin de siyasi ayağın üzerine gidilmemesinden cesaret aldığı görüşü hâkim.

BÜTÜN YOLLAR DENENİR

Daha önce temkinli davranan Erdoğan açıkça bayrak açtı. Erdoğan’ın işaretiyle AKP yöneticileri de harekete geçti. Gül bombardımana tutuldu. Şimdi sessizlik var. Bombardıman sonrası durum tespiti yapılıyor. Gül’ün tavrına göre yeni hamlelerin geleceği kesin.

“Gül’ün partiden parça koparmasının engellenmesi” için “bütün yolların” deneneceği açık açık ifade ediliyor.

KUŞATMA

Bu gelişmeler yaşanırken Gül’e yakın duran ekiple ilgili dosyaların da tamamlandığı bildiriliyor. Kim FETÖ ile doğrudan bağlantılı, kimin babası FETÖ’ye himmet toplamış, kimin eşi “abla”, kimin çocukları ByLock kullanıyor... Hepsinin kayıt altında olduğu söyleniyor.

İş dosyaların hazırlanmasıyla da bitmiş değil. “Düğmeye basıldı. Belirlenen isimler çocuklar, damatlar, yakınlar üzerinden uyarıldı” diyenler var. “İhanet ederseniz gereğini yaparız” mesajı verildiği vurgulanıyor.

En son Gül’le beraber hareket ettiği, sık sık bir araya geldiği söylenen, kameraların önüne birlikte geçeceği iddia edilen eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın oğlu hakkında FETÖ’den yakalama kararı çıkarıldı.

Gül çevresinde ve AKP kulislerinde, bu karar da aynı çerçevede değerlendiriliyor.

AF YOK

Erdoğan’a yakın AKP yöneticileri tepkili. Hem de tahminlerden çok daha fazla tepkili. “Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybedersek sonumuz ANAP gibi olur” havası var. “Buna yol açanlar da bedelini ödemeli” eğilimi giderek artıyor.

Gül ile Kılıçdaroğlu’nu aynı kefeye koyuyorlar. HDP’ye göz kırpmakla suçluyorlar. Yol haritasını İngiltere ve ABD’nin belirlediğini iddia ediyorlar.

“Gül durmazsa daha farklı bir durum ortaya çıkabilir” görüşü dillendiriliyor. Gül, Davutoğlu, Babacan, Haşim Kılıç... aynı ekip içinde değerlendiriliyor.

“Bu iş nereye kadar gider?” sorusuna yanıt vermekten kaçınıyorlar. Kararlı görünüyorlar. “Af yok” demekle yetiniyorlar.

ABD NİYE SESSİZ

ABD’nin Cumhurbaşkanlığı seçimi konusundaki sessizliği AKP’lileri tedirgin ediyor. Seçim kararı alınmasından sonra yaşanabilecek ve seçim sonuçlarını da etkileyecek sürprizlerden korkuluyor.

Bir AKP MKYK üyesinin dost sohbetinde söylediği, “ABD Türkiye ile ilgili her konuda görüş bildiriyor. Devlete yön veren düşünce kuruluşları da aynı. Ama bir tek Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda susuyorlar. Bu suskunluk bizi ürkütüyor. Ne de olsa büyük devlet. İstihbarat örgütleri de öyle. Seçim kararı ile birlikte harekete geçip ortalığı karıştırmalarından endişeliyiz” sözleri anlamlı.

Öyle görünüyor ki AKP eninde sonunda ABD’yle hesaplaşacak!

***

TAVERNA TOPLANTILARI

12 Eylül Darbesi sonrası taverna modası vardı. Sahnedeki piyanist salondakilerle sık sık diyaloga girerdi. “Ahmet Bey hoş geldin”, “O Mehmet Beyler de buradalarmış”, “Nazmi Bey merhaba”... derlerdi.

Son yıllarda, siyasi partilerin Meclis’teki grup toplantılarını izlerken nedense hep o günleri anımsıyorum. Kürsüye çıkan liderler “Ooo Çorumlular”, “Bak Antepliler de gelmiş”, “Bursalılar merhaba”, diye gelenleri selamlaya selamlaya konuşmalarını tamamlıyorlar.

Anlayacağınız Meclis grup toplantıları iyice tuhaflaştı.