CENİN AĞITLARI: On Beşinci Ağıt, Nabluslu Ali bebek

(İbrahim Peygamber’in çocukluk yüzünü taşıyan
12 küçük şarkıcı, başlarında hurma salkımlarıyla
Duma köyünde yakılan evin isli kapısından girerler.
Koro, Ugarit’te çok sevilip tablete kaydedilen
Ölümsüz Şarkının ezgisini gırtlaktan seslendirir.)

Ufuklardan ufuklara toprak akar, kara toprak.
Dünya meyveleri dallarını eğmiş, turunçlu toprak.
Yeryüzü sofrası kollarını açmış, rızıklı toprak…
Arzı Mevut meczubu, yakmayı karakter edinmiş!

On sekizinci ayına girmiş henüz, söğütlü yüz.
Yanan ateşe gülümseyen gürbüz bebek, narlı yüz.
İri zeytin gözler katilini görmüş, üzümlü yüz…
Nabluslu bebek ölümsüzlüğü karakter edinmiş!

Filistin’in kanı ucuz, dünya arzı boldur, parlak gök.
Ev kundaklandı, şimşek uyandı, sonsuz gök.
Gerinir isyan beşiğinde, gözbebeğini kamaştırır…
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, tuz göndermiş!

Bir gün insanlık gökyüzünde yürüyecek, Ali bebek.
Yerçekiminden kurtulacak, turna gibi, Ali bebek.
Takla atacak masmavi boşlukta, Ali bebek…
Elin bende oynayacak, yakmayan top, görünmecik!

Geçtiğimiz günlerde hesap böyle sorulacak, hay.
Gelecek nesil ödünç ateş almıştı ya, huy.
Ali Sait’in naşı çürümemektedir, iyice duy…
Dokun ki, Cefne’de eski mezarın ağzı açık kalmış:
Gazzee! Gazzeee! diye haykırmaktadır oooy!