Ceyhan Mumcu ile tarihten güncele: Hakan Fidan ve tam bağımsızlık hedefi

MUSTAFA İLKER YÜCEL

Hakan Fidan geçen hafta Büyükelçiler Buluşması’nda çok önemli bir konuşma yaptı. ‘Tam bağımsız Türkiye’ dedikten hemen sonra NATO’ya sunduğumuz katkılardan ve AB’ye üyelik hedefinden bahsetti. Emperyalist merkezlerin denetiminde ve AB kapısında ‘Tam Bağımsızlık’ nasıl olacak?

Çok güzel bir soru. Şöyle yanıtlayayım: Bağımsızlığımızı, birliğimizi tehdit eden unsurlar hakkında Hakan Fidan belki de Türkiye’de en fazla bilgiye sahip olan kişidir. Çok önemli görevler yaptı. Zor zamanlarda iyi sınavlar verdi. MİT’te göreve başladığı zaman İsrail’in kendisine yönelik düşmanca tepki vermesi not edilmesi gereken bir olgu. “İran’ın adamı” diye yazıp çizdiler. Batı, Türkiye’de etkili bir güvenlik sorumlusuna “İran’ın adamı” diyorsa demek ki Türkiye’nin sıkı bir adamıdır. Mesela ülkemizin bağımsızlığı için canını veren Aydınlıkçılara Batıcı tipler sürekli Çinci, Rusçu, İrancı gibi etiketler yapıştırmaya çalışırlar. Bu psikolojik savaş Aydınlıkçıların çok sıkı Türk vatanseveri olduklarının kanıtıdır. Asya ülkeleriyle dostluğu kuvvetlendirme siyaseti ülkemiz için stratejik bir adımdır. Bu açıdan Fidan, Batı tehditlerine karşı konumlanan bir çizgi içinde. Bu yüzden o da aynı şekilde psikolojik savaşın hedefi oldu. Galiba MİT için bir altın çağ dönemi yaşadık. PKK ve FETÖ gibi emperyalist merkezlerin para ve silaha boğduğu örgütlere karşı başarılı bir mücadele dönemi geçirdi. “Açılım” gibi ABD ve AB etkisinde planlanan bölücü siyasetler kenara itildi, Hakan Fidan parladı. Tam bağımsızlık hedefine NATO içinde varamayız. Bence bunu AK Parti yöneticileri de çok iyi görüyor. Ama içlerinde bir kısmı uzlaşma, kızdırmama çizgisi izliyor belli ki.

AB de hukuk ve demokrasinin merkezi gibi tarif ediliyor.

AB kendine demokrat. Hatta artık kendine bile demokrat değil. Fransa’da yoksullaşanları ezmekle meşguller. Sinan Aygün AB üzerine bir kitap çıkartmıştı. Avrupa Parlamentosu kararlarına bakınız. Her kararlarında Ermeni meselesi, Kıbrıs meselesi, Kürt meselesi, serbest piyasa safsatası sürekli sorun yaratıyorlar. Ergenekon sürecinde hatırlayın. Vatanseverler yargılanırken AB, tüm hukuksuzlukların devam etmesini istiyordu. Doğu Perinçek’in tespiti çok önemli. Türkiye AB kapısına bağlanan bir bekçi konumunda. AB metinlerinde Türkiye’nin su kaynaklarının nasıl değerlendirilmesi gerektiği bile dikte ediliyor.

Uluslararası örgütlerde her ülke biraz bağımsızlığından feragat etmiyor mu?

ABD ve AB emperyalistleri hangi bağımsızlığından vazgeçiyor? NATO’nun patronu olmuş. Stratejik hedeflerine göre bu kurumu istediği gibi yönetiyor, Gladyo’suyla karanlık operasyonlarını yapıyor. Sonra da bu söylediğinizi propaganda ediyorlar. AB patronları kasalarını doldururken ideolojik siyasi omurgası zayıf aydınları bu sorunuz ekseninde yönlendiriyor. Daha çok da sözde solcu aydınlar bu havucu yiyor.

Şangay İşbirliği Örgütü, BRICS bağımsızlığımıza zarar vermez mi? Orada da baskın kuvvetler var?

Emperyalist planlar yok o birliklerde. Bu yüzden dikkat edin yoksul devletler, ABD ve AB’nin baskısından bunalan devletler bu birliklere koşuyor. Burada paylaşarak büyüme var. Etnik ve mezhepsel teröre karşı ortak tutum var. Ulus devletlerin direnci var.

Hükümete yakın bir yazar geçen şöyle bir yazı yazdı: Afrika’da Batı’nın gerileyişine sevinelim de Rusya’nın girişine üzülelim!

Zihninde Soğuk Savaş kalıntılarıyla yaşayan bir muhafazakardır kesin. Gitsin de Afrika’nın o yoksullarına söylesin bakalım bunu. Afrikalılar Rusya ve Türkiye bayrağı neden sallıyor; bağımsızlıkları için dayanak noktası arıyorlar. Batı tehdidine karşı Türkiye ve Rusya’yı müttefik görüyorlar. Rusya Ukrayna’da ABD’yle savaşıyor. Sağdan soldan sıkıştırılıyor. Afrikalı elbette onu müttefik görecek. Bizim sözde solcular nasıl ABD ve AB hayranlığına saplanmışsa sağcılar da Çin ve Rusya düşmanlığına saplanmış. Bu yüzden her fırsatı kaçırıyorlar. KKTC’yi bile tanıtamadılar daha. Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı siyaseti bu açıdan da örnek. Doğu’da dayanak yarat, Batı’yı denize dök!

Teşekkürler. Bu haftaki son mesajınızı alalım.

Erkin Koray’ı çok özleyeceğiz. Koray gibi nitelikli ve siyasi tutumu vatansever olan yeni sanatçılarımızın yetişmesini bekliyoruz.