CHP Kurultayı..! ‘Altı Ok’ unutuldu

CHP’de kurultay oldu mu taşlar yerinden oynardı. Parti ne kadar ölü olsa da anında dirilirdi. Bazıları için “kapı gıcırtısı duydu mu oynamaya başlar” denir. CHP’liler de “kurultay” sözünü duyar duymaz harekete geçerdi.
Ama artık o CHP’den eser yok.

Dün CHP Kurultayı vardı. Salon doluydu. Dışarıda da epeyce partili vardı. Ama ne salonda, ne de dışarıda heyecan yoktu.
Kılıçdaroğlu konuşurken bir miktar hareketlenme olsa da devam etmedi. Genel Başkan adaylarından Muharrem İnce’nin zorlaması da sonuç vermedi.
Kurultay’a katılanlar arasında gençlerin azlığı dikkatimi çekti. Eskiden, “Mustafa Kemal’in askeriyiz” sloganı atıldı mı ortalık inlerdi. Bu kez pek atılmadı. Atıldığında da cılız kaldı.

Yönetimin Muharrem İnce’ye “mükerrer imza” oyununa da hiç girmeyeyim.

SALONUN İÇİ DIŞI

Sabah saatlerinde salona girerken çok sayıda CHP’li önümü kesti. Sohbet ettik. Afrin’e harekatı, Suriye ile temasa geçilmesini, ABD’yi, FETÖ’yü, PKK’yı konuştuk.
Şaşırmadım desem yalan olur. Parti yöneticilerinden çok farklılardı. “Zeytin Dalı Harekatı” için “Havet” değil, “Evet” diyorlardı. Hepsi Mehmetçiğin arkasındaydı.
Salona girdiğimde bu hava değişmeye başladı. AKP’nin Afrin operasyonunu seçim malzemesi olarak kullandığı dillendirilir oldu. Hapisteki gazeteci ve siyasetçiler tartışması öne çıktı.
Delegelerin ve parti üst düzey yöneticilerinin dolaştığı alanlardaki sohbetlerimizde duyduklarımız ise salonun dışındakilerin tam tersiydi.

KILIÇDAROĞLU’NUN KONUŞMASI

Kılıçdaroğlu kürsüde eskiye göre milli konulara daha fazla yer verdi. Mehmetçiğe destek vurgusu yaptı. Halktan gelen tepkilerin etkili olduğu belliydi. Türkiye’nin genel havası konuşmasına yansımıştı. Üretim ekonomisi vurgusu yaptı.
“Sürekli seçim kaybetmekle” eleştirildiği için “kazanma” vaadi öne çıktı.

POLİTİKA TARTIŞILMIYOR

Son seçimlerde CHP oyları yüzde 25’lere çakılıp kalmıştı. Bir milim bile kıpırdamıyordu. Yapılan anketlere bakılırsa aşağı doğru bir hareketlenme var.
Sorun kişilerde değil. Politikalarda. Normalde partinin izlediği politikaların yerden yere vurulması gerekir. Ama kürsüde izlenen politikaları tartışan bile olmadı.

AKP HEM İKTİDAR HEM MUHALEFET

Sohbet ettiğim “kıdemli” CHP’liler genelde karamsardılar. “Tayyip Erdoğan sürekli dört ayak üstüne düşüyor” ifadesini kullanarak şu tespitleri yaptılar:
AKP hem iktidar, hem muhalefet.
Kendi hatalarına muhalefet edip oy topluyorlar.
PKK ile “açılım”ı onlar yaptı, PKK ile mücadelede onlar öne çıkıyor.
FETÖ’yü onlar büyüttü, FETÖ ile mücadelenin bayraktarlığını kimseye kaptırmıyorlar.
Bizim yapmamız gerekeni onlar yapıyor.
Erdoğan CHP’yi istediği gibi kullanıyor.
AKP, CHP’nin hataları sayesinde iktidarda kalıyor.
Milli duruş sergileyemiyoruz.
Halk ABD, AB’ye karşı, biz onlara sarılıyoruz.
“Kahrolsun Amerika” sloganını unuttuk.
HDP ile işbirliği boynumuzdaki ip.
FETÖ’ye sahip çıkar görüntüsü bizi bitiriyor.
***

CHP’NİN KİMYASINI BOZDULAR

Salon dışındaki CHP’liler, CHP’nin yönetici kadrolarındaki “CHP’li olmayan CHP’liler”den şikayetçi. Bir çırpıda en az 10 isim sıralıyorlar. Kimisi milletvekili, kimisi Parti Meclisi ve MYK üyesi. Kimisi de il başkanı.
Neler yaptıklarını peş peşe sıralayıp, “CHP’li olmayan CHP’liler partinin kimyasını bozdu”diyorlar.

BOYNU BÜKÜKLER

Kurultay salonunun dışında sessiz sessiz dolaşan CHP’liler dikkatimi çekti. Sanki boyunları büküktü. Çoğu 50’li yaşların üstünde. Yanlarına yaklaşıp izlenimlerini sordum.
Tam anlamıyla “Bir dokun bin ah işit” durumu gördüm. Hepsi Atatürkçü... Mustafa Kemal’in askerleri. “Partinin gittiği yolun yol olmadığını” söylediler.
“Altı Ok nerede? Kürsüye çıkanlardan Altı Ok’u ağzına alan bile olmadı” diye sitem ettiler.
Kurultay’ın ilk günü izlenimlerim böyle. Yani CHP’de değişen bir şey yok.
Nerede o eski kurultaylar..!